Amerika'daki Türklerin İş Ararken En Çok Karşılaştıkları Sorunlar

Pazar, 03 Mart 2013 01:04 Facebook'ta Paylaş
Esra Öziskender - Her şeyden önce Amerikan iş piyasası deyince nasıl bir iş piyasasından bahsettiğimizi anlamamız gerekiyor. 9.83 milyon km2 toprak alanı, 300 milyondan fazla nüfusu, 50 eyaleti ve 1 özerk bölgesiyle çok büyük bir çalışma alanından bahsediyoruz. Ulusal çalışma kanun ve kurallarının yanında her eyaletin de kendine özgü çalışma kural ve kanunlarının, gelenek ve göreneklerinin olduğu bir çalışma ortamı burası.

Amerikan toplumunda ise almaların başlaması 1800’lere, endüstrileşmenin başlangıcına kadar uzanıyor. Endüstrileşmeyle birlikte ortaya çıkan küçük işletmelerde ilk eleman alımlarına rastlıyoruz özellikle tekstil alanında. 1870 – 1916 yılları arasındaki dönem nüfusun en hızlı arttığı dönem, bunda ülkeye gelen 25 milyon göçmenin de çok büyük payı var. Bu dönemde nüfus 40 milyondan bir anda 100 milyonlara kadar ulaşıyor. Özellikle İç Savaş’tan sonra yeni kurulan işletmelere artan eleman talebi ve yeni gelen göçmenlerin kurduğu işyerleri eleman alımlarını hızlandırıyor. Amerikan Ordusu özellikle birinci ve ikinci dünya savaları sırasında “Sam amca seni istiyor” sloganlarıyla bugünkü anladığımız anlamda ilk ise eleman alma tekniklerini kullanarak, her eyalette kurduğu ise alma bürolarıyla işe alımları gerçekleştiriyor. İlk işe alma kanunu da gene ordu içerisinde 1862’de Güney Carolina’da çıkarılıyor.

1990’lı yılların başlarında çalışma hayatına internetin yoğun olarak girmesiyle iş aramalar da yön değiştirmiş ve internet üzerinden iş aramak ve iş başvuruları yapmak gittikçe artmıştır.

Amerika’da bir kişiye ''işiniz nedir'' diye sorduğunuz zaman “iş arıyorum” diye cevap verirse bu işsizim demekle eşit algılanmaz çünkü iş aramak burada başlı başına bir iş ve sektör haline gelmiştir. Dolayısıyla bu kişinin gününü son derece yoğun ve verimli geçirdiği düşünülür.

Türklerin diğer tüm göçmenler gibi ilk problemleri yasal statü problemi tabiki. En büyük problemi H1B dediğimiz çalışma vizesi alacak bir sponsor firma bulma konusunda yaşamaktadırlar eğer halihazırda vatandaş veya green kartlı değillerse. Maalesef 11 Eylül olaylarından sonra çalışma vizesi son derece sıkılaştırılmış ve zor olmuştu. Firmalar artık kolay kolay yanaşmamaktadır ama her ne olursa olsun sponsor arayan adaylar da aynı yöntemleri kullanırlar sadece biraz daha fazla çaba sarf etmeleri gerekecektir.

İkinci problem deneyimlerin transfer edilememesidir. Özellikle Türkiye veya Avrupada iş deneyimine sahip olmuş adaylar buraya geldiklerinde %90 iş hayatına hemen hemen sıfırdan tekrar başlamak zorunda kalıyorlar. Bu da onlar için son derece demotive edici oluyor tabiki. Amerikan kültüründe önemli olan Amerika’daki iş deneyimleri ve başarıları olduğundan yurt dışındaki deneyimleri takdir etmekle beraber burada adayın piyasada daha çok tecrübe kazanması için alt düzeylerden başlamasını uygun görüyor. Ya da en azından bunda bir sakınca görmüyor. Tabi bu durum ekonominin gidişatına da çok bağlı. Ekonominin yükseldiği dönemlerde aranan eleman sayısı çok fazla olduğundan yabancılara şans verme oranı artıyor ama düşük bir ekonomide amerikalıların da yoğun olarak iş aradığı bir ortamda yabancı elemanları ise almaya pek yanaşmıyor firmalar yada onları alt düzey işlerden başlatıyorlar.

