İnsanın, bedenindeki fiziksel özellikleri değiştirme ya da yeniden biçimlendirme isteği belki insanlık tarihi kadar eski. Günümüzde pek çok insan yeni bir görünüme kavuşma arzusu, psikolojik sebepler veya sağlık amacı ile estetik cerrahların kapısını çalıyor. Estetik cerrahlar ilerleyen teknoloji ve tıbbın imkanları sayesinde vücudun herhangi bir yerini bir neşter darbesi ile yeniliyor ya da baştan yaratıyor. Büyük bir burun, bacaktaki selülitler ve sarkık bir karin eskisi gibi kadınların kabusu değil artık. Ya da bir kaza sonrasında kopan bir el veya yanmış bir yüzle yaşamak zorunda değil insanlar. İşte bütün bunlar estetik cerrahın hünerli ellerini bir sanatçı ustalığıyla kullanmasıyla oluyor. “Estetik cerrahi hayat değiştiren bir deneyim” diyen Dr. Hakan Usal da New Jersey ve Amerika’nin başarılı estetik ve rekonstrüktif cerrahlarından biri olarak New Jersey’deki kliniği Rockland Plastic Surgery’de hastalarını yeni fiziğine ya da eski görüntüsüne kavuşturuyor. Yüz, boyun, bel ve karın gibi estetik ameliyatlar yani sıra rekonstrüktif olarak adlandırılan el ve yüz kırıkları gibi vakaları da bıçak altına alan Dr. Usal, ayrıca microcerrahi ameliyatları da yapıyor.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 1986 yılında mezun olan Dr. Hakan Usal, cerrah olma yolunda ilk adımı genel cerrahi dalında ihtisasa başlayarak attı. İskoçya’da plastik cerrahi eğitimi almaya karar veren Dr. Usal, Türkiye’deki uzmanlığının tanınmaması üzerine burada plastik cerrahi alırken bir yandan da genel cerrahi eğitimini tekrarladı. Aldığı bir teklifi değerlendirerek ABD'ye gelen Dr. Usal, Amerikan eğitim sisteminin gereği yine uzmanlıklarını tekrarlamak zorunda kaldı ve Staten Island Üniversitesi’nde ikinci kez plastik cerrahi ve üçüncü kez genel cerrahi uzmanlığına başladı. Aynı dönemde NYU’dan kabul alan Dr. Usal, bir yıl süren microcerrahi eğitiminin ardından New Jersey Üniversitesi’nde plastik cerrahi uzmanlığı aldı. Estetik cerrahi uğrunda bıkıp usanmadan çalışan Dr. Usal’ın Türkiye’de başlayan uzmanlık maratonu böylece New Jersey’de devam ediyor.
2000’de New Jersey’de kendi kliniğinin başına geçen Dr. Hakan Usal, New Jersey’i tercih etmesini burada eğitim alması ve Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi’nin de burada bulunmasına bağlıyor. Modern teknolojinin imkanlarıyla donatılmış Rockland Plastic Surgery’de yatma gerektirmeyen bütün ameliyatlar gerçekleştirilebiliyor. Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi’nde de el ve parmak kopmaları gibi acil vakaları tedavi eden ve microcerrahi ameliyatlarını gerçekleştiren Usal, ayrıca Nyack Hastanesi, Good Samaritan Hastanesi, Valley Hastanesi ve Pascack Valley Hastanesi ile de bağlantılı çalışıyor.
YÜZ ESTETİĞİNDE UZMAN
Yoğun bir hasta popülasyonunun olduğu Rockland Plastic Surgery’de yüz estetiği ile ilgili ameliyatları Dr. Usal gerçekleştiriyor. Göğüs küçültme ve büyültme, implant takma, yüz estetiği, boyun estetiği, liposuction ve karın gerdirme en çok yapılan estetik ameliyatlardan. Rekonstrüktif ameliyatlardan en çok yapılanlar ise el cerrahisi, kırık ve el kırıkları, doku onarımı, yüz kırıkları ameliyatları. Yılda ortalama 1200 ameliyat gerçekleştirilen Rockland Plastic Surgery’de, 400 estetik ve 800 rekonstrüktif ameliyat yapılıyor.
