THY, Houston-İstanbul Hattında Büyük İndirim Yaptı

E-posta Yazdır

Nisan 2013'ten itibaren ABD'nin Houston şehrine sefer başlatacak olan Türk Hava Yolları (THY), erken bilet satışlarında indirime gitti. THY'den yapılan açıklamaya göre, Houston-İstanbul seferleri 1 Nisan 2013 tarihinden itibaren her hafta pazartesi, salı, cuma ve cumartesi günleri karşılıklı olarak yapılacak.


 


Houston'dan İstanbul'a (gidiş-dönüş) erken rezervasyonda vergiler dahil 799 dolardan başlayan ücretlerle seyahat edilebilecek.

Yolcuların biletlerini, ''www.thy.com'' sitesi, 1-800-874-8875 (ABD) 444 0 849 (TR) numaralı çağrı merkezinden veya satış ofislerinden ayırtabilecekleri kaydedildi. (USASABAH ve Ajanslar)

Türk Tütününün 150 Yıllık Amerika Serüveni

E-posta Yazdır

Cemil Özyurt - ''Türk gibi sigara içmek'' deyimi uluslararası alanda bilinen bir deyimdir. Türklerin sigara içmekteki alışkanlıklarının dışında bilinen bir başka bir gerçekte Türk tütününün kalitesidir. İlk olarak 1865-1870 yılları arasında New York'a ithal edilen Türk tütünü, Amerikan sigara şirketleri tarafından keşfedildi ve kısa sürede bir birinden farklı sigara markalarıyla tüm ülkeye yayıldı. Yeni dünya Amerika'da egzotik bir ürün olarak tanıtılan Türk tütünü, ''Fatima'', ''Murad'', ''Osman'', ''Helmar'', ''Natural'', ''Egyptian Prettiest'' ve ''Royal''  Amerikalıların sigara alışkanlığına farklı bir boyut kazandırdı.


 

Manisalı Morris Şinasi'nin 1904 yılında New York'ta kurduğu Shcnasi Brothers şirketi ile makinede sarılan sigaralarla tanışan Amerikalılar, Şinasi'nin çalışanlarından bir başka Manisalı Samuel Benaderet vasıtasıyla Amerika'nın Batı yakasında sigara içme alışkanlığını pekiştirdi.

Benaderet's Inc. adıyla California eyaletinin en eski pipo ve tütün dükkanına sahip olan Samuel Benaderet, 1915 yılında San Francisco'da gerçekleştirilen The Panama-Pacific Uluslararası Fuarı'na katıldı. O güne kadar yapılan en güzel ve görkemli fuarlardan biri olan etkinlikten sonra Benaderet, iklimi ve şehri sevince tütün işine burada devam etmeye karar verdi. Şubat-Aralık 1915 tarihleri arasındaki fuardan sonra San Francisco'da 46 Geary Street'te üç katlı pipo ve tütün dükkanı ile üretim tesisi açan Benaderet, dönemin ünlü erkekler klüblerinde içilmek üzere özel etiketli sigaralar üretti.

New York'ta sigara işini büyüten Şinasi Kardeşler ile ortaklığını sürdüren Benaderet, atölyesinde ürettiği sigara markaları arasında bayanlar için ürettiği ''Harem Beauties'', mini boyutta ''Benaderet Petites'' yer aldı.

1920'lı yıllarından sonunda açılan dükkan, kısa sürede tütün kullananların uğrak yeri olmayı başardı. Her sigara içicisinin zevkine yönelik farklı ürün satışı yapan Benaderet, 1939 yılında Golden Gate Fuarı'nda ''California'' adıyla ürettiği özel sigara en çok tercih edilen markalardan biri oldu.

Hollywood'un ünlü radyo sunucusu, televizyon oyuncusu ve pek çok ünlü kahramanın seslendirmesini yapan Bea Benaderet'in (ö. 1968)babası olan Samuel Benaderet'in şirketi, Batı yakasında pipo, tütün ve sigara düşkünlerine Mart 1980 yılına kadar hizmet verdi.

