Apple’ın İlk Bilgisayarı Açık Artırmada

E-posta Yazdır

Apple’ın ilk ürünü ‘Apple I’, 15 Haziran’da New York’ta açık artırmayla satılacakSotheby’s müzayade evinden yapılan açıklamada, Temmuz 1976’da 666.66 dolara piyasaya sürülen ‘Apple I’ın, yaklaşık 180 bin dolara alıcı bulabileceği belirtildi


 

Çalışır durumda olan ve kullanma kılavuzu bulunan bilgisayarın ‘son derece nadir’ bir ürün olduğu kaydedildi. İlk kişisel bilgisayar olan Apple I’ın, bilgisayarların herkes için erişilebilir olduğu yeni çağın başlangıcına işaret ettiğini belirtti

Silikon Vadisi’nden İlk Kez Bir Yatırımcı İstanbul Ofisini Açtı

E-posta Yazdır

Turk Avenue - Silikon Vadisi'nden ilk kez bir yatırımcı İstanbul'da ofis açtı. Yazılım, donanım ve servis alanından start-up'lara yaptığı yatırımlar ile tanınan Amerikan uluslararası şirketi Intel Capital, İstanbul ofisini hizmete açtı. Daha önce Türkiye'de Nokta ve Grupanya şirketlerine yatırım yapan şirket, 2005 yılından beri Türkiye'deki teknoloji şirketlerine yatırımı yapıyordu


 
Intel Capital'in Türkiye'nin yanı sıra Orta Doğu ve Kuzey Amerika pazarlarından sorumlu olarak Barış Aksoy görev yapacak
 
Aksoy, yerel girişimcilere yakın olmanın büyük bir değer taşıdığını söyledi. Intel Capital İstanbul ofisinin Türkiye'nin yanı sıra Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki girişimcilere sermayeye ulaşmaları konusunda kolaylık sağlayacağını, bunu yaparken de şirketin global ağından ve teknoloji deneyiminde faydalanabileceğini kaydetti. 
 
Source: Financial News 

New York Başkonsolosluğu Twitter ve Facebook’ta

E-posta Yazdır

Los Angeles, Chicago ve Houston başkonsolosluklarından sonra New York Başkonsolosluğu da Facebook ve Twitter hesaplarını açtıTürkiye Washington Büyükelçisi Namık Tan sosyal medyada özellikle Twitter'ı kullanmada öncü olmuştu. Büyükelçi Tan, büyükelçiliğin kurumsal hesaplarının yanı sıra kişisel hesabı üzerinden gittiği programları anında duyurması ile takipçi sayısını arttırdı. Büyükelçi Tan, halen yurt dışında görev yapan büyükelçiler arasında 42,223 takipçi sayısı ile en fazla takipçi sayısına sahip isim


 
Chicago, Los Angeles ve Houston başkonsolosluklarının Twitter adresleri ve takipçi sayıları ise şöyle:  
 
 
T.C. Chicago Başkonsolosluğu - @TRConsulChicago - 350 Takipçi
T.C. Los Angeles Başkonsolosluğu - @TRConsuLA - 133 Takipçi
T.C. Houston Başkonsolosluğu - @TRConsulHouston - 367 Takipçi
 
New York Başkonsolosluğu Facebook ve Twitter adresleri ise şöyle
 
http://www.facebook.com/NewYorkBK
http://twitter.com/#!/NY_Konsolosluk

New York Semalarında Uzay Mekiği

E-posta Yazdır

NASA tarafından 2003 yılında emekliye ayrılan Enterprise isimli uzay mekiği New York üzerinde tur attı. Jumbo yolcu uçağının üzerine monte edilen uzay mekiği, havalimanına inmeden önce New York üzerinde alçaktan uçarak tur attı.


 


Uzay mekiği Enterprise New York'ta sergileneceği müzeye taşınması için sabah saatlerinde Washington'dan ayrıldı. J.F. Kennedy havalimanına inmeden önce Manhattan adası etrafında tur attan Boeing uçağının üzerindeki uzay mekiği, görenleri şaşırttı.

NASA'nın ilk uzay mekiği olarak yaptığı Enterprise hiçbir zaman uzaya gönderilmedi. Adını, 'Star Trek' isimli TV dizisindeki uzay mekiğinden alan Enterprise, Discovery uzay mekiğinin yapılması ile emekliye ayrılmıştı.

NASA'nın elinde bugün Endeavour ile Atlantis isimli iki uzay mekiği daha var. Bu iki uzay mekiğinden Endeavour bu yıl içinde Los Angeles'da bir müzeye gönderilecek. Atlantis ise Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nde sergilenecek.

