Cemil Özyurt - Bugün başlayan ve 26 Eylül'e kadar sürecek BM Genel Kurulu toplantısında son kez ABD Başkanı olarak kurula seslenen Barack Obama , Suriye deki hiçbir askeri çözümün diplomasiyle kazanılacak bir başarının yerini tutamayacağını söyledi. İsrail'in de sonsuz kadar Filistinlilere ait olan toprakları işgal etmeye devam edemeyeceğini belirtti. Obama, ''Irak'a harcadığımız paranın daha azını fakir ülkeler için harcasaydık, daha fazla yol kat etmiş olurduk,'' dedi.
ABD Başkanı Barack Obama, BM Genel Kurulu toplantısında başkan olarak son kez konuştu. Suriye'deki bir türlü sona ermeyen çatışmalara değinen Obama, süren tüm uğraşılara rağmen askeri bir çözümün bu ülkede var olamayacağını, bu nedenle politik bir çözümün tek seçenek olduğunu vurguladı. Obama, İsrail ve Filistin sorununa yönelik olarak Filistin'in İsrail'in meşru devlet yapısını tanıması gerektiğini belirtirken İsrail'in de sonsuz kadar Filistinlilere ait olan toprakları işgal etmeye devam edemeyeceğini belirtti.
BM Genel Kurulu'nda görüşmeler başladı. BM Genel Kurulu'na seslenen ABD Başkanı Barack Obama, "Küresel bütünleşmeyi tamamen reddetmeh bir çözüm olamaz" dedi. "Toplumlar kendi liderlerini seçebilir ama özgürlüklerin kısıtlandığı yerler de var" diyen ABD Başkanı Barack Obama "Küreselleşmenin faydalarını elde edenler eşitliği unuttular" şeklinde konuştu. Küreselleşmenin beraberinde bazı sorunlar getirdiğini vurgulayan ABD Başkanı Obama şunları söyledi: "Küreselleşmenin faydalarını elde edenler eşitliği unuttular. Bu gerçek sorun göz ardı edilince radikalleşme, mezhepleşme çıktı. Küresel entegrasyonu tamamen reddedemeyiz. Küresel bütünleşmeyi tamamen reddetmek bir çözüm olamaz. Aksine böyle bir entegrasyonun faydalarını herkese yayabiliriz. Küresel ekonomiyi herkes için daha işler hale getirmemiz lazım. Küreselleşme ve hızlı teknolojik ilerleme işçilerin konumunu zor hale getirmemeli."
Konuşmasında Birleşmiş Milletler'de yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen başarıları sıralayan Obama, nükleer silahsızlanma, Kolombiya'da terörün sona ermesi, iklim değişikliklerini önlemek için atılan adımları hatırlatan Obama, ''Birlikte çalışmasaydık bunları başaramazdık. Önümüzdeki sorunları çözmek için de birbirimizle çalışmaya daha çok ihtiyacımız var,'' dedi.
Konuşmasında Myanmar'daki olumlu gelişmelere üç kez vurgu yapan Obama, komşuları ile ilişkileri her geçen gün kötüye giden Rusya ve Kuzey Kore'yi de eleştirdi. Gelir adetletsizliği yüzünden gelişmekte olan ülkelerde gelirin büyük kısmını kazanan küçük azınlığın paraları yurt dışında kaçırarak kendi ülkelerindeki insanları sömürdüğüne dikkat çeken Obama, sendikasız çalışan işletmelerin çalışanları sömürerek büyük kazançlar elde ettiğine dikkat çekti. Konuşmasında ABD'nin başkanından çok sisteme eleştiriler getiren bir akademik olarak yaklaşan Obama, kapitalizmin sadece bir kaç insanın faydalandığı bir sistem olarak görülmemesini istedi. Ülkedeki farklılıklar, çeşitliliklere kucak açmanın kendisi gibi birini ABD'de başkan yaptığına dikkat çeken Obama, azınlıkları baskı altına alarak, muhaleferi susturarak, karşı görüşleri hapse atarak ilerleme sağlanamayacağını, bunların eski dünyanın alışkanlıkları olduğunu kaydetti.
Küresel entegrasyonun önemine de dikkat çeken Obama, iyi eğitimli gençlerin gelecekte daha iyi bir dünya için umut olduğunu söyledi. Küresel ekonominin, bireysel girişimlerin sadece gelişmiş ülkeler için değil tüm dünya için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Obama, demokrasinin daha ileriye gitmek isteyen ve gelişmek isteyen ülkelerdeki insanların doğal talebi olduğunu ve bunun önüne geçilemeyeceğini dile getirdi
BAN DA SON KEZ BM GENEL KURULU'NA HİTAP ETTİ
BM Genel Kurulu görüşmelerin açılış konuşmasını BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun yaptı. BM Genel Sekreteri Ban yıl sonunda görev süresi sona ereceği için onuncu ve son kez BM Genel Kurulu'na hitap etti. Ban, dünyada güvenlik sorunlarının giderek büyüdüğünü ve kompleks hale geldiğini belirterek, aşırılıkçı şiddetin arttığını, kötü yönetimlerin toplumları ayrıştırdığını ifade etti. Suriye'deki çatışmaların çok sayıda insanın yaşamına mal olduğu ve istikrarsızlığı artırdığını kaydeden Ban, "Bir çok grup masum insanları öldürdü ancak hiçbirisi varil bombalarıyla sivillere saldıran ve binlerce tutukluya işkence eden Suriye hükümetinden daha fazla insan öldürmedi. Savaş makinesini besleyen güçlü himayecilerin de ellerine kan bulaşmıştır" diye konuştu.