TÜRK İSİMLİ SİGARA MARKALARI
Türkiye doğumlu Yahudi işadamlarının tütün işindeki başarılarının yanı sıra Amerika'daki sigara şirketleri de Türk tütününü reklam vurgusu olarak kullanmayı ihmal etmedi. Amerika'da Türk ve Mısır tütününden yapılan sigaralar 1. Dünya Savaşı yıllarında zirveye çıktı. Murad, Helmar ve Fatima isimleri ile piyasada satılan sigara markaları, Amerikan tütün karışımından yapılan sigaraların da pazara girmesi ile büyük rekabete girdi. O dönemin dergilerinde boy boy Türk tütününden yapıldığına vurgu yapılan sigara markaları yer aldı.

FATIMA
1940'lı yılların ünlü Times Square meydanı açıkhava reklam panolarında Fatima sigara markasının afişi dikkat çekti. Sigaranın ön yüzündeki Fatima resmi, yüzü bir baş örtüsü ile kapalı Türk kadına aitti ve 1950'li yıllara kadar aynı resim sigaranın üzerinde kaldı. Liggett and Myers (LM) Tobacco Company tarafından üretilen Fatima, uzun yıllar şirketin en popüler markası olarak kaldı. 1940'lı yılların sonunda radyo programlarına verdiği reklamlar ve sponsorluklarla adından söz ettiren Fatima, Amerikalıları 1949-1954 yılları arasında radyo başına kilitleyen ve Jack Webb tarafından sunulan Dragnet radyo serisinin de ana sponsoruydu.


1940'larda Chesterfield marka sigarayı piyasaya sunan şirket, Fatima'nın boyutunu 10 mm'den daha uzun hale getirerek''king size'' olarak satmaya devam etti. Özellikle 1950'li yıllardan sonra kendini yenilemeyen Fatima, pazar payını kaybetmeye başladı. 1980 yılında pazardan çekilen Fatima'nın yerini 1955'te piyasaya giriş yapan L&M sigaraları aldı.

Fatima'ya olan tiryakilik o dönemde yazılan romanlardaki kahramanların dilinden de edebiyat literatürüne girdi. 1929 yılında yazılan Alfred A. Knopf tarafından yazılan ''The Dain Curse'' romanında kendisine Rus sigarası uzatılan roman kahramanı, Fatima'dan vazgeçmeyeceğini söyler.

MURAD - 1906-1908
1900-1910 yılları arasında Murad marka sigaralar çok popülerdi. Siyah, beyaz ve kırmızı ambalajlı Murad sigaraları 10 adetlik kutuda 15 cent'e satılıyordu. Özellikle New York sosyetisinin gittiği tiyatroların programlarının yer aldığı kitapçıkların arka kapaklarına basılan Murad sigarası, ''The Metropolitan Standard'' reklam sloganı 1911 yılına kadar kullanıldı. P. Lorillard Company tarafından üretilen Murad, Türk tütününden üretilen en ünlü markası oldu. Murad'ın reklam sloganı daha sonra ''Everywhere--Why?'' olarak değiştirildi. Türk tütününden yapılan sigara güzel yaşamanın bir emaresi olarak lanse edildi.

Murad sigarasını üreten New Jersey'nin Jersey City şehrindeki P. Lorillard and Company şirketi Amerika'nın bilinen en büyük ve en eski sigara fabrikasıydı. (1760'dan beri) 160'dan fazla markanın sahibi olan P. Lorillard, 1883 yılında 12.5 milyon kilo tütün satıp 10 milyon dolar ciro gerçekleştirmişti.


Lorillard, Inc adıyla hala faaliyette olan şirket, Amerika'nın üçüncü büyük sigara üreticisi durumunda. Mentöllü Newport sigarası halen bu şirketin en bilinen markası olarak ABD'de satılıyor. Kent, True, Maverick ve Old Gold markaları da aynı şirkete sahip. Lorillard merkezi Greensboro, North Carolina'da bulunuyor.

PLEVNE KAHRAMANI GAZİ OSMAN PAŞA SİGARA MARKASI
Türk tütününü ürettiği sigaların üzerinde özellikle vurgulayan Camel'in Türk tütün karışımı hikayesini duyurması bir reklam kampanyası ile oldu. North Carolina doğumlu Richard Joshua Reynolds (RJR), ağızda çiğnenen ve pipolar için ürettiği tütün ile tanınmış bir işadamıydı. ''Prince Albert'' markasıyla 1907 yılında pazara sunduğu sigara Amerika'nın önde gelen markalarından biri oldu.