(CİHAN)
 

Apple İkinci Çeyrekte 54.6 Milyon iPhone, iPad ve iPod Sattı

E-posta Yazdır

Apple 2012'nin ikinci çeyreğinde 35.1 milyon iPhone, 11.8 milyon iPad, 7.7 milyon iPod satıldığını açıkladı. Bir önceki çeyreğe göre iPod dışındaki donanım satışlarında düşüş yaşanırken, geçen yılın aynı periyoduna göre yüzde 88 daha fazla iPhone satmayı başardı. iPad ve Mac satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 188 ve yüzde 7 oranlarında arttı. İpod satışları ise bir önceki yılın ikinci çeyreğine göre yüzde 15 düşüş gösterdi.


 


Apple CEO'su Tim Cook, 35 milyon üzerinde iPhone ve 12 milyon iPad satmayı başardıkları için çok mutlu olduklarını, yeni iPad'in yıl boyunca güzel bir trend yakaladığını söyledi.

Cook her ne kadar rakamları çok beğense de bir önceki çeyrek rakamlarına göre düşüş söz konusu. 2012'nin ilk çeyreğinde satılan iPhone sayısı 37.04 milyon, iPad sayısı 15.43 ve Mac sayısı 5.2 milyon.

Rakamlardan da göründüğü üzere iPod'un popülaritesi azalmaya başladı. Özellikle Christmas sezonunda hediye olarak en çok satın alınan ürünler arasında yer alan iPod, kış ve bahar sezonunda bu ivmesini kaybetti. Apple, bu yılın çeyreğinde bir önceki yıla göre 1.32 milyon daha az iPod sattı.

NAKİT 110 MİLYAR DOLARI BULDU

Apple, analistlerin beklentisinin aksine nakit varlığını 110 milyar dolara çıkardı. 24 Eylül 2011'de sona eren çeyrekte şirketin nakit varlığı 81.5 milyar dolar olmuştu. 

2012 ikinci çeyreğinde Apple mağazalarından elde edilen ciro 4.4 milyar dolar olurken, 39.2 milyar dolarlık cironun sadece yüzde 10'u mağazalardan geldi.  

İkinci çeyrekte 85 milyon kişinin ziyaret ettiği 363 Apple mağazasını geçen yılın aynı döneminde 71 milyon kişi ziyaret etmişti. Haftada her bir mağazayı 18 bin kişi ziyaret ediyor.

Türkiye Genelinde Hanelerin %42,9’u İnternet Erişim İmkanına Sahip

E-posta Yazdır

 

Alternatif Bilişim Derneği internetin 19 yılını değerlendiren bir rapor yayınladı ve öncelikli sorunlar için çözüm önerileri getirdi. Türkiye'de Nisan ayında internet 19'uncu yılına girdi. Alternatif Bilişim Derneği 19. yılında internet'in toplumsal, kültürel, eğitimsel, bilimsel ve ekonomik boyutlarını değerlendirdi.
Dernek web sayfasından erişilebilen rapora göre, 2011 yılında Türkiye genelinde hanelerin %42,9’u internet erişim imkanına sahip. İstanbul, Doğu Marmara, Orta Anadolu, Batı Anadolu ve Batı Marmara bölgeleri ise %56,9 ile Türkiye ortalamasının üzerinde. Bilgisayar ve İnternet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki erkeklerde %56,1 ve %54,9 iken, kadınlarda %36,9 ve %35,3.

 

 

Raporda verilen bu rakamlar kadın-erkek ve kentsel-kırsal arasındaki sayısal uçurumun devam ettiğini gösteriyor. Raporda ayrıca, Türkiye'de 18 binden fazla alan adının erişime kapalı olduğu belirtilirken, sansür ve denetimin daha da arttığı vurgulanıyor.

 

İnternet kullanımının yaygın olmasına rağmen dijital okuryazarlık seviyesinin düşüklüğüne dikkat çekilen raporda, Ekim 2011 tarihli EU Kids Online raporuna değinilerek Türkiye'nin "Düşük risk, düşük kullanım" ülkesi durumunda olduğu gündeme getiriliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 'seçmek özgürlüktür' diye sunulan hazır ve içeriği bilinmeyen filtre programlarına ilişkin olarak da, "Erişim engellemeleri, merkezi filtre uygulaması, kamuya açık erişim noktalarındaki keyfi sansür/filtre uygulamaları kullanıcılara karşı koyu bir sansür/denetim mekanizması haline geldi" değerlendirmesi yapıldı. Raporda hazırlıkları yürütülen Derin Veri Analizi çalışmalarına da dikkat çekiliyor.
 
"İnternet'in bir türlü kullanamadığımız fırsatlarına yoğunlaşalım" çağrısının yapıldığı raporda çeşitli çözüm önerileri de yer alıyor.
Raporun tamamına Alternatif Bilişim Derneği web sitesi http://www.alternatifbilisim.org adresinden erişmek mümkün.

