KÜLTÜR & SANAT

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

James Bond serisinin son filmi Skyfall’un çekimleri için yapımcı firma Eminönü’deki esnaf ve seyyar satıcılara 10 gün için yaklaşık 2.2 milyon lira ödeyecek. Kapalıçarşı’da açılan dükkanlara günlük 350 lira ödeyen yapım ekibinin Kapalıçarşı Esnafları Derneği’ne 85 bin dolar bağış yaptığı belirtiliyor. Tarihi çarşı içinde bu rakamın 500 bin dolar olduğu konuşulurken, James Bond’un 10 günlük Eminönü harcamasının 3 milyon lirayı bulması bekleniyor.


 


ADANA’dan sonra İstanbul’a taşınan 007 James Bond serisinin son filmi Skyfall’un çekimleri, önceki gün Kapalıçarşı’da başlarken, yapımın Eminönü harcaması da 3 milyon lirayı bulacak. Mısır Çarşısı, Yeni Cami, Büyük Postane, Bankacılar Caddesi, Sultanhamam, Balat Kiremit Caddesi ve Kapalıçarşı’da gerçekleşecek film çekimleri için trafiğe kapanan cadde ve sokaklarda yer alan esnafın günlük kaybını ödeyecek olan yapımcı şirket, sayıları 150’yi bulan bölgedeki dükkan ve seyyar satıcıya 10 gün için yaklaşık 2.2 milyon lira ödeyecek. Ayrıca, Kapalıçarşı Esnafları Derneği de filmin bu ödemeler için ayrılan bütçesinden pay aldı. Şirketin, derneğe bağış olarak 85 bin dolar bağış yaptığı öğrenildi. Ancak Kapalıçarşı esnafı, bu bağışın 500 bin dolar olduğunu savunuyor. Böylece Skyfall’un İstanbul macerası için Eminönü’nde harcanan rakam 3 milyon lirayı aşıyor.

Seyyar satıcıya 200 lira
Skyfall’un çekimleri kapsamında İstanbul Eminönü’nde trafiğe kapanan cadde ve sokaklardaki esnafı mağdur etmemek için yapımcı şirket günlük cirolar üzerinden ödemelerde bulunuyor. Yapımcı şirket Anka Film’in yetkilileri, verilen ücretlerin bir standardı olmadığını belirterek, “Karşı tarafın gereksinimlerine göre ve kaç gün ve hangi koşullarda bloke edeceğimize göre değişiyor. Kimseyi mağdur etmemeye çalışıyoruz” diye konuştu. Yapımcı şirketin meydan ve caddelerdeki 150’yi bulan esnafa metrekare ve cirosuna göre değişen oranlarda yaptığı ödemenin günlük 1000 lira ile 3 bin lira arasında değiştiği öğrenilirken, belediyelerden izinli seyyar satıcılara da günlük 200 lira veriliyor.


130 dükkan açıldı
Çekimler için set ekibinin ilk durağı pazar günleri kapalı olması nedeniyle Kapalıçarşı oldu. Kapalıçarşı’daki çekimler için de dükkanlarını açanlara 350 lira ödeme yapıldı. Kapalıçarşı Esnafları Derneği Başkanı Hasan Fırat, çekimler hakkında şu bilgileri verdi: “Çekimler pazar günü yapılıyor. Normalde pazar günleri çarşı kapalı olduğu için çekimlerin yapıldığı Aynacılar ve Yağlıkçılar Caddeleri’nde yaklaşık 130 dükkan açıldı. Bir sonraki çekimde de Kesirciler Caddesi’ndeki yaklaşık 25 dükkan açılacak. Kapalıçarşı’nın korunması için her türlü tedbir alındı. Anıtlar Kurulu da onay verdi, mühendisler baktı ve izin verdi. Biz de bu izinler çıkınca çekimlerin yapılmasına izin verdik.”

Derneğe 85 bin dolar
Yapımcı şirket yalnızca esnaflara ödeme yapmakla kalmadı, Kapalıçarşı Esnafları Derneği de filmin bu ödemeler için ayrılan bütçesinden pay aldı. Hasan Fırat, yapımcıların, esnafın yanı sıra derneğe de bir ücret ödediğini, bunu bağış olarak kabul ettiklerini belirtti. Kapalıçarşı’ya yapılan bu bağışın kayıtlara göre 85 bin dolar olduğu belirtiliyor. Ancak Kapalıçarşı esnafı, bu bağışın 500 bin dolar olduğunu söylüyor.