Amerikan Yerli Şefi'nin yer aldığı reklam kampanyasının dergi ve gazetelerde boy göstermesinden sonra popüleritesi daha da artan ''Prince Albert'' markasını, 1913 yılında Camel, Red Kamel, Osman ve Reyno marka sigalar takip etti. ''Osman'' sigarasının üzerinde ise 1877-78'de Osmanlı-Rus Savaşı'nda 143 gün süren Plevne kuşatmasını başarıyla savunan Gazi Osman Nuri Paşa'nın resmi yer alıyordu.

İyi bir gazete okuyucusu olan R.J. Reynolds Tobacco Co.'nun sahibi Dick Reynolds, 30 yıl kadar önce okuduğu Plevne kuşatmasındaki Osman Paşa'nın iyi bir marka ismi olabileceğini düşündü.

Dört sigara markası da ilginç grafikler, farklı isimler ve tütün karışımları ile piyasaya sunuldu. Osman marka sigara Türk tütününün yanı sıra Amerikan tütünü karışımı ile yapıldı. Ancak iki tütün arasındaki ciddi farklılık dört yıl aradan sonra ''Osman'' sigarasının 1917 yılında piyasadan çekilmesine neden oldu. Şirketin 4 yeni markasından sadece ''Osman'' pazardan çekilmek zorunda kaldı.

''Prince Albert'' markası piyasada o kadar çok tutuldu ki, şirket reklam kampanyasına 250 bin dolar ayırarak daha fazla tanıtılmasına destek verdi. ''Develer Geliyor'' başlıklarıyla yayınlanan reklamların da katkısıyla, 1921 yılında Amerika'da üretilen tüm sigaraların yarısını Camel marka sigaralardan oluşuyordu. Red Kamel 1936'da, Reyno 1947'de piyasadan çekildi. Camel hala satışa günümüzde de devam ediyor.

1939/40 NEW YORK DÜNYA FUARI
Amerika'da ilki 1876 Philadelphia'da düzenlenen uluslararası fuarın katılımcılarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu, 1893 yılındaki Chicago fuarının da büyük bir pavyonla yer almıştı. Cumhuriyet döneminde ABD'de organize edilen 1939-40 yıllarında New York'ta yapılan fuara 60 ülke katıldı. İstanbul Kapalı Çarşı pavyonu ile fuara katılan çeşme, kahve dükkanı ve sigara tanıtımı yapılan Türkiye bölümünde, Türkiye Tütün İşletmeleri tarafından Galata, İstanbul'da yüzde 100 Türk tütününden üretilen sigaralar satışa sunuldu. Jockey Club, Samsun, Boğaziçi, Sipahi ve Yenice sigaraları fuarda tanıtıldı.

1946 AHMET ERTEGÜN CENAZESİ
Türkiye'nin Amerika Büyükelçisi Münir Ertegün 1946 yılında vefat ettiğinde, cenazesi Amerikan hükümeti tarafından USS Missouri gemisi ile Türkiye'ye gönderildi. USS Missouri İstanbul Boğazı'na demirlediğinde 19 pare top atışı ile Büyükelçiye saygıda bulundu. Amerikan Başkanı Harry Truman'ın Sovyetler Birliği'ne Türkiye ve Yunanistan'dan uzak durma mesajı verdiği gemi mürettabatına, Türkiye'den eli boş gönderilmedi. Her bir denizciye 30 paket Türk sigarası verildi. Durham, North Carolina'da yaşayan ve gemide bulunan mürettabattan biri olan C.J. Simpson, İstanbul'da kendisine verilen sigara paketlerini özenle sakladı.

Camel halen ABD'de sattığı sigaraları Türk tütünü vurgusu ile satmaya devam ediyor. 1900'lü yıllarında başında Doğu'nun gizemini markalarına taşımak isteyen şirketlerin kullandığı Türk vurgusu günümüzde eskisi kadar sıklıkla kullanılmıyor. Ancak Türk tütünü, marka olmayı 20. yüzyılın başında başarmıştı.
(Bu haber yazılırken jimsburntofferings.com web sitesinden kaynak olarak yararlanılmıştır)

TİM\'den Michigan Üniversitesi’yle Ar-Ge işbirliği

E-posta Yazdır

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), sanayi üniversite işbirliğinin artırılmasına katkı sağlamak için ABD’nin Michigan Üniversitesi ile işbirliği protokolü imzaladı. İhracatçılar, üniversite ile eğitim, Ar-Ge, inovasyon, tasarım gibi alanlarda işbirliği yapabilecek.