 

Rapordaki Bölümlerden Özet:
*İnternet Tarafsızlığı Gereklidir!
“Ağların ağı” olan İnternet’in karakteristik özellikleri, temel yapısını oluşturan “ağ mantığı”ndan dolayı, “küresel”, “gayri-merkezi”, “açık”, “sınırsız”, “etkileşimli”, “kullanıcı-denetimli” ve “altyapıdan-bağımsız” nitelemeleriyle konumlanabilir. “Ağ tarafsızlığı” (net neutrality) ve birolarak İnternetin tarafsızlığı, ağın bu yapısal özellikleri üzerinde temellenen bir ilkedir. “İnternet tarafsızlığı”, İnternet hizmet sağlayıcıları başta olmak üzere İnternet endüstrisi içinde yer alan herhangi bir kurumsal yapının ve devletlerin, kullanıcıların İnternet erişimleri üzerinde herhangi bir kısıtlama uygulayamamaları anlamına gelir. İnternet tarafsızlığı ilkesi, içerik, web siteleri, web platformları, ağa bağlı donanım ve iletişim biçimleri üzerinde uygulanmak istenen kısıtlamaların önlenmesi ve İnternet'in çok taraflı, demokratik bir yönetişim temelinde geliştirilmesi amacını ifade eder.
Alternatif Bilişim Derneği’nin önceliği, kullanıcı haklarının korunmasıdır ve bu bağlamda İnternet tarafsızlığını savunur.

 

Sansür ve İfade Özgürlüğü
Erişim engellemeleri, merkezi filtre uygulaması, kamuya açık erişim noktalarındaki keyfi sansür/filtre uygulamaları Türkiye'de İnternet kullanıcılarına karşı artan bir sansür/denetim mekanizması haline geldi. Kullanıcıların katkıları ile erişim engellemelerini raporlamaya çalışan EngelliWeb sitesine göre 18 binden fazla alan adı Türkiye'den erişime kapalıdır. Merkezi filtre uygulamasına dahil edilen filtreli web sitelerinin ve içeriklerin sayısı belirsizdir. Üstelik tüm bu süreçler yurttaş denetimine kapalıdır. Şeffaf değildir. Engelli / filtreli içeriklerin istatistikleri yayınlanmamaktadır. 5651 nolu yasa, Danıştay'da iptal davası süren merkezi filtre yönetmeliği Türkiye'de devletin İnternet'e yaklaşımının özetidir. İnternet'e devlet müdahalesi yurttaş katılımının ve ifade özgürlüğünün önündeki önemli bir engeldir.

 

Türkiye’de Sayısal Uçurum Devam Ediyor!
2011 yılı Nisan ayında gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre Türkiye genelinde hanelerin %42,9’u İnternet erişim imkânına sahiptir. Bu oran 2010 yılının aynı ayında %41,6 idi. İnternet erişim imkânı olan hane oranı kentsel yerlerde %51,0 iken,kırsal yerlerde %22,7’dir. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına (İBBS) göre %56,9 ile İstanbul, Doğu Marmara, Orta Anadolu, Batı Anadolu ve Batı Marmara bölgelerinde İnternet erişim imkanı olan hane oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bilgisayar ve İnternet kullanımında kadın-erkek ve kent-kır arasındaki sayısal uçurum devam etmektedir. Bilgisayar ve İnternet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki erkeklerde %56,1 ve %54,9 iken, kadınlarda %36,9 ve %35,3’tür. Bilgisayar ve İnternet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24 yaş grubudur.

 

Bu oranlar tüm yaş gruplarında erkeklerde daha yüksektir. Bilgisayar ve İnternet kullanımı kentsel yerlerde %54,7 ve %53,2, kırsal yerlerde ise %26,9 ve %25,7’dir. Bunun yanında bilgisayar ve İnternet kullanım oranlarının, cinsiyetten bağımsız olarak eğitim düzeyi arttıkça yükseldiği görülmektedir. Ancak kadınların her eğitim düzeyinde erkeklerden daha az kullanım oranına sahip oldukları da göze çarpmaktadır.

 

Alternatif Bilişim Derneği olarak Önerimiz:
Bilgisayar ve İnternet kullanımında kadın-erkek ve kent-kır arasında süregelen sayısal uçurumu gidermek, ancak ilköğretim düzeyinden başlayarak müfredata sağlıklı bilişim teknolojileri kullanımı konusunda pedagojik ve analitik temelli içerik sağlayarak mümkün olabilir. Bu içerik oluşturulurken, alanda çalışan akademisyen, uzman ve sivil inisiyatiflerin görüşü ve desteği alınmalı, sürekli güncellenen bir ortak akıl havuzu yapılandırılmalıdır.