Belediye yardımcı oldu
FATİH Belediyesi de yapımcı şirket ile esnaf arasında bir mağduriyet yaşanmaması, esnafın düşük fiyat almaması ya da yapımcı şirketin fazla ücret ödememesi için arabuluculuk yapıyor. Yetkililer, “Trafiğe kapatılan caddelerdeki esnaf, 2-3 gün zarara geçecek. Zararı yapımcı firma ödüyor. Yüksek fiyatlar isteyenler oldu. Biz de bu rakamlar makul değil diyerek düşürmelerini sağladık” açıklamasını yapıyor.

500 figüran 100 dublör çalışacak
500 figüran 100 dublörün görev yapacağı filmin çekimleri Eminönü’de gerçekleşecek.
Filmin çekim ekibine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluğundaki alanlara araç park etmek, uygun olan yerlere çadır ve dekor kurulabilmesi için gerekli izinler verildi.
Çekimlerin yaya trafiğini olumsuz etkilememesi için de her iki bölge çevresinde 4 Motorize Zabıta ekip görevlendirildi. (Meltem Kara, Hürriyet)
 

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

Türkiye'de gösterime girdiğinden bu güne 6.5 milyon izleyici seviyesine ulaşarak en çok izlenen yerli film olma özelliğini taşıyan "Fetih 1453" 6 Nisan Cuma gününden itibaren New York ve New Jersey de gösterime girecek. Filmin ABD deki dağıtımını sağlayan yetkililerin verdiği bilgiye göre filmin gösterimde kalma süresini izleyicilerin katılımı belirleyecek.


Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu, filmi toplu seyretmek için organizasyon düzenlemeye hazırlanırken, filmin gösteriminde çekeceği ilgi başka filmlerin de salonlarda gösterilmesine imkan tanıyacak.


Filmin gösterimi ile ilgili daha geniş bilgiyi http://www.facebook.com/TheConquestOfConstantinople adresinden alabilirsiniz.

Filmin Gösterime gireceği diğer salonlar;
- AMC Empire 25, 234 West 42nd Street  New York, NY 10036
- AMC Loews Roosevelt 8, 630 Old Country Road Garden City, NY 11530
- AMC Loews Ridgefield 12, 75 Challenger Road Ridgefield Park, NJ 07660
- AMC Loews Rockaway 16, 363 Mount Hope Ave Rockaway, NJ 07866

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

Meltem Kara - Hürriyet - Feld Entertaintment’ın yapımcısı olduğu Disney Live gösterilerini Türkiye’ye getiren İstanbul Çocuk Tiyatrosu Walt Disney Company ile işbirliği yaptı. Buna göre bu gösteriler 6.5 milyon dolara ‘yerelleşerek’ Türkiye’de 9 ile yayılacak. Her gösteri için 4 ile 12 milyon dolar arasında yatırım yapılacak.


 


YAPIMCILIĞINI Feld Entertaintment’ın üstlendiği Mickey’nin Masal Dünyası, Disney on Ice, Mickey’nin Müzik Festivali ve Mickey’nin Çılgın Yolculuğu gibi şovları Türkiye’ye getiren İstanbul Çocuk Tiyatrosu, Walt Disney Company ile yaptığı işbirliği sonucunda Disney Live gösterilerini ‘yerelleştirerek’ Türkiye’de 9 ile yayacak. 6.5 milyon dolarlık yatırımla Türk kadrosuyla Türkiye çapında yayınlanmaya başlayacak olan şovlar, Walt Disney Company’nin dünyadaki ilk yerel yapımı olacak. İlki 23 Nisan’da Trump Towers Tiyatrosu’nda sahnelenecek olan “Disney Live! Mickey’nin Müzik Festivali” 2013 yılının ilkbaharına kadar İstanbul dışında Bursa, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Kayseri, Samsun ve Antalya’da düzenlenecek. Prodüksiyon giderleri ise 4.5 milyon doları bulacak.


