Melda Akansel - Yaşlanmayı durdurmanın ya da ölümsüzlüğün sırrı henüz keşfedilememiş olsa da sağlıklı yaşamı uzatma ya da başka bir deyişle yaşamın kalitesini artırma artık hayal değil. İnsan vücudundaki genlerin doğru yönlendirilmesi ile sağlıklı ve kaliteli yaşam süresini uzatmanın mümkün olduğunu belirtiyor Anti-aging Uzmanı Dr. Ohan Karatoprak. Antiaging ve bununla bağlantılı olarak obezite ilgili araştırmalar da yapan ve bu alanın öncülerinden Dr. Ohan Karatoprak bir yandan da aile hekimi olarak mesleğini New Jersey’deki kliniginde sürdürüyor.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 1977 yılında mezun olan Dr. Ohan Karatoprak, 79’da geldiği Amerika’da bir yıl cerrahi ihtisası yaptı. Aile hekimliğinde karar kılan Karatoprak, üç yıl süren ihtisasının ardından 1986’da New Jersey’de kendi kliniğinin başına geçti. Geriatri’ye duyduğu ilgi onu bu alanda araştırmalara ve ihtisas yapmaya yöneltti. Geriatri ihtisasını tamamlayan Karatoprak, Teenack Holyname Hastanesi’nde Obezite kliniğinin şefliğini üstlendi. Burada zayıflamaya gelen hastalarla ilgilenen Dr. Karatoprak, obezitenin yaşlanmaya etkisi ve antia-ging üzerine araştırmalarına başladı. Bilim çevrelerinde son yıllarda dikatleri çeken antia-ging üzerinde yaklaşık yirmi yıldır çalışan Dr. Ohan Karatoprak’ın “Kişisel Genetik Sağlık: 21. yüzyıl Anti-aging Başarısı” (Personal Genetic Health: 21st Century Anti-aging Breakthrough) adlı kitabı da bulunuyor.
{gallery}ohan_karatoprak{/gallery}
Obezite Yaşlılığın En Önemli Sebeplerinden Biri
Uzun yıllardır anti-aging, erken yaşlanma ve obezite üzerine çalışan Dr. Ohan Karatoprak’a göre obezite ve yaşlanma arasında çok yakın bir bağ bulunuyor. “Obezite, vücutta insülinin fazla salgılanmasıyla ilgili bir olay. Fazla salgılanan insülin damar sertliği inflamasyonu yapıyor. Bu da fazla insülin erken yaşlanmanın belirtisi anlamına geliyor.” diyen Karatoprak hastalarına, genetik ve hormonal test sonuçlarına göre kişisel tedavi uyguluyor: “Genetik araştırmadan sonra kişilerin neye ihtiyacı olduğunu saptıyoruz ve ona göre bir tedavi yöntemi belirliyoruz. Herkese kişisel bir tedavi oluyor. Genel olarak kişiye özel vitamin, doğru beslenme ve uygun ekzersiz takviyesi içeren bir program hazırlıyoruz.”
Hastaları Her Yaştan
Aile hekimliği ile birlikte anti-aging çalışmalarını da sürdüren Dr. Ohan Karatoprak’ın anti-aging için gelen hastalarının genel yaş dağılımı 20 ile 70 yaş arasında. Türk hastaların kendisine genellikle internetten ya da başına yansıyan haberlerle ulaştığını belirten Karatoprak’ın Türk hastaları genel hasta ortalamasının yüzde yirmisini oluşturuyor. Türkiye’den de gelen hastaları var Dr. Karatoprak’ın. Anti-aging üzerine yaptığı çalışmaları öğrenip gelenler olduğu gibi Türkiye’de yaptırdıkları testlerin sonuçlarını doğrulatmak ve fikir danışmak için de geliyor Türkiye’den hastaları.
Türkiye’de Anti-aging
Amerika ve Almanya’nın anti-aging konusunda attığı adımları diğer ülkelerin de ufak adımlarla takip ettiğini belirten Dr. Karatoprak, Türkiye’nin konuya bakış açısını yakından takip ediyor. Zaman zaman Türkiye’de konferanslarda konuşan ve 2005 yılında ilki düzenlenen Anti-aging Kongresi’nde meslektaşlarıyla biraraya gelen Karatoprak, Türkiye’nin kat etmesi gereken uzun bir yol olduğunu düşünüyor. Öte yandan İstanbul’da anti-aging üzerinde dernekleşme çabalarını sevindirici buluyor.
Amerika’da Doktorlar Kendilerini Yeniliyor
Son beş yıldır New Jersey’de 25 bin hekim içinde top 267’ye seçilen Dr. Ohan Karatoprak, New Jersey Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden de profesör olarak onurlandırılmış. Başarılarında mütevazı davranan Dr. Karatoprak, Türkiye’deki tıp eğitimiyle Amerika’yı karşılaştırırken arada bazı farklar olduğunu belirtiyor. Örneğin, Amerika’da doktorların bir kaç yılda bir uzmanlık sınavına girmesi gerektiğini, bunun da bilgileri her zaman taze tutmayı sağladığını söylüyor. “Yeni mezuna da yirmi yıllık hekimle aynı soruları soruyorlar. Burada tıp işte bundan ileri.” diyor Amerika’nın, doktorları sürekli kendilerini geliştirmeye yönlendirmesinden bahsederken.
Sağlıklı Yaşam İçin Doğru Beslenmeye Dikkat Ediyor
Uzun yıllardır obezite, doğru beslenme ve yaşlanma konularında araştırmalar yapan ve bunu hastalarına uygulayan bir Anti-aging uzmanı olarak kendisinin ve ailesinin gen testlerini de yapmış Dr. Karatoprak. Test sonuçları doğrultusunda ailesine vitamin programı hazırlayan Karatoprak, ayrıca sağlıklı beslenmeye çok önem veriyor. Nutrition konusunda çok bilinçli davranıyor ve besin değerlerini her zaman gözönünde tutuyor. Örneğin, patates, pilav, makarna gibi vücutta insülin salgılatacak şeylerden uzak durmaya ya da yemeğin sonunda az miktarda yemeğe gayret ediyor. Sebze, meyve ve salata hayatının vazgeçilmezleri arasında. Et olarak tavuğu tercih ediyor, tabii derisine dokunmadan. Her gün mutlaka fındık ve fıstık yiyor, bol su içmeyi ihmal etmiyor asla. Aldığı kalori miktarına da çok dikkat ediyor. Sağlıklı ve doğru beslenme alışkanlığı yanında ayrıca egzersiz de yapıyor, haftada iki gün tenis oynuyor ve koşuyor.



