TÜRKİYE

Osmanlı Hanedan Üyesi Neslişah Sultan Toprağa Verildi

E-posta Yazdır

Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesi Neslişah Sultan, Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi. Geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat eden Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesi ''Neslişah Sultan''' için Yıldız Hamidiye Camisi'nde tören düzenlendi. Osmanlı Haneden defterine kaydı yapılan son kişi olarak bilinen ve son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin ve son halife Abdülmecit'in torunu olan Neslişah Osmanoğlu'nun cenazesi, öğle namazına doğru camiye getirildi.


 


''Neslişah Sultan''ın tabutu üzerine, Osmanlı geleneği olarak, Kabe örtüsü konuldu ve burada öğle ezanından önce Yasin-i Şerif okundu. İkinci Abdülhamit tarafından 1885-1886 yıllarında yaptırılan Yıldız Hamidiye Camisi'ndeki törende, öğle namazının ardından ''Neslişah Sultan'' için cenaze namazı kılındı.

''Neslişah Sultan''ın naaşı, törene katılan kadınların da en arka sırada saf tuttuğu cenaze namazının ardından eller üzerinde cenaze aracına kadar takbir getirilerek taşındı. Bu arada, cenaze törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın da kısa bir süre ''Neslişah Sultan''ın tabutunu taşıdığı görüldü.m Neslişah Sultan'ın cenazesi daha sonra, toprağa verilmek üzere Aşiyan Mezarlığına doğru yola çıkarıldı.

Cenaze namazına katılan ve aile üyelerine taziyede bulunan Arınç, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, iç politikayla ilgili konuşmayacağını belirterek, ''Hanedan'ın son temsilcisi vefat etti. Sayın Başbakanımız adına, arkadaşlarımla birlikte taziyede bulunmak üzere geldim. Cenaze namazına katılacağız, Neslişah Sultan Hanımefendinin cenazesinde bulunmayı bir görev biliyoruz. Sayın Başbakanımızın selamlarını ve baş sağlığı dileklerini yakınlarına ileteceğim, bütün milletimizin başı sağ olsun'' dedi.

Törene katılan Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu da, Sultan 2. Abdülhamit'in 4. kuşak torunu olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Sürgünden sonra Türkiye'de doğan ilk şehzade benim. 1979 İstanbul Fatih doğumluyum. Halamızın son yolculuğu için buradayız. Babamız 1974'te af kanunu çıkınca gelmişti. Çok üzgünüz bir büyüğümüzü daha kaybettik. Sarayda doğan son haneden üyesiydi. Herkesin başı sağ olsun.''

SON SULTAN SON YOLCULUĞUNDA

Tarihçi İlber Ortaylı da ''Neslişah Sultan''ın ölümüyle resmi hanedanlık üyeliğinin sona er
diğini ifade ederek, ''O statü bitti artık. Mısır'ın son nahidesiydi. Uzun bir ömür sürdü, buna rağmen kendisini çok özleyeceğiz. Son dakikaya kadar aydınlattı bizi'' dedi.

Camideki cenaze törenine ''Neslişah Sultan''ın Mısır'da yaşayan oğlu Abbas Hilmi, Kızı İkbak Saviç, torunu Davut Hilmi, yeğeni Fazile Bernar, kuzeni Osman Selahattin Osmanoğlu ile Kayıhan Osmanoğlu, Harun Osmanoğlu, Osman Mayatepek, Kenize Murad, Ömer Reda, Salih Reda, Ömer Eroğan ve Arzu Enver Eroğan da katıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu ile Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı İşadamı Ali Koç ile Nevzat Yalçındaş ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da çelenk gönderdikleri görüldü.

'Neslişah Sultan Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi

Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesi ''Neslişah Sultan'' Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Osmanlı Haneden defterine kaydı yapılan son kişi olarak bilinen ve son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin ve son halife Abdülmecit'in torunu olan Neslişah Osmanoğlu'nun naaşı, Aşiyan Mezarlığı'nın girişinde cenaze aracından indirilerek aile yakınlarının omuzlarında defnedileceği yere getirildi.