 
'Türkiye - Michigan Üniversite – Sanayi İşbirliği ve Ar-Ge Forumu’nda üniversite ile işbirliği mutabakat zaptı imzalayan TİM, ihracatçılara uluslararası akademik bilgi ve birikimin kapılarının açılmasını sağladı. İşbirliği çerçevesinde ihracatçılar üniversitede eğitimin yanı sıra Ar-Ge, inovasyon ve tasarım alanlarında da işbirlikleri yapılabilecek.
 
Michigan Üniversitesi ile TİM’in işbirliğini değerlendiren Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ar-Ge ve inovasyonun son derece önemli olduğunun altını çizerek işbirliğinin bu alanda katkı sağlayacağını kaydetti. Bakan Çağlayan, “Bu işbirliğiyle ticari, ekonomik, dostluk köprüsü kuracağız. Burada attığımız imzalar işbirliği köprümüzün çelik konstrüksüyonu olacak” diyerek anlaşma sonrasında ihracatçının katma değeri yüksek ürünlere yöneleceğine inandığını söyledi.
 
İşbirliği büyük fırsat
 
Michigan Üniversitesi ile imzalanan protokol ile ABD’nin en seçkin üniversite temsilcileri ve endüstri liderleriyle önemli bir işbirliğine imza atkılarının altını çizen TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de 21. Yüzyılda bilgi toplumunda sanayi ve eğitimin içe olduğuna dikkat çekti. Büyükekşi, “Türkiye - ABD iki büyük stratejik ortak. Ancak ticaret ve yatırımda ilişkilerimizi daha da geliştirme ihtiyacımız var. Böyle işbirlikleri bunun gerçekleşmesini sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
 
İşbirliği törenine katılan ABD’li heyet başkanı Michigan Lansing Belediye Başkanı Virg Bernero, “Eğer dünyanın bir başkenti olacak olsaydı, bu İstanbul olurdu” diyerek, işbirliklerinin karşılıklı fayda üzerine olacağını söyledi.
 
Michigan Üniversitesi otomotiv endüstrisine kapılarını açtı
 
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Taşıt Araçları ve Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD), İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ile Türk Amerikan İşadamları Derneğinin protokol imzaladığı Michigan Üniversitesi ile bundan böyle eğitim, Ar-Ge, inovasyon gibi alanlarda işbirlikleri gerçekleştirebilecek.
 
OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, “Michigan otomotiv endüstrisinde dünyanın kalbi. Buradaki akademik bilgi birikime, deneyime bu işbirliğiyle ulaşabileceğiz. Özellikle Ar-Ge tasarım alanında endüstrimize katkı sağlayacağımızı düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu ise üniversite sanayi işbirliğinde önemli bir imza attıklarını hatırlatarak, “Bu anlaşmayla üyelerimize eğitim alanında uluslararası kapıları da açmış bulunuyoruz. Tüm taraflar için kazançlı bir işbirliği” ifadesini kullandı. (Hürriyet)

Houston Ticaret Ataşeliği Hizmete Açıldı

E-posta Yazdır

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ABD temaslarının ikinci gününde Texas eyaleti Houston şehrine geçerek Houston Ticaret Ataşeliği'nin açılışını yaptı. Houston'da yaşayan Türk ve Amerikalılar'ın katıldığı açılış programında konuşan Bakan Çağlayan, Houston'da yaşayan başarılı Türk iş adamlarını övdü. Çağlayan, Amerikalı yatırımcıları da Türkiye'ye yatırım yapmaya davet etti.


 


Yeni teşvik sistemine de değinen Bakan Çağlayan, ''Yeni teşvik paketi öyle bir paket ki, bu imkanlardan yararlanmayan yabancı yatırımcı çok şey kaybetmiş olacak'' dedi.

Zafer Çağlayan daha sonra Türkiye'nin ilk Houston Ticaret Ataşesi Deniz Şenyurt ile kurdele keserek Houston Ticaret Ataşeliğini açtı. Çağlayan teşvik sisteminin detaylarını açılış sonrası yaptığı ikili görüşmelerde Amerikalı iş adamlarına aktardı.