Tamamı Türklerden
İstanbul Çocuk Tiyatrosu İcra Kurulu Başkanı Kemal Gürkaynak, son 3 yılda Türkiye’de düzenlenen beş Disney Live gösterisine toplam 290 bin kişinin katıldığını belirterek, şunları söyledi: “Bu gösterilerimizi toplam 15 haftada 3 şehirde düzenledik. Şimdi 23 Nisan’dan başlayarak, önümüzdeki dönemde 12 ay boyunca Disney prodüksiyonunu Türkiye’de tur yapıyor olacağız. Nüfusu 1 milyonu aşan ve bu gösterilerin düzenlenmesine teknik imkan sağlayan şehirleri seçtik. İstanbul dışında Bursa, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Kayseri, Samsun ve Antalya olmak üzere 8 ilde yer alacağız. Disney Live gösterilerini tüm dünyada sahneleyen Feld Entertainment yönetiminde bir Disney gösterisi ilk defa Türkiye’de yerelleştiriliyor. Teknik altyapının tamamı tarafımızca düzenlendi, teknik ekibin tamamı ve oyuncular da Türklerden oluşuyor. Bu sayede gösteriler çok sayıda şehre yayılabilecek.”
Feld Entertainment Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Horacio Renna, dünyanın en büyük canlı gösteri şovlarının yapımcısı olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “31 yıldır bu işin içindeyiz. Disney prodüksiyonları çok büyük çaplı, zorlu ve özveri isteyen işler. Bu prodüksiyonu Türkiye’de hayata geçirdiğimiz için mutluyuz. Bu şovlara 6.5 milyon dolar yatırım yaptık. Türkiye’de bu gösterileri düzenlemek için ihtiyacımız olan herşeye sahibiz. Yetenekli insan kaynağı ve genç nüfus burada çok önemli.”

Yeni yatırımlar gelecek
Feld Entertainment’ın dünyada 1 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olduğunu anlatan Horacio Renna, “Her gösteri için 4 ile 12 milyon dolar arasında yatırım yapıyoruz. Türkiye’ye yeni bir gösteri getirmek için çalışmalarımız var” diye konuştu.

Rakamlarla Mickey’nin Müzik Festivali

Işıklandırma sistemi 7 bin 200  kilogram olacak.
Ses sistemi toplam 20 bin vat gücünde olacak.
Toplam dansçı/oyuncu sayısı 15 olurken, toplam teknik ekip sayısı da 45 olacak.
Bir yılda 620 gösteri hedefleniyor.
Toplam 299 kostüm sayısı var.
Bir yılda 220 bin çocuk hedefleniyor.
Prodüksiyon için 2 TIR seyahat edecek.
Prodüksiyon maliyeti ise 4.5 milyon dolar.

Canlı gösterilerle eksiği kapatıyoruz

THE Walt Disney Company Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Ülke Müdürü Sinan Ceylan, Disney’in Türkiye’ye büyük önem verdiğini ve yapacağı yatırımları artıracağını belirterek, “Disney’in Türkiye’deki ilk ofisi 1996’da ürün lisanslamak amacıyla kuruldu. Şu anda sinema, ev eğlencesi, televizyon dağıtımı, müzik ve interneti kapsayan alanlarda faaliyet gösteriyor ve bir tek canlı gösteriler eksik kalmıştı. İlk defa uygulayacağımız yerel kadro ile dünyaya Disney’in Türk pazarına verdiği önemi göstereceğiz” dedi.

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

2. Dünya Savaşı yıllarında Avrupa'da görev yapan Türk diplomatların Türk pasaportu vererek hayatlarını kurtardığı yüzlerce Yahudi'yi konu alan Turkish Passport belgeseli New York Üniversitesi'nde gösterildi. Aralarında Türkiye Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Ertuğrul Apakan'ın da yer aldığı yaklaşık 300 kişinin katıldığı New York Universitesi Kimmel Center for University Eisner & Lubin Auditorium'da gösterim öncesinde konuşan Steinhardt School of Culture, Education and Human Development Dekanı Mary Brabeck, filmin gösteriminden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Filmin gösterimine destek olan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Enver Yücel'e de teşekkür eden Brabeck, kültürleri kaynaştırıcı ve birleştirici etkinliklere devam etmek istediklerini söyledi. 