GÜNEY AMERİKALILAR ESTETİĞE DÜŞKÜN
Dr. Usal’ın estetik amaçlı gelen hastaları genellikle İtalyan ve Güney Amerika orijinli. Güney Amerikalıların estetiğe ve güzelliğe son derece düşkün olduğunu belirtirken “Özellikle bayanlar estetiğe daha meraklı. Göğüslerini büyüttürmek, karın gerdirmek ya da liposuction için geliyorlar.” diyor. Dr. Usal. Ilerleyen zaman içinde hasta sayısının arttığını ve Rockland Plastic Surgery’i kurdukları dönemde hastaların daha çok internetten kendilerini bulduğunu belirten Dr. Usal. “Zamanla hastalar birbirine tavsiye etmeye başladı, artık tanıdıklarını bize yönlendiriyorlar.” diyor.
Amerika’da mesleğini sürdüren bir Türk doktor olarak, çok sayıda Türk hastası olmasından mutlu olduğunu belirtiyor Dr. Usal. Amerika’nın her köşesinden gelenler olduğu gibi Türkiye’den de özellikle onun için gelen hastaları var. Türk hastalar Dr. Usal’a en çok internet yoluyla ulaşıyor. Türkiye’den gelen hastalarda bazı problemlerle yüz yüze geldiğini belirtiyor Dr. Usal: “Türkiye’de bu üzerinde fazla durulan ve pek kabul edilen bir yöntem değil veya anlaşılan bir olay değil. Ben ‘sigarayı bırakın öyle ameliyat yapalım’ deyince hastalar bana tepki gösteriyor, Türkiye’deki doktorundan böyle birşey duymadığını anlatıyorlar.”
Dr. Hakan Usal’ın hasta profili içinde en fazla olan toplumlardan biri de Ermeni hastalar. Yoğun bir Ermeni-Türk popülasyonunun olduğu New Jersey’de bu gruptan çok sayıda hasta geliyor Rockland Plastic Surgery’e. Ermenilerle ilişkilerinin çok iyi olduğunu ve en yakın arkadaşının da yine Ermeni bir doktor olduğunu belirten Dr. Usal Türk-Ermeni ilişkileri hakkındaki düşüncelerini söyle anlatıyor: “Çok sayıda Ermeni tanıyorum ayrıca çok da hastam var. Ben burada gazetelerde okuduğumuz negatif ilişkilerin hiçbirine rastlamadım. Aksine Türkiye’ye olan özlemlerini dile getiriyor çoğu. Evlerinde Türk müziği dinliyor, Türk kanallarını izliyorlar. Bizim buradaki ilişkilerimiz bilindiğinden çok daha değişik ve çok daha güzel. Senatoda yaşanan olayların sanıyorum Türkiye’den gelen Ermeni halkıyla değil Türkiye’yle hiçbir ilişkisi olmamış, burada 2. jenerasyon olarak doğmuş ve büyümüş Ermeni popülasyonuyla ilgisi var. Ben Türkiye’den gelmiş Ermenilerden böyle bir tepki görmedim.”
SİGARA İÇEN HASTAYI AMELİYAT ETMİYOR
“Hastalarım genellikle orta yaş grubundan ve çoğu iş sahibi, profesyonel kişiler. İş dünyasında genç ve dinamik görünmek işlerinde daha başarılı kılıyor insanları.” diyor Dr. Usal estetik ameliyatların olumlu etkilerinden bahsederken. Özellikle Amerika’da bunun bir trend olduğunu da vurguluyor: “Amerika’da liderler, başkanlar, yöneticiler atletik yapılı, sağlıklı, dinç ve diri duran insanlar. Burada herkes güleç yüzlü, sağlıklı, diri görünen ve kendine güveni olan kişilerle çalışmak istiyor. İşte estetik cerrahi de bunu yaratıyor ve insanların kendine olan güveninin artmasını sağlıyor. Mesela bir bayan göğüslerini büyüttüğü zaman, kıyafetlerini ona göre seçebiliyor, kendine güveni artıyor, bu da iş yaşamı ve sosyal konumuna yansıyor. Estetik cerrahi dozunda ve doğru yapıldığı zaman kişinin hayatını olumlu yönde etkiliyor.” Bu nedenle gelen her hastayı ameliyat etmiyor, genel sağlık ve psikolojik durumunun bu ameliyata uygun olup olmadığını inceliyor öncelikle. Örneğin sigara içen hastaları ameliyat etmiyor. Bunun