Daha sonra Houston Omni Otel'de Teksas Türk-Amerikan Ticaret Odası (TTACC) sponsorluğunda düzenlenen ve çok sayıda Amerikalı iş adamının katıldığı gecenin onur konuğu olan Çağlayan, katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Çağlayan burada yaptığı konuşmada da Türkiye ile Amerika'nın tarihten gelen dostluğunu vurgulayarak, ancak bu dostluğun ekonomik yansımalarını yeterince görmediklerini ifade etti.

Çağlayan, yeni teşvik yasası ile birlikte Türkiye'nin ABD ile olan ticaretinde ihracat açığının küçüleceğine inandığını söyledi.

Bakan Çağlayan, yaptığı konuşmada Türkiye'den Houston'a doğrudan uçuşlara başlanacağını da açıkladı. Türk Hava Yolları'nın en geç 2012 sonuna kadar Houston uçuşlarına başlayacağı haberini salondakiler ayakta uzun süre alkışladı.

Houston temaslarını devam ettirecek olan Bakan Çağlayan, Houston'da bulunan Raindrop Türkevi'ni ziyaret ederek, Texas eyaletinde ticaret yapan iş adamları ile görüşecek. Zafer Çağlayan ve beraberindeki heyet daha sonra uçakla Meksika'nın Puerto Vallerta şehrine hareket edecek. (AA)a

Amerikalı Bankacıların Kralı

E-posta Yazdır

ABD'li banka JPMorgan Chase'in CEO'su, 2011'de toplamda 23 milyon dolar gelir elde ederek Wall Street'in en çok kazanan bankacısı oldu. JPMorgan Chase, Çarşamba günü CEO'su Jamie Dimon'a 23 milyon dolar ödediğini açıkladı. Banka geçen yıl da yöneticisine aynı parayı ödemişti ancak bu yıl Wall Street'teki diğer bankacıların ödemelerinde azalma görüldüğünden, Dimon üst üste ikinci yılında ABD'nin en çok kazanan bankacısı oldu.         


 


Dimon'a verilen para, ABD'li rakip banka Goldman Sachs'ın CEO'su Llyod Blankfein'a verilen paranın iki katından fazla. GOldman, Blankfein'a 2011'de 9 milyon dolar öderken, bu bir önceki yılda yaklaşık 4 milyon dolar daha az bir tutar.          
     
Dimon'a yakın ödeme alan tek CEO, Wells Fargo'nun üst yöneticisi John Stumpf oldu. Stumpf, toplamda 20 milyon dolara yakın bir ödeme aldı.  
   
Dimon kendisine verilen 23 milyon dolarlık tutarın 6 milyon dolarını maaş ve nakit ikramiye olarak aldı. Geri kalan tutar ise sınırlı hisse ve opsiyonlar olarak ödendi. Dimon bu hisselerden 2014'te para kazanmaya başlayacak.   

PARASI AZALMADI
Dimon aynı zamanda JPMorgan içinde, 2011 ödemesi azalmayan tek yönetici de oldu. Örneğin bankanın yatırım bankacılığı birimi şefi James Staley, geçen 16 milyon dolar ödeme alırken, bunun için 5.3 milyon dolarlık nakit ikramiye de bulunuyor.   

JPMorgan'ın finansal işlemlerden sorumlu yöneticisi Douglas Braunstein, ödemesinde en fazla düşüş gören yönetici oldu. Braunstein, bir önceki yıla göre 3 milyon dolar düşüşle, 9.5 milyon ödeme aldı. (Hürriyet)

Murdoch Yatırımları Sürdürmek İçin Destek İstedi

E-posta Yazdır

Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşen ABD’li medya devi Rupert Murdoch, Türkiye’deki medya yatırımlarını artırmayı istediklerini belirterek destek istedi. Başbakanlık Merkez Bina’daki görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Murdoch görüşmede Erdoğan’a, 5 yıldan bu yana Türkiye’de medya sektöründe faaliyet gösterdiğini belirterek, “Medya sektörü açısından Türkiye’yi önemli bir ülke olarak görüyoruz. Buradaki yatırımları arttırmayı arzuluyoruz” dedi. Türkiye’de yayın yapan FOX TV’nin sahibi olan Murdoch’ın ismi Sabah-ATV satışında gündeme gelmişti.