Mezarlıkta yapılan törene, ''Neslişah Sultan''ın Mısır'da yaşayan oğlu Abbas Hilmi, Kızı İkbal Saviç, torunu Davut Hilmi, yeğeni Fazile Bernar, kuzeni Osman Selahattin Osmanoğlu ile Kayıhan Osmanoğlu, Harun Osmanoğlu, Osman Mayatepek, Kenize Murad, Ömer Reda, Salih Reda, Ömer Eroğan ve Arzu Enver Eroğan, Tarihçi İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı da katıldı.

Neslişah Sultan'ın naaşı, burada okunan dualar eşliğinde toprağa verildi. ''Neslişah Sultan''ın torunu Davut Hilmi'nin defin sırasında mezara toprak attığı görülürken, yurt dışından gelen yakınları da çiçek bıraktı.

Dışişleri Bakanı Clinton Türkiye Yolcusu

E-posta Yazdır

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın da hafta sonu İstanbul’da yapılacak Suriye’nin Dostları zirvesine katılacağı açıklandı. Dışişleri Bakanlığı açıklamasına göre Clinton 31 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da olacak. Açıklamada, İstanbul’da yapılacak toplantı “Suriye muhalefetiyle dost ve müttefik ülkelerin Suriye halkının katledilmesini durdurmayı ve demokrasiye geçişi sağlamayı hedefleyen adımların devamı” olarak nitelendirildi.


 


Dışişleri Bakanı Clinton’ın İstanbul’da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve başka yabancı liderlerle ikili görüşmeler yapacağı da belirtiliyor.

Clinton, Türkiye’ye yapacağı ziyaretten önce Suudi Arabistan’da temaslarda bulunacak. Kral Abdullah’la görüşecek olan Clinton’ın gündeminde yine Suriye ve diğer bölgesel konular olacak. (Voa News)

Koreli Yatırımcılara Türkiye Daveti

E-posta Yazdır

Ciroları 400 milyar doları bulan Güney Koreli devlerin CEO'ları ile bir araya gelen Başbakan Erdoğan, "Türkiye'de ciddi yatırım fırsatları var. Geç kalmayın yatırıma gelin. Bürokratik engellerin kaldırılması dahil, her türlü kolaylığı sağlarız" dedi


 

Başbakan Tayyip Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmak için geldiği Seul'de Kore'nin dev şirketlerinin CEO'larıyla bir araya geldi. Yıllık toplam ciro değeri 400 milyar doları bulan şirketlerin CEO'larına seslenen Erdoğan "Türkiye'ye yatırıma gelin" dedi. Bugün serbest ticaret anlaşması da imzalayacak olan Başbakan Erdoğan ile CEO'lar arasında ilginç diyaloglar yaşandı.

CİDDİ İMKÂNLAR VAR
Başbakan Erdoğan CEO'lara Türkiye'nin kat ettiği ekonomik gelişmeyi anlattı, "Türkiye'de ciddi yatırım imkânları var. Türkiye önemli yatırım fırsatları sunuyor. Türkiye'ye yatırıma gelin. Yatırım ortamı konusunda, bürokratik engellerin kaldırılması dahil, gereken her türlü kolaylığı sağlarız" dedi. Başbakan Erdoğan ile Hyundai CEO'su arasında ilginç bir diyalog geçti. Hyundai CEO'su Erdoğan'a "Türkiye'de i20 modelinin üretim kapasitesini 100 binden 200 bine çıkaracağız" dedi.