 

Alternatif Bilişim Derneği olarak Önerimiz: Gerek her türlü dijital gözetim tekniği gerekse Derin Veri Analizi Anayasa’daki haberleşme mahremiyetini ve özgürlüğünü ihlal eden durumlardır. Türkiye’de BTK’nın etkin bir DPI sistemi kurmak için faaliyette olduğuna dair yukarıda sıraladığımız şekilde somut girişimler vardır. Bu konuda tam bir gizlilik perdesi arkasında yürütülen faaliyetlerin bir an önce açığa çıkarılması gerekmektedir. Dijital gözetim tekniklerinin kullanılması temel insan hakları ile çatışmaktadır; halihazırda yurttaşın kendi verileri üzerinde geliştirilen bu veri kayıtlama, işleme, ayrıştırma ve çağırma süreçlerinde her hangi bir hakkı yoktur. Yurttaşın kişisel verilerinin güvenliğinin korunması için kamuoyunun farkındalığı arttırılmalıdır.

 

Dijital Okuryazarlık Türkiye’de Çok Düşüktür!
Yeni medya kullanım pratiklerinin gündelik yaşamın doğal ve rutin bir parçası haline gelmesi sonucunda, artık dijital okuryazarlık yurttaşın temel bir gereksinimi haline gelmiştir. Dijital okuryazar olan birey kamusal, sivil ve siyasal alanlarda bireysel ve kolektif olarak fikirlerini daha iyi bir şekilde açıklayabilir, pazar yönelimli ekonomide kendinin salt tüketici olarak konumlandırılmasını önleyecek şekilde enformasyonu kullanabilir ve nitelikli enformasyon kaynaklarına ulaşabilir, yeni medya ortamlarında etik ihlallerde bulunmaz ve etik ilkelere uygun davranabilir. İnternet'teki risklerin farkındadır, olanakları da bilinçli ve etkin şekilde kullanır.

 

Ekim 2011 tarihli EU Kids Online Raporuna göre: “Türkiye düşük risk, düşük kullanım” ülkesi durumundadır. Bu ne anlama gelmektedir? Türkiye’de çocuklar ve gençler İnternet’in risklerine AB ülkeleri içinde çok yoğun maruz kalmamaktadır, çünkü dijital beceri ve bilgi donanımı oldukça düşüktür. Rapordaki Türkiye bölümüne bir bakalım: “Türk çocukları ve aileleri İnternet’te güvenlik becerileri ile dijital okuryazarlık becerilerini arttıracak eğitsel önceliklere gereksinim duymaktadır. Bu eğitsel önceliler sadece hükumet tarafından değil STÖ’ler, medya, üniversiteler dahil diğer eğitim kurumları tarafından temin edilmelidir… Birçok AB raporunda ve toplantısında belirtildiği üzere, hükumetin İnternet’i sınırlama ve sansürleme müdahalesi yurttaşlar için güvenli bir İnternet temin etme yolu değildir. Türkiye yurttaşları için güvenli çevrimiçi ortam için daha demokratik çözümler geliştirmelidir.”
Alternatif Bilişim Derneği olarak Önerimiz: Türkiye’de dijital okuryazarlığın her düzeyde geliştirilmesi için ilgili kamu kurumlarının, STÖ’lerin işbirliği yapması gereklidir.

 

İnternet’in Bir Türlü Kullanamadığımız Fırsatlarına Yoğunlaşalım!
Türkiye, İnternet’in ağırlıkla tehditlerine odaklanmak ve bu tehditlere karşı ‘çözüm’ geliştirme çabalarından ötürü bu alandaki fırsatlar için bir cazibe merkezi olma şansını da kaçırmaktadır. Ülkede uygulanan filtre sisteminin yarattığı olumsuz algı yüzünden yabancı yatırımcıları cezbetmek bir yana, yerli girişimcilerin de kendi hizmetlerini yurt dışına taşıma riskiyle karşı karşıyadır. Örneğin; ‘Bulut Bilişim (Cloud) Hizmetleri konusundaki her türlü girişim için dünya çapında bir cazibe merkezi olmak’ şeklinde ortaya konan vizyon, her an keyfi bir engelleme ile karşı karşıya kalabileceklerini çeşitli uluslararası kuruluşların raporlarından okuyacak yabancı firmalarca benimsenmeyecektir. Bunun da ötesinde, geçtiğimiz aylarda haklarında ikide bir ‘yanlışlıkla’ engelleme kararı verilen Sanalika,Maçkolik gibi firmaların maddi manevi kayıpları yerli İnternet girişimcilerinin de Türkiye’deki sansür riskini bertaraf etmek için hizmetlerini yurt dışına taşımalarını gündeme getirebilir. Halbuki, çoğu sosyal medya hizmetlerini kullanabilen 35 milyon İnternet kullanıcısı ile Türkiye, İnternet girişimciliği potansiyeli yüksek genç nüfusa sahip ender ülkelerden biridir. Devletin, bu topraklarda geliştirilen az sayıda İnternet girişiminin bile Amerika ile Avrupa’nın belli başlı İnternet yatırımcılarının radarına girdiğini göz önünde bulundurarak Türkiye nüfusunu dijital okuryazar yapma seferberliği ile kalkındırmanın master planını yapması zaruridir.

