Long Island Hastanesi'nin Demir Lady'si: Dr. Pınar Atakent

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

Melda Akansel - New York’un en başarılı fizik tedavi uzmanları arasında gösterilen ve on yıldır New York Magazine tarafından kendi branşında en iyi on doktor arasında seçilen Dr. Pınar Atakent, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde adım attığı mesleğini New York’un en önemli hastanelerinden Long Island College Hastanesi’nde 29 yıldır aralıksız sürdürüyor.

 

“Hariciye”den “Tıbbiye”ye
Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girip “Hariciyeci” olma hayalleri kuran Pınar Atakent’in yolu bir tesadüf sonucu “Tıbbiye” ile kesişti. Burslu olarak kazandığı siyasal bilgilerden son anda kaydını alan Pınar Atakent, yeni kurulmakta olan Hacettepe Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Daha öğrencilik yıllarında altı yıllık eğitimin ardından idealist bir doktor olarak doğuda köylere gidip hizmet etmeyi düşünen Atakent, hocası Prof. Dr. Nusret Fişek’in de etkisiyle kararını değiştirdi ve toplum hekimliği alanında ihtisas yapmayı tercih etti. Türkiye’ye sosyal tıbbı getiren ve toplum hekimliğinin kurucusu Prof. Dr. Nusret Fişek’in önderliğinde Sincan Sağlık Ocağı ve etrafındaki köylerdeki ihtisası iki sene süren Atakent, eş zamanlı olarak Hacettepe’de de kadın doğum ihtisasını yaptı. O dönemde çoğu Amerikalı olan hocalarını gözlemleyen Dr. Pınar Atakent mesleğini Amerika’da sürdürme kararında gecikmedi. Tıp fakültesine girdiği sene annesinin felç geçirmesi Kadın Doğum’dan vazgeçip Fizik Tedavi’ye yönelmesine neden oldu. Annesi ve aynı durumdaki hastalara yardım etme düşüncesiyle bu alana adım atan Dr. Atakent, Yeshiva Üniversitesi’nde ihtisas yaptı, ardından da New York Üniversitesi’nde başasistan oldu. Dr. Pınar Atakent 1981 yılında Long Island College Hastanesi’nde uzman doktor olarak başladığı görevini Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Bölümü’nde başkan olarak onbeş yıldır sürdürmekte.

Hastanenin Tek Müslüman Türk Kadın Bölüm Başkanı
Uzun yıllardır Amerika’da mesleğini sürdüren Dr. Atakent New York Magazine tarafından kendi alanındaki en iyi on doktor arasında gösteriliyor on yıldır. Kendi başarıları konusunda oldukça mütevazı davranan Atakent’e göre en büyük ödülü Long Island College Hastanesi’nde tek müslüman ve Türk kadın bölüm başkanı olması. “Türk kadını hele de müslüman deyince, insanlar çarşaflı, kocasının her lafına evet diyen bir tabloyla karşılaşmayı bekliyor. Müslüman bir kadının üniversite bitireceğini, Amerika’ya gelip meslek sahibi olabileceğini kabul edemiyorlar.” diyor insanların tepkisini anlatırken. Türk kadınını ve başarısını en iyi şekilde temsil eden Atakent’in, annesinin 1942’de Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nden Arkeolog olarak mezun olduğunu söylemesi ise yabancıların şaşkınlığını iki katına çıkarıyor.

Amerikan Ordusunda Bir Yüzbaşı
1982-1991 arasında Amerikan Ordusu’nda doktorluk yapan Dr. Pınar Atakent, Irak Savaşı başladığı dönemde ayrıldı ordudan. Yüzbaşı rütbesiyle görev yapan Atakent, Long Island College Hastanesi’ndeki işi yani sıra haftasonları ordunun çeşitli hastanelerinde hastalarını kucakladı. Bu görevi kabul edişini ise Dr. Atakent şöyle anlatıyor: “Dünyanın neresinde olursa olsun bütün askerler kendi ülkelerinin politikasına hizmet ediyor. Onlar da bizim mehmetçiklerimiz kadar saf, iyi niyetli.”

Amerikalı General Selam Durdu
Mesleğini yaptığı sürede Amerika’da çok sayıda olayla karşılaşan Dr. Atakent’in Türk kadını olarak göğsünü kabartan pek çok anısı da var. Örneğin, Amerikan Ordusunda görev yaptığı dönemde, başında şapkası, ayağında çizmeleriyle tipik bir Teksaslı hasta gelir. Aylardır hastalığına teşhis konamayan Teksaslı hasta, karşısında ufak tefek bir bayan doktor görünce küçümser bir ifadeyle bakar kendisine, hatta nereli olduğunu sorar. Adını bile duymadığı bir ülkeden olan doktora güvenmez önce. Ama Pınar Atakent’in doğru tehsisiyle tedaviye başlayan ve iyileşen hasta daha sonra kendisine ‘hiç duymadığım bir memleketten bir bayan doktor olarak benim hastalığımı siz buldunuz.” diyerek teşekkürünü belirtir. Yine aynı dönemde Washington’da kısa süre görev yapan Atakent, Amerikalı bir generalin tedavisini üstlenir. General, Pınar Atakent’in Türk olduğunu öğrendiğinde aniden hasta yatağından kalkar ve asker selamı verir Atakent’e. Kore Savaşı’nda Türk askerleriyle çalışmış bir ordu mensubu olarak hayatı boyunca bir Türk’ü selamlamak istediğini ve bu şerefi kendisine verdiğini söyleyerek teşekkür eder Atakent’e.

