New York City ve Philadelphia ABD tarihinde de hep yarış halinde olmuş iki şehri. 1800’lü yıllarda ABD’nin en büyük şehri olan Phidelphia , 1765’te ilk medikal okulunun da açıldığı yerleşim yeri. 20. Yüzyıl’dan itibaren sanayi ve ticarette önemini artıran New York City, Philadelphia’yı geçti. Aradan geçen yıllar boyu Philadelphia ve New York City arasındaki bölgede yaşayanlar daha iyi hizmet almak için bu iki şehri tercih etmeleri yaygınlaştı. İki şehir arasındaki bölgede yer alan New Jersey eyaletine bağlı yerleşim yerlerindeki kuruluşlar... sağlık konusunda yaptığı ciddi atılımlarla bu açığı kapatmaya çalışıyor. New Jersey eyaletinin başkenti Trenton ve Hamilton şehrinde faaliyet gösteren Capital Health System, bölgede yaşayan hastaların New York City ya da Philadelphia’ya gitmeden ihtiyaç duydukları sağlık servisini sağlamak için faaliyet alanını genişleten kurumların başını çekiyor.
Son olarak 30 milyon dolarlık yatırım ile hastane bünyesinde Stroke and Cerebrovascular Center ünitesini açan Capital Health System, beyin hastalıkları ile konuda bölgedeki hastaların tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. ABD’nin beyin cerrahisindeki en büyük kuruluşlarından biri olan Phidelphia merkezli “Thomas Jefferson University Hospital, Division of Cerebrovascular and Endovascular Neurosurgery” bölümünden Dr. Erol Veznedaroglu ve Dr. Kenneth M. Liebman başta olmak üzere hemşire, bakım görevlisi olmak üzere 20 kişi Capital Health System’e transfer oldu.
38 yaşında Thomas Jefferson Hastanesi’nin tarihinde en genç bölüm direktörü ünvanına sahip olan Dr. Erol Veznedaroğlu, Capital Health System’de faaliyete başladıkları 2 aylık süre içinde (haber Şubat ayının ikinci haftasında yapılmıştı) 100’e yakın hastanın tedavisi ile ilgilendiklerini, 60 hastaya da ameliyat yaptıklarını söylüyor. Veznedaroğlu, günde 6-7 ameliyat yapabiliyor.
Thomas Jefferson University Hospital’da geçtiğimiz yıl ekibi ile birlikte 5000 ameliyat gerçekleştiren Veznedaroğlu, hasta trafiği çok yoğun bir ortamdan hastalara daha özel hizmet sundukları bir hastane ortamına geldiklerini belirterek, “Benim istediğim çalışma ortamı bu tarzda bir yapılanma idi. Burda hastalara özel ilgi ve bakım, üniversite ortamındaki hastalarla kıyaslanmayacak kadar fazla. Üniversite ortamında çalışan ve hasta sayısının fazla olması ister istemez her hastayla uzun süre ilgilenmenize imkan tanımıyor. Burada sunduğumuz servis bir anlamda kişiye özel,” diyor.
“Dünyanın en yoğun çalışılan beyin cerrahisi bölümünden sıfırdan yeni bir yapılanmaya geçmek, risk değil miydi?” sorusunu, “Kesinlikle riskti,” diye cevap veriyor Dr. Veznedaroğlu. Capital Health System CEO & President’ı Al Maghazehe’nin hastane ile ilgili vizyon ve planlarını çok benimsediğini kaydeden Veznedaroğlu, 15 yıldır doktorluk yaptığını ve her hastaya eşit davranma ilkesi ile hareket ettiğinin altını çiziyor. Veznedaroğlu, Stroke and Cerebrovascular Center of New Jersey ünitesi ile bölgedeki hastaların beyin cerrahisinde başvurdukları ilk adres olmak istediklerini sözlerine ekliyor.
Sadece Central New Jersey ve civarından değil ABD içinde değişik eyaletlerden de hastaları olduğunu kaydeden Veznedaroğlu, Türkiye’den gelen hastalara da en iyi hizmeti sunma noktasından gerekli tüm donanımlara sahip olduklarını vurguluyor. New York City’nin özellikle hasta yakınları için otel ve diğer giderleri göz önüne alındığında pahalı olması, Trenton’u cazip kılan bir başka avantaj olarak ön plana çıkıyor. Dr. Veznedaroğlu, “Konu sağlık olduğunda para birinci öncelik taşımıyor. Hastalar için özel bakım, hizmet ve tedavi yöntemleri açısından iddialıyız,” diyor.
DOKTOR BABANIN DOKTOR OĞLU
Erol Veznedaroğlu, 1950’lerde ABD’ye gelen kendisi gibi doktor Muhteşem & Kıncal Veznedaroğlu çiftinin üç çocuğundan biri. Babası Muhteşem Veznedaroğlu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Türkiye’de askerlik görevini tamamladıktan sonra İngilizce bilmeksizin Kanada’ya ondan sonra da ABD’ye gelen baba Dr. Veznedaroğlu, Denver’da aynı hastanede tesadüfen tanıştığı eşi Kıncal ile evlendi. 30 yıla yakın Upstate New York’ta doktorluk yapan babasının ABD’ye göç ettiği yıllarda yaşadıkları zorlukları kendisinin tahammül edemeyeceği derecede güç olduğunu vurgulayan Dr. Erol Veznedaroğlu, Türk anne-babadan Amerikalı gibi yetiştiklerini ve başarısında ailesinin büyük payı olduğuna vurguluyor. Evli olan Erol Veznedaroğlu, biri erkek, bir kız iki çoçuğa sahip.