Bu durumdaki adaylara benim tavsiyem mütevazı olma etkeni diyeceğim kendilerini bunun geçici bir süreç olduğuna alıştırmaları ve birkaç yıl tecrübe kazandıktan sonra Amerikan piyasasında kendilerine daha uygun işlere yönelebileceklerine inanmalarıdır;.

Üçüncü problem Amerikada iş arama tekniklerini çok iyi bilmeyip, Türkiye’de iş aradıkları gibi iş aramaya kalkmalarıdır. Bu konuda kariyer uzmanlarından destek alabilirler. Hedefe yönelik resume yazmaları gerekiyor. Genelde adaylarımız tüm deneyim ve bilgilerini biraraya getiriyorlar ancak resumeye baktığınızda bir bütünlük göremiyorsunuz. Bunda iki etken var birincisi bizim ülkemizde uzmanlaşmadan ziyade işletmenin her alanından anlayan çalışanların daha makbul olması ikincisi de Türkiye’de resume deyince hedefe yönelik resumeden ziyade tüm geçmiş eğitim ve deneyimlerin biraraya getirilmesidir. Ayrıca okullarda bilinçli bir kariyer yönlendirilmesinin daha okurken yapılamaması adayların ileride bocalamalarına sebep oluyor. Ben çok Türk adaya rastladım ki mezun olup bir iki sene iş deneyimleri olmalarına rağmen hala daha hangi konuda uzmanlaşacaklarına karar verememişlerdir. Genelde Amerikalı adaylarda bunu görmüyorsunuz.

Dördüncü problem dil problemi tabiki. Her ne kadar yabancı dille eğitim veren okullardan da mezun olsalar günlük hayatta çok kullanmadıkları için bir akıcılık olmuyor bu nedenle bazı adaylar eğer şartları müsaitse önce dil problemini halletmeye yönelip, İngilizcelerinin akıcı olduğuna inandıklarında iş aramaya başlıyorlar. Bence her ikisini de bir arada yapabilirsiniz, çünkü bazı işler var ki çok fazla İngilizceyi kullanmayı veya İngilizcenizin akıcı olmasını gerektirmez, özellikle alt düzey işler diyebilirim. Eğer ki sizi ise alırlarsa o zaman hem dilinizi geliştirmek için pratik yapma imkanı bulursunuz hem de dil problemini halletmek için kendinize zaman vermiş olursunuz

Networking eksikliği. Networking bizim ülkemizde daha değişik genelde tanıdıklarla eş dostla yapılan bir networking var burda ise eğer ortak bir payda yaratabiliyorsanız hiç tanımadığınız insanlarla da networking yapabilmeniz çok doğal karşılanıyor.

Türk adayların iş aramaya başlamadan önce piyasayı iyi tanımaları, iyi bir kariyer planına sahip olmaları, Amerika’da ne yapmak istediklerini iyi değerlendirmeleri, Türkiye’ye dönüp dönmeyi düşünmediklerine göre bir kariyer planı çıkarmaları, gerekirse iki veya üç değişik reşume ile hedeflere yönelik olarak iş aramaları gerekiyor. Adaylar, iş arama, bulma, resume yazma, düzeltme konularında bizden destek alabilecekleri gibi işyerlerine de geçici veya sürekli eleman bulma, insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı yapma konularında destek veriyoruz. Ayrıca Amerika’da yatırım yapmak isteyen Türk firmalarına burda çalıştığımız danışmanlar vasıtasıyla yol gösteriyor ve destek oluyoruz.
Bize soru öneri ve yorumlarınızı iletmeyi unutmayın.

Esra Öziskender
HRLink Consulting, İnc.
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Kariyer Koçluğu servisimiz ile ilgili bilgi talebinde bulunabilirsiniz. İş arama, özgeçmiş yazma, Amerikan standardında özgeçmişe sahip olma ve rekabet edebilme konularında danışmanlık hizmeti veriyoruz.
www.hrlinkconsulting.com