 

Özetle Alternatif Bilişim Derneği olarak Türkiye’de İnternet’in 19. yılında kamuoyunun  dikkatini aşağıdaki önerilerimize çekiyoruz:
Yeni medya alanında üretilecek siyasal ve toplumsal politikalar öncelikle ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkını temel alarak tüm paydaşların katılımıyla farklı hedef kitlelere yönelikolarak geliştirilmelidir.
Türkiye’de sayısal uçurumu çözmeye yönelik eğitim politikası geliştirilmeli; eğitim seferberliği başlatılmalıdır.
Türkiye’de var olan İnternet’in güvenli kullanımına yönelik çeşitli çalışmaların ilgili tüm kurum ve kuruluşları, STÖ’leri ve özel sektörü içerecek şekilde geliştirilmesi, işbirliği ve koordinasyonun sağlanması gerekmektedir. Bu çalışmalarda özellikle çocukların ve gençlerin görüşlerine başvurulması gereklidir. Çocukların ve gençlerin kullanım pratikleri onların bakış açısı ile, etiketlenmeden ve önyargısız bir şekilde disiplinlerarası bir yaklaşımla kavranmaya çalışılmalıdır.
Çocukların, gençlerin ve ebeveynlerin yeni medyayı doğru, etkin ve verimli kullanımıkonusunda farkındalıklarının, bilgi ve beceri düzeylerinin arttırılması gereklidir.
Türkiye’de her düzeyde (yaş, cinsiyet, kuşak, bölge) dijital okuryazarlığın geliştirilmesi gerekmektedir.
Medyanın yeni medyanın kullanımından kaynaklanan olanakları ve riskleri dengeli bir şekildekamuoyuna sunması, toplumda doğru kanaat oluşumunu desteklemesi gereklidir. Medya ahlaki panik yaratmanın bir aracısı/zemini olmamalıdır.
Yeni medya ortamlarının kullanım bilgi ve beceri eksikliğiyle iyi niyet yoksunluğundan kaynaklı olası zararları üzerine yoğunlaşılarak, olanakları ve yararları göz ardı edilmemelidir.
Temel öğrenim kurumlarındaki “Medya Okuryazarlığı” ve “Bilgisayar” dersleri müfredatının dijital okuryazarlığı geliştirecek şekilde gözden geçirilmesi gereklidir.
• 5651 sayılı kanunun ve ilgili diğer mevzuatın yurttaşın ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı temelinde yeniden ele alınması/düzenlenmesi gerekmektedir.
Yurttaşın kişisel verilerinin korunması anayasal bir haktır ve bağımsız ve özerk bir yapıtarafından bu korumanın sağlanması gereklidir.
Alternatif Bilişim Derneği olarak kullanıcı merkezli, kullanıcının haklarını odağa kalan teknososyal politikaların geliştirilmesini talep ediyoruz.
Alternatif Bilişim Derneği'nin Kullanıcı Hakları Bildirgesi'ne ulaşmak için:
http://www.bildirge.org
www.alternatifbilisim.org
Kaynak: VoaNews

iPad Boyutu Küçülüyor

E-posta Yazdır

Apple’ın yeni model hazırlığının detayları grupla birlikte çalışan Güney Kore, Çin ve Tayvanlı parça üreticilerine dayandırılıyor. Şu anda 9.7 inch ekranlı modelle piyasada rekabet eden Apple iPad, art arda çıkardığı serilerde bu zamana kadar (son 2 yıl) ekran boyutuyla oynamadı. Yeni geliştirilen ve daha uygun fiyatlı olması beklenen modelin 7.8 inch boyutunda olacağı ve Samsung’un bu boyuttaki tabletin yakaladığı çıkışı durdurma adına etkili olacağı ifade ediliyor.


 


Bununla birlikte ekran boyutundaki değişiklik birçok firmayı üzen bir haber olacak. Çünkü iPad için hazırlanan uygulamalar bu kez farkl bir ekran boyutu için de tasarlanacak. Fiyat tarafında 500 dolarlardan Apple’ın mini modeliyle 250-300 dolar seviyesine kadar ineceği yönünde bilgiler de var. Tarih olarak da bu yılın sonuna işaret ediliyor.

Boston-İstanbul Hattında Teknoloji Köprüsü

E-posta Yazdır

Boston-İstanbul hattında teknoloji köprüsü Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Boston’daki üssüyle Avea’nın İstanbul-Ümraniye’deki teknoloji merkezi arasında teknoloji köprüsü kuruldu. Bu çerçevede MIT Mobile Experience Lab ile AvaLabs’in ortak çalışmalarıyla geleceğin teknolojilerinin üretilmesi hedefleniyor. Avea’nın teknoloji merkezi AveaLabs’i uluslararası bir Ar-Ge merkezine dönüştürmeye de katkı sağlaması planlanan işbirliği çerçevesinde önce akıllı şehirler ve sağlık alanlarındaki çözümlere odaklanılacak.