Türk Hastalarının Daima Yanında
Görev yaptığı Long Island College Hastanesi’nin konumu dolayısıyla hastalarının büyük çoğunluğu İtalyan kökenli olan Dr. Atakent’in çok sayıda Türk hastası da var. Dr Atakent’in hastaları ağırlıklı olarak restoran ya da benzinci gibi fiziksel çaba gerektiren işlerde çalışan hastalar. Ayrıca çok fazla da öğrenci muayeneye geliyor. Zaman zaman da Türkiye’den gelen hastalarını ağırlıyor Dr. Atakent. Başarılı bir doktor olması yanı sıra yardımseverliği ile de tanınan Atakent, özellikle gençlere askerlik muayenesi için rapor verilmesi konusunda çok duyarlı davranıyor ve rapor karşılığında hiç bir ücret almıyor. “Askere gidecek gençler bilir, beni ararlar rapor için. Randevu için aradıklarında sekreter sorar, ‘Sigortanız ne?’ diye. Genellikle ‘what are you talking about, I’m Turkish’ ya da ‘what do you mean I’m Turkish’ diye cevap gelmesine artık sekreterler de alıştı.” diyor.

Türkiye’de Tıp Çok İleri Düzeyde
30 yıldır Amerika’da yaşayan bir doktor olarak Türkiye’de tıbbın geldiği noktayı son derece sevindirici ve umut verici buluyor Dr. Pınar Atakent. Son verilere göre Türkiye’nin bilimsel yayın yapan ülkeler arasında ilk on üçte yer aldığını belirtirken Türkiye’den eskisi kadar hasta gelmediğini de söylüyor. “Türkiye’deki tıp kongrelerine ve konferanslara yabancı konuşmacı gönderiyorum buradan. Hepsi konusunda uzman olan insanlar. Döndüklerinde Türkiye’deki hekimlerden ve bilgi seviyesinden övgüyle bahsediyorlar. ‘Artık bizim onlara öğretecek birşeyimiz kalmamış’ diyorlar.”

Meslektaşlarını Amerika’ya Davet Etti
Kendisini mesleğine adeta adayan Dr. Atakent’in diğer bir özelliği ise bugüne kadar çok sayıda Türk meslektaşının Amerika’ya gelmesine ön ayak olması. Yıllardır pek çok fizik tedavi uzmanını yanında ağırlayan ve burada deneyim kazanmalarını sağlayan Atakent, bu durumdan gurur duyuyor. “Halen Türkiye’de fizik tedavinin önemli konumlarında bulunan pek çok arkadaşım birkaç ay yanımda gözlem yaptı, beraber hasta gördük. Birbirimizden çok şey öğrendik.” diyor. 9/11’den sonra hayatın her alanında olduğu gibi vize almak da zorlaştığı için Türk doktorlar gelemiyor rahatlıkla. Eskiden olduğu gibi sadece Pınar Atakent’in daveti yeterli değil, hastane idaresinin de haberdar olması gerekiyor gelecek kişiden.

Türkiye Özlemi
Türkiye’den uzak da olsa kalbi hep Türkiye’de ve sevdiklerinde Dr. Atakent’in. Sık sık konferanslara katılıyor Türkiye’de, tatillerini de Türkiye’de geçirmeyi tercih ediyor. Ama yine de memleket hasreti her an içinde. Öyle ki bir sabah işe giderken, üzerinde Türk bayrağı olduğu halde hastane önüne demirlemiş bir Türk gemisi olduğunu görür. Heyecandan yerinde duramaz, kalbi küt küt atmaya başlar. Yaklaşık bir hafta boyunca günde sayısız kez gemiye bakar hastanedeki odasından. Bir haftanın sonunda bir sabah geminin olmadığını görünce gözyaşlarını tutamaz.. “Geminin gitmesi bana öyle dokundu ki, sanki beni burada yapayalnız terk etti, gemiyi gördükçe her an Türkiye’ye gidebilirim gibi hissediyordum.” diye anlatıyor duygularını ve özlemlerini. Amerika’ya son yıllarda gelen genç neslin şanslı olduğunu belirtiyor ve ekliyor “Bizim zamanımızda ne Türk bakkalı vardı, ne de lokantası. Yoğurt, salça falan bulmak imkansızdı. İki ay ketçapla yemek yaptım. Salçayı annemden istedim uzun sure. Ayrıca Türkiye’ye telefon etmek de ölümdü. Bağlatırsın, beklersin önce jandarma çıkar, telefon bağlanır ama tam konuşurken kesiliverir.” O günlerden Pınar Atakent’in zihninde kalan diğer bir şey de İnci Fenik ve Faruk Fenik’in radyo programı. “Otomopil fiyatlarına zam geldi, cigara fiyatlarına zam geldi, diye anlatırlardı haberleri. Tüm bağlantımız buydu o zaman Türkiye ile. Şimdi New York neredeyse Türkiye’nin uzantısı gibi oldu.”

Öğrencilere Hayat Dersi 
Dr. Pınar Atakent’in gelecekten beklentisi deneyim ve birikimlerini genç nesil doktorlara aktarmak. Kendini mesleğine adamış ve hayatının uzun yıllarını Amerika’da geçirmiş bir doktor olarak öğrencilerine her zaman öğütlediği tek birşey var: “Kendinize ve yakınlarınıza yapmayı istemediğiniz hiç birşeyi hastalarınıza yapmayın. Hastalarınızı ailenizin bir ferdi gibi görün. O şekilde tedavi edin, o şekilde yaklaşın.”

Facebook

Youtube