Facebook Yüzleri Otomatik Bulacak

Cumartesi, 11 Haziran 2011 02:29 Facebook'ta Paylaş

Facebook'un güvenliği, sitenin popülerleşmeye başladığı günden beri sorgulanıyor. Facebook'un güvenirlik sorunu tartışmaları, aylar önce sildiği bir fotoğrafı karşısında gören genç bir kadının bunu basına açıklamasıyla yeniden alevlenmişti. Daha sonrasında, sitenin kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg'in profilinin bilgisayar korsanları tarafından saldırıya uğraması Facebook güvenilk anlayışının sorgulanmasına neden oldu. Zuckerberg ve arkadaşlarının bu konu hakkında çok fazla kafa patlattıklarını ve güvenliği en üst seviyeye getirmeye çalıştıklarını birçok defa okudum. En azından ortada bir ‘iyi niyet’ söz konusu.

 

 Bu ‘iyi niyet’e inanmayanlar elbette olacaktır. Sonuçta Facebook’un birçok konuda yanlış yapıp, iş işten geçtikten sonra özür dilemesi eminim birçok insanı rahatsız ediyordur. Ben ise, bu kadar büyük bir şirketi sıfır hatayla yönetebilecek bir insanoğlunun var olabileceğine inanmıyorum. Uzun lafın kısası, bu güvenliği artırma çabaları bana samimi geliyor. Kim bilir belki de ben çok ‘iyi niyet’liyimdir!

Facebook kullanıcılarının güvenliğine, gerçekten çok önem verdiklerine tüm iyi niyetimle inandığım Mark Zuckerberg ve ekibinin işlerinin gerçekten çok zor olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada bahsettiğimiz, 500 milyondan fazla kullanıcısı olan ve bu kullanıcıların ayda 700 milyar dakikadan fazla zaman harcadığı bir sosyal platform. Bu rakamlar gerçekten inanılmaz ötesi! Facebook’un çok yakında Çin’den bile daha fazla bir nüfusa sahip olacağını öngörmek çok da zor değil sanırım. Tüm bunların yanında, Facebook’un dünyanın en fazla nüfusa sahip olan ülkesi Çin’de yasaklı olduğunu belirtmemde yarar var. Hemen bir de ek bilgi verelim… Türkiye, en büyük Facebook nüfusuna sahip dördüncü ülke şu anda! Kısacası Türk İnternet kullanıcılarının yarısından fazlası Facebook üyesi. Bu iyi mi kötü mü? Tartışmaya çok açık bir konu. 

Gelelim asıl konumuza… Son günlerde Zuckerberg’in başı yeniden güvenlik meselelesi yüzünden derde girdi. Mutlaka farkındasınızdır, geçenlerde Facebook yeni bir özelliğini kullanıcılarla buluşturmuştu: Yüz tanıma özelliği! ‘Tag’leme işini ya da Türkçe’de bilinen adıyla ‘etiket’lemeyi kolaylaştıran yeni bir teknolojiydi bu. Kısacası, kullanıcının tıklamasına gerek kalmadan fotoğraftaki yüzü bilgisayarın bulmasını sağlayan bir sistemi hayata geçirdi Facebook! Bu teknolojinin son yıllarda üretilen fotoğraf makinelerinin bir çoğunda da kullanıldığını hatırlatmak gerekir. Elbette, bu işler kendiliğinden olmuyor. Facebook, bir fotoğraf paylaşım hizmetini satın alarak bu işlemi yürürlüğe soktu. Facebook ve satın aldığı sistemleri başka bir yazıya saklamak daha mantıklı olacaktır. 

New York Times’da geçtiğimiz gün çıkan bir yazıdan bahsetmek istiyorum. Haberde, Facebook’un bu yeni uygulamasının Avrupa Birliği veri koruma düzenleyicileri tarafından sakıncalarının inceleneceğinden bahsediliyor. AB’nin 27 ülkesinden temsilciler, olası kişisel gizlililik ihlallerini inceleyecek ve uygulamanın kaderini belirleyecekler. Temsilcilerden birinin dediği gibi “hangi fotoğrafının etiketleneceğine veya etiketlenmeyeceğine karar veren kişinin kendisi olmalı. “  Temsilci haklı olabilir ancak isteyen kullanıcının ‘gizlilik ayarları’na girip istediği ayarlamayı yapabiliyor olduğunu da unutmamamız gerekiyor. 

Geçtiğimiz sene çok ses getiren ‘The Social Network’ filminin sloganını hatırlarsınız: “You don’t get to 500 million friends without making a few enemies.” Birkaç düşmana sahip olmadan 500 milyon arkadaşa ulaşmak kolay değil gerçekten de… Zuckerberg’in işi gerçekten çok zor. Büyük insanlar; özellikle yaşadıkları dönemlerde her zaman en çok sorgulanan ve eleştirilen kişiler olmuşlardır. Bu adam ise henüz 27 yaşında. Yaşıtları, iş hayatında patronlarına kendilerini beğendirmek için, azıcık maaşlarla birbirleriyle kıyasıya mücadele ederlerken Zuckerberg şimdiden milyar dolarların sahibi. Elbette hataları olacaktır. O hataları ortaya çıkarmak için pusuda bekleyen sıradan insanları fazla umursamadığı sürece çok daha büyük bir adam olacaktır eminim. 

Cem Arıdağ - Istanbul