Murdoch’ın Başbakanlık’a elinde İngiliz yazar Philby ya da bilinen diğer ismiyle Şeyh Abdullah’a ait 1933 yılında basılan “The Empty Quarter” isimli kitapla girmesi dikkat çekti. Arkeolog ve gezgin olan Philby, bu kitapta Arap Yarımadası’nın Rub’ul Hali (Boş Bölge) denilen en sıcak ve en ıssız bölgesini keşif çalışmaları sırasında, rehberlerinin kendisine anlattığı bilgileri paylaşıyor. Murdoch, görüşmede Erdoğan’a The Empty Quarter’ın özel bir baskısını hediye etti. (Hurriyet)

Amerikan Yatırımcılarının Gözü Çıkacak Teşvik Yasasında

E-posta Yazdır

Amerikan Şirketler Derneği (ABFT) Amerikan Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahşan Cebe, Türkiye'de yeni yatırımlar planlayan ABD'li şirketlerin de hükümetin açıklayacağı teşvik sistemini beklediğini bildirdi. Rahşan Cebe, yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un geçen hafta ülkedeki ticaret odalarını biraraya getirerek toplantı yaptığını belirtti. ABD hükümetinin ticareti artırmak için seferberlik başlattığını ifade eden Cebe, ''Türkiye bu noktada da ABD için çok önemli'' dedi.


 


Türkiye'de birçok sektörde yatırımları devam ABD'li şirketlerin yeni yatırımlar için teşvik ve vergi sistemlerinde düzenleme beklediklerini dile getiren Cebe, yatırımların artması için Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ve bakanlıklarla yakın çalışma yürüttüklerini söyledi. Türkiye'de yatırımların önünü açmak için çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini, hükümet tarafından açıklanacak yeni teşvik sisteminin de yatırımcılar tarafından heyecanla beklendiğini kaydeden Cebe, şöyle konuştu:

''Türkiye bölgesel etki alanı ve yatırım potansiyeliyle ön plana çıkan ülkelerden biri. Arap Baharı sürecinde olanlar ve bu ülkelerdeki ekonomik çalkantı nedeniyle Türkiye'nin önemi artıyor. Ülke olarak ekonomik hacmimiz ABD'nin eyaletlerinden küçük olabilir ama etki alanımız, potansiyelimiz çok büyük. Potansiyeli her geçen gün artırıyoruz. Başbakanlık Yatırım Ajansı ile birlikte diğer ülkelerin ajanslarıyla ciddi mücadele veriyoruz. Teşviklerin çıkmasını bekliyoruz. Teşvikler yatırımların artması için çok faydalı olacak. ABD'li yatırımcılar, herkes yeni teşvik sistemini bekliyor.''

Yabancı yatırımların artması için Türkiye'nin diğer ülkelerdeki vergi ve teşvik sistemiyle rekabet etmesi gerektiğini belirten Cebe, ''Türkiye diğer ülkelerin teşviki nasıl uyguladığına, vergi sisteminde neler yaptıklarına bakmalı'' görüşünü dile getirdi.

TİCARET HACMİ ARTIŞI
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ABD Başkanı Barack Obama'nın görüşmelerinde ''iki müttefik ülkenin ticaret hacminin de geliştirilmesi yönündeki görüş birliği'' ve ortaya koydukları vizyonun yatırımları artırdığını anlatan Cebe, ''Ticaret hacminin gelişiminde ileri gitmek istiyoruz. Hükümet de aynı şekilde ilerliyor. Türkiye dünyada ekonomide yüksek noktalara geliyor. Türkiye'ye daha fazla yatırım yapılmasını istiyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'de ''vergi, üretimdeki yüksek maliyetler ve bürokrasinin'' yatırımları olumsuz etkilediğini anlatan Cebe, vergi indirimi ve maliyetlerin azaltılmasının ABD sermayeli yatırımcılar için de cazibe yaratacağını vurguladı.

Cebe, ''Üretimdeki vergi konusunda sıkıntımız var. ABD'li global şirketler buna bakıyor. Üretimi yapmaları halinde elde edecekleri faydaya bakıyorlar. Türkiye'de iş gücü ucuz değil. Vergi sistemiyle de yatırımlar teşvik edilmeli. Hükümet bu konuda da ciddi çalışma yürütüyor. Ülkenin kalkınması için bu yöndeki çalışmalar çok önemli'' ifadesini kullandı.

ABD'li firmaların İstanbul'da çok önemli yatırımları bulunduğunu, sanayi ve enerji sektörüne yönelik çeşitli arayışların da sürdüğünü belirten Cebe, sağlık, mimarlık ve hukuk alanında faaliyet yürüten ABD'li şirketlerin de Türkiye'de ofisler açtıklarını sözlerine ekledi.