 

Daha sonra söz alan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Enver Yücel de, insanlık tarihinin kara günlerinin tekrar yaşanmaması için bu tür projelere destek verdiklerini ve soykırımı inkar edenlerin ve antisemitik duygular besleyenlerin yoğunlaştığı bir dönemde filmin gösterime girmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Filme destek olma nedenlerini sadece Türk diplomatların Yahudileri kurtardığı için değil, insanlığa güzel bir örnek teşkil ettikleri için olduğuna değinen Yücel, filmin yapımcılarından birinin NYU diğerinin Bahçeşehir Üniversitesi mezunu olmalarına dikkat çekti.  Konuşmasında filmin yapımcılarından Güneş Çelikcan'a teşekkür eden Yücel, millet olarak acıyı, açlığı, savaşı yaşamış 3 medeniyete ev sahipliği yapmış bir ülkenin insanları olarak zorda kalanlara yardımcı olmalarının doğal olduğunu söyledi. Fransızca olarak çekilen ve İngilizce altyazı ile gösterilen filmle ilgili konuşan Güneş Çelikcan da, desteklerinden dolayı NYU ve Bahçeşehir Üniversitesi'ne teşekkür etti. Çelikcan'a bir teşekkür sertifikası da Enver Yücel tarafından takdim edildi. Gösterim öncesi konuşan Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Elçisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan, salonda bulunan 2. Dünya Savaşı yıllarında başkonsolos olarak görev yapan Selahattin Ülkümen'in oğlu Mehmet Ülkümen'i salona tanıttı.

Filmin gösteriminde Başkansolos Yardımcısı İsmet Erikan, Turizm Ataşesi Ebru Ejder, Türk Amerikan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Seçilmiş, Turkish Forum eski Başkanı ve NYU öğretim görevlilerinden Seyhan Erden Arkonaç, Rixos Oteller Yönetim kurulu üyesi İbrahim Artukarslan, Avukat Barbaros Karaahmetoğlu, TACCI Yönetim Kurulu üyesi Tahir Erimli gibi pek çok sayıda Türk ve Amerikalı konuk katıldı.

Türkiye’de de gösterime giren ve büyük ses getiren belgesel, 29 Mart 2012 Perşembe günü de Yale Üniversitesi’nde gösterime girecek. ABD’deki ilk gösterimi geçtiğimiz aylarda Harvard Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Türk Pasaportu” belgeseli, ABD’nin diğer üniversitelerinde de gösterilmeye devam edecek.

TÜRK PASAPORTU HAKKINDA

II. Dünya Savaşı döneminde Avrupa'da pek çok kapı Yahudilerin yüzüne kapanırken, farklı ülkelerde konsolosluklarda görev yapan Türk diplomatları nüfuzlarını kullanarak onlarca Musevi'yi soykırımın elinden kurtarmalarını konu alan belgeselde, ya kamplardan, ya kamplara doğru yol alan trenlerden kurtarılan Yahudiler  Türk diplomatların insiyatifiyle vatandaşlığa geçirilip passaport sahibi olmaları ve bu sayede Türkiye'ye yollanmaları konu alınıyor.


Bu döneme tanıklık eden diplomat ve Yahudilerin kendi anlatımlarıyla kurulan filmin hikayesi yazılı ve görsel tarihi belgelerle desteklenerek o dönem boyunca yaşananları bütün açıklığı ile ortaya koyma amacı güdüyor.


Reklamcılık sektöründe yönetmen olarak tanınan Burak Cem Arlıel, Güneş Çelikcan ve Bahadır Arliel'in yapımcılığında çekilen belgesel  iki senelik uzun bir çalışma sonucu ortaya çıktı. Türk Passaportu bir dönemin tarihine ışık tutması açısından ilgi çekti, pek çok festivalde gösterildi. Belgeselde o yıllarda Avrupa'dan Türkiye'ye yola çıkan trenlere bindirilen Fransız vatandaşı Yahudilerin yanı sıra 500. Yıl Vakfı Başkanı Naim Güleryüz, Coca Cola CEO'su Muhtar Kent, Rodos Başkonsolosu Selahattin Ülkümen'in oğlu Mehmet Ülkümen ile yapılan röportajlara da yer veriliyor.  

 

 

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

ABD'de yaşayan genç Türkler, Amerikalılara Türk kültürünü daha iyi tanıtmak için ''Gezici Türk Kahvesi Evi''yle yollara çıkmaya hazırlanıyor. Gizem Şalcıgil White ve Türk Amerikan toplumunda aktif görev alan 10 arkadaşı, yaşadıkları ABD'de, Amerikalılara Türkiye'yi daha iyi tanıtmak için gönüllü olarak yıllardır çabalayan gençlerden...


 


Onların, iki toplumu birbirine yakınlaştırma ve aradaki anlayışı artırmak için seçtikleri yol ise kahve... Neden mi? Çünkü Amerikalıların sabah güne başlamak ve işte günün sonunu getirebilmek için ellerinden düşürmedikleri, Türklerin de keyif yapmak ve ''sohbetin belini kırmak için'' vazgeçilmezi olan bir şey varsa o da kahve.