sebebini ise söyle açıklıyor: “Sigara içen hastalarda komplikasyon oranı çok yüksek. Cildin geç iyileşmesi, iz kalması ve ameliyat sonrasında akciğer problemleri oluşması daha olası sigara kullanan kişilerde.” Ayrıca estetik cerrahi tutkunları olarak adlandırdığı, ardı ardına ameliyat olmak isteyen, bir türlü görüntüsünden memnun olmayan kişileri de hemen ameliyat etmiyor, gerekli görürse ancak bıçak altına alıyor. Ameliyat sonrası hastaların yüz ifadelerinin, duruş ve bakışlarının bile değiştiğini belirtiyor Dr. Usal ve ekliyor: “İnsanlara yardım etmek, onların istediği sonuca beraber ulaşmak ve yüzlerinde bunu görmek gurur verici bir olay. Bu hastayla beraber yapılan birşey. Sizin dediklerinizi yapan ve sizinle çalışan bir hasta daha iyi sonuçlara erişiyor. İnsanların yaşamına olumlu bir etki yaptığınız zaman bunun karşılığını zaten yüzlerinde okuyorsunuz. Bazen hastalar ellerinde çiçekle geliyor buraya. Sevinçten ağlayanı da var, kucaklayanı, defalarca teşekkür edeni de. Belki de işimin en haz verici kısmı bu. Zaten bütün bu uzun yılların ve verdiğimiz emeklerin de karşılığı bu oluyor bir yerden sonra. Bazı şeylerin karşılığını parayla ödemek imkansız. Bence en büyük ödül günün sonunda bir hastadan aldığımız sıcak bir teşekkür.”
TÜRKİYE'DE STARDİZASYON YOK
Zaman zaman Türkiye’de kongre ve konferanslara katılan Dr. Hakan Usal, Türkiye’nin plastik cerrahide geldiği noktayı sevindirici buluyor. Eğitim anlamında da yüksek bir düzeyin tutturulduğunu belirten Usal, son yıllarda Amerikan tıp dergilerinde Türkiye’den devamlı yayınlar bulunduğunu söylüyor. Amerika’da yapılan ameliyatların pek çoğunun Türkiye’de de yapıldığını kaydeden Usal, Türkiye ile ABD arasındaki tek farkın standardizasyon olduğunu ve bunun da Türkiye’de bazı zorluklar yarattığını belirterek ekliyor: “Oradaki meslektaşlarımla aramızda bir çağ farkı hissetmiyorum, hatta bazı konularda fikir bile alıyorum. Türkiye’de eğitimden kaynaklandığı için her doktorun becerisi ve bilgisi farklıdır. Amerika’da herhangi bir plastik cerraha gittiğiniz zaman hemen hemen standart bir sonuç elde edebilirsiniz. Yani o cerrahın kabiliyetleri ve eğitimi standart olarak aynı seviyededir. Sonuç olarak bir standardizasyon var. Tabii bu eğitimde standardizasyon olmasının bir sonuçu. Ama Türkiye’de bu yok, aynı şeyi yapmalarına rağmen estetik cerrahlar arasındaki fark çok büyük.”
BİRİKİMİNİ TÜRKİYE'YE GÖTÜRMEK İSTİYOR
Yurtdışında eğitim ve mesleki anlamda çok yol katetmiş bir bilim adamı Dr. Usal. Mesleki ve yaşam açısından Amerika’da olmaktan mutlu. “Bu ülke bana istediğim pek çok şeyi verdi. Dünyanın en iyi plastik cerrahi eğitimini aldım.” diyerek özetliyor mesleki anlamda elde ettiklerini. Amerika’nin herkesi kucakladığını belirtiyor ve ekliyor: “Uzun yıllar İskoçya ve İngiltere’de de yaşamış bir doktor olarak Avrupa’nin bazı yerlerinde Türklere karşı negatif bir tutum gördüm. Bu tutum doktor olarak beni bile etkiledi. Ama buraya geldiğim ilk günden itibaren sıcak bir tavırla karşılaştım. Burası herkesi kucaklayan bir memleket ve çalışana şans veriyor.” Giderek Türkiye’yi daha çok özleyen Dr. Usal, burada kazandığı deneyim ve birikimi ilerleyen yıllarda Türkiye’ye götürmeyi hedefliyor ve buradaki yaşantısı yani sıra İstanbul’da da part time bir çalışma düzeni planlıyor.
Haber ve Foto: Melda Akansel