 

Erdoğan Hyundai'ye "Motor yatırımını neden Türkiye'de yapmıyorsunuz, üretim için en ideal ülke Türkiye" dedi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da CEO'ya "Fırsat kaçırıyorsun, motor yatırımlarıyla ilgili teşvik sisteminde çok önemli bir dönemeçteyiz. Sakın geç kalma erken gel" diye söyledi. Hyundai'nin motor konusunda teşvik yasasını beklediği öğrenildi. Başbakan Erdoğan, gemi motoru üreten STX firması yöneticisine "Daha evvel Türkiye'de yatırım yapacaktınız, ne oldu?" diye sordu. Şirketin CEO'su "O zaman kriz vardı, sektör krize girmişti, ama şimdi planlıyoruz" yanıtı verdi. STX'in enerji sektöründe yatırım yapmak istediği öğrenildi. CEO'larla toplantı sonrasında CJ Group ile Demsa Group arasında Türkiye'de Shopping TV kurulması konusunda anlaşma imzalandı.

TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANACAK
Eonomi Bakanı Zafer Çağlayan da yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Yeni teşvik sistemi ile bilhassa ülkemizde üretilmeyen, ithal edilen ürünler destekleneceği bir ortam oluşacak. Açıklanacak olan sistemle Türkiye işgücü maliyetlerinde son derece iddialı hale gelecektir. Türkiye'de yatırım yapan ciddi manada bu işten kazanacaktır."

CEO'DAN TÜRKÇE ŞARKI JESTİ
CJ şirketinin CEO'su Hae-sun Lee Erdoğan'a sürpriz yaparak "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur" şarkısını söyledi. Başbakan Erdoğan da düzgün bir Türkçeyle şarkıyı söyleyen CEO'yu alkışladı.

TÜRKİYE OPERASYON ÜSSÜ OLACAK
Güney Kore'nin dev inşaat şirketi SK'nın CEO'su Erdoğan'a "Biz Türk firmalarıyla ortaklık kurmak istiyoruz, hangi bölgelerde işbirliği yapabiliriz" diye sordu. Erdoğan da "Ortadoğu, Afrika, Kafkasya coğrafyasında işbirliği yapabilirsiniz" dedi. Bunun üzerine SK CEO'su Türkiye'yi söz konusu bölgelerde yapılacak yatırım operasyonları için üs olarak seçti

Bedelliye 17 bin 587 Başvuru

E-posta Yazdır

Bedelli askerlik için 17 bin 587 kişi başvuruda bulundu. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerliğe müracaat eden yükümlü sayısının 14 Mart 2012 tarihi itibarıyla 17 bin 587 olduğunu açıkladı.


 


CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün soru önergesine Milli Savunma İsmet Yılmaz’ın verdiği yanıt, bedelli askerliğe müracaat eden yükümlü sayısının 17 bin 587 olduğunu ortaya koydu. Milli Savunma Bakanı, soru önergesine şu yanıtı verdi:

“1111 sayılı Askerlik Kanununa eklenen ve 15 Aralık 2011 tarihinde 28143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren geçici 46. madde uyarınca bedelli askerliğe müracaat eden yükümlü sayısı 14 Mart 2012 tarihi itibarıyla 17 bin 587’dir.”

KÖPRÜLÜ: HÜKÜMETİN HEDEFİ TUTMADI

Milli Savunma Bakanı’nın yanıtını ANKA’ya değerlendiren Köprülü, bedelli askerlikte istenilen ve beklenen sayıya ulaşılamadığının ortaya çıktını belirterek, şöyle dedi:

“Sayın Bakan’ın açıklamaları göstermiştir ki, bizzat hükümet tarafından da yapılan açıklamalarda en az 150 bin kişinin yararlanması beklenen bedelli askerlik için ancak 17 bin 587 kişi başvuruda bulunabilmiştir. Halbuki amaç bakaya sayısındaki artışı azaltmaktı. Ancak başta söylenen amaca hizmet edilmediği görülmektedir.”

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu Türkiye Kararındaki Skandal

E-posta Yazdır

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu'nun "2012 Yılı Dünyada Dini Özgürlükler Raporu"nda Türkiye'nin "özel kaygı uyandıran ülkeler" listesine alınması kararının, komisyon üyelerinin çoğunluğunun görüşünü yansıtmadığı ortaya çıktı.