Buna bir de ''Bir fincan kahvenin 40 yıllık hatırı vardır'' sözünü ekleyince, önce uluslararası dijital bir kahve evi olan Turkayfe.org isimli sosyal iletişim ağını kuran bu gençler, şimdi de Amerikalılar ile Türkler arasındaki bu ortak ögeden yola çıkarak, Türkiye'nin tanıtımını ''toplumlar arasında sıcak iletişim kurarak'' daha da artırmak için yollara düşecek.

Gezici kahve evi yollarda...

Gençler, ''Gezici Kahve Evi'' projesiyle, üzeri Türk kahvesi ile Türkiye'nin turistik yerlerinin resimleriyle giydirilmiş kahve tırıyla yola çıkıp, ABD'nin Washington, Baltimore, Pittsburgh, New York, New Haven, Boston olmak üzere 6 büyük şehrine seyahat edecek.

Gezici Kahve Evi, bu şehirlerdeki önde gelen üniversitelerde ve festival alanlarında ''kahve molası'' verecek ve Türkiye tanıtım broşürleri sergilenecek.

Burada Amerikalılara, Kurukahveci Mehmet Efendi'nin desteğiyle Türk kahvelerini ücretsiz ikram edecek olan gönüllüler, daha sonrasında düzenlenecek tanıtım etkinliklerinde ''kız isteme merasimleri'' gibi kahvenin Türk kültüründeki önemini anlatan kısa tiyatro gösterileri sahneleyecek, Türk kahvesinin tarihi ve kahve kültürü üzerine sunuşlar yapacak.

Bu etkinliklerde ayrıca, LÖSEV ve ABD'de faaliyet gösteren bir çocuk vakfına bağış toplanacak. Bu vakıflara belirli miktarın üzerinde bağış yapanlar da ''kahve falı''yla ödüllendirilecek.

Etkinlikler, şimdilik 6 şehirde düzenlenecek, ama finansman sağlanması halinde, ABD'nin diğer şehirlerine ve batı yakasına doğru da genişletilecek.

''Destek bekliyoruz''

Türkiye'nin ülke markalaşması sürecine katkıda bulunmayı amaçlayan Turkayfe.org sitesinin kurucusu ve projenin direktörü Gizem Şalcıgil White, projeyle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Amerikalılara Türk kültürünü tanıtmak için neden kahveden yola çıktıklarına yönelik soru üzerine Şalcıgil White, ''Amerikalılar kahveye inanılmaz düşkün, sabah işe giderken veya işte günün sonunu getirebilmek için vazgeçemedikleri bir şey varsa o da kahvedir. Bizim kültürümüzde de Türk kahvesinin çok özel bir yeri var. Bizde kahve keyif için içilir ve bir sosyalleşme aracıdır, kültürümüze de işlemiştir. Dolayısıyla kahvenin hem Amerikalılar hem de bizim için özel yeri var, bu nedenle birbirimizi daha iyi anlamaya, kahve sohbetleriyle başlamanın güzel olacağını düşündük'' dedi.

Şalcıgil White, ABD'de Türk kültürünün yeterince tanınmadığını, her gün vazgeçmeden içtikleri kahvenin, Avrupa'ya Türkler sayesinde yayıldığını bilmediklerini belirterek, ''Aslında iki toplum arasında çok az bilinen böylesine önemli bir bağ var. Biz de bu bağı kahve kültürü etkinlikleri ile hatırlatmak istedik'' diye konuştu.

Bu tanıtım projesine Washington Amerikan Türk Derneği (ATA-DC), Türk Hava Yolları, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Washington Kültür ve Tanıtma Müşavirliği ve Türk Amerikan Dernekleri Asamblesinin sponsor olduğunu, ayrıca Garanti Bankası'nın da Turkayfe.org sitesine medya desteği vereceğini anlatan Şalcıgil White, gönüllü olarak Türkiye tanıtımı için yola çıkan bu kahve tırına hem kurumsal hem de bireysel olarak destek beklediklerini ifade ederek, ''İlgilenen herkesi bu çabamıza ortak olmaya bekliyoruz'' diye konuştu.

Şalcıgil White, bir soru üzerine, bu projede toplamda 10 gönüllü olarak yer aldıklarını ve kahve tırıyla şehirleri tek tek dolaşacaklarını anlattı. AA

Facebook

Youtube