 


Teknoloji ve mühendislik konularında dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak tanınan Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Boston’daki üssüyle Avea’nın İstanbul-Ümraniye’deki Teknoloji Merkezi arasında bilişim köprüsü kuruldu. İmzalanan işbirliği çerçevesinde MIT Mobile Experience Lab’in birikim ve deneyimleri ile Avea’nın Ar-Ge merkezi geleceğin teknolojilerinin üretilmesi için kullanılacak. AveaLabs’i uluslararası bir Ar-Ge merkezine dönüştürmeye de katkı sağlaması planlanan işbirliği çerçevesinde önce akıllı şehirler ve sağlık alanlarındaki çözümlere odaklanılacak. Akıllı şehirde sadece ulaşım olarak değil bütün belediyecilik hizmetlerinin verilmesi, sağlıkta ise mobil tahlil gibi projeler geliştirilmesi planlanıyor. Akıllı şehirler konusunda başta İstanbul olmak üzere şehirler için prototipler hazırlanacak ve hızla hayata geçirilecek. Avea, MIT Mobile Experience Lab’de yapılan ‘Design without Boundaries’ araştırma dersine de sponsor oldu.

Yarının teknolojileri

MIT ile işbirliğini ‘Ar-Ge kardeşliği’ olarak değerlendiren Avea CEO’su Erkan Akdemir, kurulan bilişim köprüsüyle Türkiye’nin teknoloji geleceğinin daha verimli şekillendirilmesine katkı sağlayacaklarını söyledi. Akdemir, “Türkiye’nin en genç GSM operatörü olarak ilim neredeyse üşenmiyor oraya gidiyoruz. Sınırları aşan hedeflerimize ulaşmak için MIT ile bir nevi Ar-Ge kardeşliği yaptık. Biz de pek çokları gibi, MIT’nin gerçekleştirdiği bir konferansa, bir panele ya da bir etkinliğe destek olabilirdik. Bunu yapmadık çünkü biz uzun vadeli düşünüyoruz, çünkü hedefimizi Avealabs’ı geleceğin Mobile Experience Labs’ı yapmak olarak belirledik. İşbirliğimizle MIT’nin çalışma ilkelerini, araştırma modellerini ve geleceğe bakış açısını Avea nezdinde Türkiye’ye taşıyacak bir aşı rolünü üstlendik. Türkiye’nin teknoloji geleceğinin daha verimli şekillendirilmesinde bu aşının tutacağına inancımız ise tam” dedi.

Bu işbirliği ile MIT’nin Avea’nın öncelikli alanları için araştırma yapacağını kaydeden Akdemir, “2012 için bu alanları akıllı şehirler ve sağlığın başta geldiği mobil uygulamalar olarak belirledik. Bu laboratuvardan çıkan projeleri hayata da geçirebiliriz. Kendimize sınır koymadık. Bir ayağımız Türkiye’de pergel misali dünyada döneceğiz. Nerede ve nasıl daha iyi oluyorsa onu yapmak için uğraş verecek ve onun peşinde gideceğiz” diye konuştu. Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin de Avea’nın 17 bin metrekarelik Türkiye’nin alanındaki ilk ve tek Ar-Ge merkezinde 220 Türk mühendisin geleceğin teknolojileri ve uygulamaları için çalıştığını belirtti.

Şahin, şöyle konuştu: “Avea olarak öncelikli hedefimiz, ülkemizin bilgi toplumuna dönüşebilmesi için son teknolojilerin etkin bir biçimde kullanılmasına ve bilgiye hızlı bir biçimde erişim sağlanmasına alt yapı hazırlamak. Bu alt yapıyı hazırlayan teknolojinin kalbi ise AveaLabs’in de içinde yer aldığı Avea Ar-Ge Merkezi’nde atıyor. Avealabs’de oluşturduğumuz Ar-Ge ekosisteminin, MIT Mobile Experience Laboratory’de sponsor olduğumuz Design without Boundaries araştırması ile bugünün şehirlerinin yarının akıllı şehirlerine dönüşümüne yönelik aşamalar kaydedilecek. Bu, işbirliğimizin sadece bir maddesini oluşturuyor. Ayrıca, özellikle mobil sağlık ve akıllı şehirler kapsamındaki konuların işlendiği, lisans ve lisansüstü öğrencilerine yönelik bir workshop düzenlenmesi ve AveaLabs ekibinden arkadaşlarımızın MIT’deki çalışmalara katılması da yer alıyor. Bu işbirliği ile Avea Labs’ın sınırlarını dünya olarak değiştirdik.”