 


ABD Kongresi tarafından 1998'de çıkan dini özgürlükler yasası kapsamında kurulan ve dünyada dini özgürlük koşullarını izlemek ve bu çerçevede ABD Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Amerikan Kongresi'ne tavsiyelerde bulunmakla görevli USCIRF, dün "2012 Yılı Dünyada Dini Özgürlükler Raporu"nu yayınlamış ve Türkiye, ilk kez "özel kaygı uyandıran ülkeler" listesine alınmıştı.

Komisyonun bu kararının arkasında ise neredeyse bir "skandal"ın yattığı ortaya çıktı.

Buna göre, 9 üyeli komisyonda önce 4 üye, Türkiye'nin bu kategoriye alınmasına karşı çıkmasına rağmen, diğer 5 üyenin desteğiyle karar 4'e karşı 5 oyla geçti. Fakat, rapor daha yayımlanmadan komisyon üyelerinden Don Argue, Türkiye'nin bu kategoriye alınmasına yönelik kararını değiştirdiğini açıkladı ve bunu komisyona bildirdi. Ancak Argue'nun bu karar değişikliğiyle komisyonda çoğunluk Türkiye'nin "özel kaygı uyandıran ülkeler" listesine alınmaması yönünde değişmesine rağmen, rapor ilk haliyle yayıma girdi.

Bu nedenle, 5 komisyon üyesi Don Argue, Felice Gaer, Azizah al-Hibri, William Shaw ve Ted Van Der Meid, raporun Türkiye ile ilgili bu kararına karşı çıkan yazılı basın açıklaması yaptı.

Raporu genel anlamda desteklemelerine rağmen, Türkiye ile ilgili kararı eleştiren 5 komisyon üyesi açıklamada, Argue'nin Türkiye'nin "özel kaygı uyandıran ülkeler" listesi yerine "izleme listesi"ne alınması yönündeki görüş değişikliğinin rapora yansıtılmadığını belirtti.

Üyeler, Argue'nin karar değişikliğinin ardından raporun yeniden düzenlenmesi için aslında gereken zamanın bulunduğuna dikkati çekerek, raporun, bu haliyle komisyonun çoğunluğunun Türkiye ile ilgili kararını doğru bir şekilde yansıtmadığını ve bundan üzüntü duyduklarını ifade etti.

Rapor, ne kadar objektif?
Amacı, "dünya genelindeki" dini özgürlüklere dair ciddi ihlalleri ortaya koymak olan raporda, başlı başına ele alınan 25 ülkeden Venezuela hariç, Katolik Hristiyan çoğunluklu olmayan, Müslüman, Budist, Ortodoks Hristiyan ve dini inancı bulunmayan kişilerin çoğunluklu yaşadığı ülkelerden oluştuğu görülüyor.

Bunun yanında, 331 sayfalık raporda Batı Avrupa ülkelerinin tamamına sadece 10 satırdan oluşan sadece bir paragrafın ayrılması dikkat çekiyor. Bu on satırda da Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya ve İsveç ülkelerindeki peçe ve başörtüsüne yönelik yasaklardan çok genel anlamda bahsediliyor.

Rapordaki "izleme" veya "özel kaygı duyulan ülkeler" listesinin, raporun ilk yayımlandığı dönemlerden bu yana pek değişikliğe uğramadığı da görülüyor.

Komisyonun üyeleri Kongre ve Beyaz Saray tarafından atanıyor ve bütçesi de Kongre tarafından tahsis ediliyor. Komisyon, bu yapısı nedeniyle zaman zaman "siyasi atmosferden etkilendiği" eleştirisini alıyor ve objektifliği konusunda eleştiri ve soru işaretleri yaratıyor.

Türkiye, rapora ilk olarak 2008'de "gözden geçirilen ülkeler" olarak girdi. 2009'da ise "izleme listesine" alındı ve bu yıl ilk kez "özel kaygı duyulan ülkeler"den biri olarak gösterildi.

Sayfa 18 / 103