Fırsatın kazası olmaz

Bu arada işbirliğine ilişkin gerçekleştirilen gala yemeğinde ise Boston Türkiye Başkonsolosu Murat Lütem’in yanı sıra, Boston’da yaşayan Türk çalışan ve Türk girişimcileri ile bir araya gelen Erkan Akdemir, ABD’deki girişimcileri birlikte çalışmaya davet etti. Akdemir, “Türkiye, ABD’ye en çok öğrenci gönderen 10. ülke konumunda. Ama artık Türkiye’de de çok fırsatlar var ve fırsatın kazası olmaz, önünüze gelince değerlendireceksiniz. Gelin bizlerle, uzaktan çalışın. Geleceğin teknolojilerini birlikte şekillendirelim” dedi.

MIT mezunlarının kurduğu şirketler 11. büyük ekonomi olurdu!

ERKAN Akdemir, neden MIT’yi seçtiklerini ise şöyle açıkladı: “2009 yılındaki datalar 25 bin 800 şirketin MIT mezunları tarafından kurulduğunu gösteriyor. Çarklar biraz da MIT mezunlarıyla dönüyor desek abartmış olmayız. MIT mezunlarının kurdukları bu şirketlerle şirketlerde 3 bin 300 çalışan 2 trilyon dolar tutarında yıllık gelir üretiyor. Eğer bu şirketler bir ülke ekonomisi oluştursalardı, dünyanın 11. büyük ekonomisine sahip olurdu.

Yani MIT bir üniversiteden fazlası. MIT’nin öğretim ve araştırma üyeleri, öğrenci ve mezunlarının bugüne kadar kazandığı 77 Nobel Ödülü, ‘Neden MIT?’ sorusunu en iyi şekilde cevaplıyor. Üstelik bu ödüllerin 15’i son beş yıl içinde kazanılmış. 1997 yılından başlayarak her yıl bir MIT mezunu, öğrencisi ya da eğitim ve araştırma görevlisi Nobel ödülü almış. MIT, bilimsel buluşları kadar, dünyada teknolojiye yön veren uygulamaları, dünyaya armağan ettiği proje ve fikirleri ile de ön planda.

Time Dergisi’nin her yıl seçtiği dünyanın en iyi 10 inovasyon projesi sıralamasında MIT’den ortalama 2 ya da 3 proje yer aldığını görmek neredeyse sıradanlaştı. Son kullanıcı bilmese de hayatımızdaki pek çok ürün, MIT imzasını taşıyor. Örneğin market satışları 6.5 milyar doları bulan Akamai, çocukların vazgeçilmez oyuncağı LEGO gibi şirketler, hep bu inovatif ortamdan çıktı. Avea olarak gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği ile bu kültürü, ülkemize taşıyacağımız aşı rolünü üstleneceğiz.”

Ekipte Türk doçent var

20 kişilik bir araştırma ekibinden oluşan Mobile Experience Lab’ta Türkiye’den de bir araştırmacı bulunuyor. Doçent Pelin Arslan’ın yer aldığı ekibin, NFC, mobil ödeme, lokasyon bazlı servisler gibi konularının yanısıra, Paris Belediyesi ile yürütülen interaktif otobüs durağı, Cisco ile yapılan kişisel seyahat asistanı gibi çalışmaları var. MIT’teki bir diğer laboratuvar Game Lab-Gambit. Oyun tasarlamak için kurulan Gambit’teki çalışmaların sponsoru ise Singapur devleti.

Avea tüm dünya için değerli bir iş ortağı

MIT Direktörü Dr. Federico Casalegno, MIT Experience Lab’in insan odaklı araştırmalarla ‘Tüketicinin hayatını nasıl değiştirebiliriz’ üzerine kurulu bir çalışma sistemi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Avea ile birlikte adım attığımız bu yeni yolda ise her hafta AveaLabs ile telekonferanslar düzenleyerek, ders kapsamında Boston-İstanbul arası karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. AveaLabs ve MIT, telekom alanında nasıl verimli sonuçlar elde eder, bunu tartışıyoruz. MIT Experience Lab ile AveaLabs birbiriyle örtüşen iki kurum. Avea dinamik, güçlü bir operatör, sadece bizim için değil tüm dünya için değerli bir çalışma ortağı. Birlikte verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz.”  (Necla DALAN / VATAN)

Silikon Vadisinin Türkleri Toplanıyor

E-posta Yazdır

Turk Avenue Özel - Turkish American Business Connection tarafından organize edilen Turkish American Business Conference iki yıl aradan sonra Google'un merkezinin de bulunduğu California'nın Mountain View şehrinde gerçekleştiriliyor. Kuzey California'da Bay Area olarak anılan ve yaklaşık 10-15 bin arası Türkün yaşadığı bölgedeki teknoloji firmalarında çalışan Türkler 5 Mayıs'ta Computer History Museum'da bir araya gelecek.


 


''The Year of the Entrepreneur'' sloganının ana tema olarak seçildiği konferansta, kendi işini kurmak isteyen girişimcilere yol gösterilmeye çalışılacak. Konferansa Yonja ve Civic-Solar'ın kurucusu Kerim Baran, Koding.com'un CEO'su ve kurucu ortağı Devrim Yaşar, SocialWire'ın kurucusu Selçuk Atlı, Udemy CEO'su ve kurucu ortağı Eren Bali, Wallit CEO'su ve kurucu ortağı Veysel Berk, TurkishSpark'ın kurucu ortağı Superonline eski genel müdürü Babür Özden, Venture direktörü Vish Mishra gibi konuşmacılar katılıyor.

Ayrıca Los Angeles'a yeni atanan Ticaret Ataşesi Ebru Gülsoy ve Türkiye'deki büyük teknoloji firmalarından Netaş'ın araştırma-geliştirme sorumlusu Öner Tekin konferansta yer alacak diğer isimler olacak.

Konferansla ilgili Turk Avenue'ye bilgi veren TABCON pazarlama sorumlusu Tuğsan Topçuoğlu, konferansa kendi işini kurmak isteyen girişimciler çekmeyi hedeflediklerini söyledi.

Yaklaşık 150 kişinin katılmasına beklediklerini ifade eden Topçuoğlu'nun kendisi de Amerika'lı dev perakende zinciri Macy's'in web sitesi macys.com'da sistem müdürü olarak görev yapıyor. Özellikle Google, Apple, Oracle, Yahoo gibi Türklerin çalıştığı şirketlerden katılım olacağını kaydeden Topçuoğlu, bölgedeki Stanford Üniversitesi ve University of California Berkeley'de okuyan Türk öğrencilerin konferansa ilgi göstermesini beklediklerini dile getirdi.

Turkish American Business Connection, bölgede yaşayan Türkleri biraraya getirmek adına her ayın son Perşembesi dönüşümlü olarak San Francisco ve Palo Alto'da sosyal etkinlikler düzenliyor. TABCON Konferansı ise bu küçük buluşmaların yıllık büyük organizasyonu olarak kabul ediliyor. 

Konferansın sponsorları arasında İstanbul Ticaret Odası'nın kurduğu Teknopark İstanbul, Tivid, Inc, Ozen Engineering, Tunc Doluca, Begul Tunc gibi firmalar yer alıyor.

Konferansın katılım ücreti ise üye olmayanlara 149, öğrencilere 109 dolar. TABC'e üye olup konferansa katılmak isteyenlere ise 179 dolar. Konferansa katılmak için bu linkten kayıt yaptırabilirsiniz. http://www.regonline.com/register/checkin.aspx?eventid=1077136

2008 ve 2009 yıllarında üst üste yapılan TABCON konferanslarına 2010 ve 2011 yıllarında ara verilmişti.

Konferansla ilgili detaylı bilgi için wwww.tabcon.org sitesini ziyaret edebilirsiniz.

KONUŞMACILAR
Vish Mishra- Venture Director, Clearstone Venture Partners
Carol M. Sands - Founder, The Angel's Forum
Babur Özden- Co-Founder, TurkishSpark
Dilawar Syed- CEO, Yonja Media Group
Veysel Berk- Founder and CEO, Wallit
Selçuk Atlı- Founder and CEO, SocialWire
Devrim Yaşar- Co-founder and CEO, Koding.com
Eren Bali- Co-founder and CEO, Udemy
Aslı Aras, Ph.D. - Corporate Development Manager, Agilent Technologies
Pascal Finette- Director of Mozilla's Open Innovation Group, Mozilla Foundation
Menekşe Gencer- Mobile Payments Consultant, mPay Connect
Ebru Gülsoy- Commercial Attaché, San Francisco Office of the Commercial Attaché
Öner Tekin- Netaş Technology and R&D Leader
Kerim Baran- Co-founder at Civic-Solar
Rajiv Gupta- VP/GM Policy Management Business Unit, Cisco Systems

Facebook’tan Fotoğraf Paylaşım Uygulamasına 1 Milyar Dolar

E-posta Yazdır

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram’ı satın almak için 1 milyar dolar ödemeyi planlıyor. Facebook’un kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mark Zuckerberg, sosyal  paylaşım sitesinde yaptığı açıklamada, Instagram’ı  satın almak için 1 milyar dolar harcadıklarını belirterek, “Bu Facebook için  önemli bir dönüm noktası çünkü ilk kez çok sayıda kullanıcısı olan bir şirket ve  ürüne sahip oluyoruz” dedi.


 

Facebook’un San Francisco merkezli Instagram için ödemeyi nakit ve hisse  olarak yaptığı, şirketin 10 çalışanını kiraladığı, anlaşmanın haziran ayının  sonuna kadar sonlandırılmasının beklendiği belirtildi. Kısa bir süre öncesine kadar sadece Apple marka cihazlarda mevcut olan  Instagram, kişilerin mobil araçlarıyla çektikleri fotoğrafları filtrelemelerini,  bunları arkadaşları ve yabancılarla paylaşmalarını sağlıyor.

Sayfa 6 / 42