AA

ABD\'de Yaşayan Türk Akademisyenler Toplanıyor

E-posta Yazdır

Türk Amerikan Bilim adamları ve Araştırmacıları Derneği (TASSA)'nın 2012 yılı konferansı 3-4 Mart tarihleri arasında Maryland Üniversitesi'nde gerçekleştirilecek. Amerikan, Türk ve Türk-Amerikan bilim adamlarının bir araya geleceği konferansta yeni girişimlerin oluşturulabilmesi için çalışmalarda bulunulacak.


 


Panel tartışmalarının ve sunumların gerçekleştirileceği konferansta bilimsel, teknolojik işbirliğinin artırılması hedefleniyor.

2 gün sürecek organizasyonda sosyal bilimler, tabii bilimler, mühendislik, tıp, politika ve hukuk, edebiyat ve sanat alanlarından pek çok uzman bulunacak.

2004 Temmuz ayında kurulan TASSA, Washington merkezli bir kuruluş. TASSA 2005 yılından bugüne her yıl bir konferans düzenliyor. Derneğin amacı ABD ve Türkiye arasında akademik bir işbirliğinin oluşturulmasını sağlamak.
(USASABAH)
 

Jet-set Mücevhercisi Amerikan Güzelini Kaptı

E-posta Yazdır

Kapalıçarşı'nın ünlü mücevhercisi ve dünya jet-set'ine tasarım yapan Karun Kıraç, Amerika'da mağaza açacak. Kıraç'ın bu pazardaki yüzü de 2007 Amerika Güzeli Meagan Tandy olacak.  Daha 10 yaşındayken Kapalıçarşı'ya adım atan ve 400 yıllık aile mesleği olan mücevherciliği öğrenen Karun Kıraç, yurtdışında önemli projelere imza atmaya hazırlanıyor.


 

Amerika'da mağaza açmak için yer bakan ünlü mücevherci, 2007 Amerika Güzeli Meagan Tandy ile ön anlaşma yaptı. Denzel Washington ile "Unstoppable" (Durdurulamaz) filminde oynayan Tandy, bu yıl Karun Mücevher'in Amerika yüzü olacak. Türkiye'de yaptığı çalışmaların yanında, devlet başkanları, Monica Bellucci, Paris Hilton, Elton John, Jennifer Lopez, Cher ve Sophia Loren gibi dünya jet-setinin seçkin isimlerine yaptığı tasarımlarla da zirveye çıkan Kıraç, her objeyi tek tek özenle, kendi elleriyle üretiyor.

 

Mücevherlerini ise Türkiye'nin yanı sıra Amerika, Dubai, İtalya ve Paris'te "Karun Kirac Collection" markasıyla satışa sunuyor. Adını genç yaşta dünyaya duyuran işadamı, sanatının sırrını bu işi saray mücevhercisi dedelerinden devralma- sına bağlıyor. Bu geleneği yıllardır sürdüren Karun Kıraç'ın yıldızı, kendi deyimiyle Kapalıçarşı Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra parladı. Öyle ki Kıraç, Franck Muller, Tiffany ve Cartier tarafından davet edilip, dünyaca ünlü bu firmalara tasarım ürünler yaparak dikkatleri üzerine çekti.

ARAPLAR TESPİH ALIYOR
Türkiye'nin dünyada büyüyen sayılı ekonomilerden biri olmasının Türk ürünlerine olan ilgiyi artırdığını da belirten Karun Kıraç, "Bunun yanı sıra tasarım ve üretimde geldiği nokta da bizim açımızdan gurur verici... Başbakanımızın da bunda etkisi büyük. Ortadoğu'dan Türkiye'ye son dönemde ilgi büyük. Arap Baharı'nın bile olumsuz bir etkisini yaşamadık. Aksine o bölgeden ziyaretçilerin her geçen gün arttığına şahit oluyoruz" değerlendirmesini yaptı. Sayısı 10 bini aşan mücevher tespih koleksiyonu olan ünlü mücevherci, "Son zamanlarda Arap turistlere tespih yetiştiremiyoruz" diyor. Geniş bir ürün gamı olduğu için 200 TL'ye de 2 milyon TL'ye de ürün satıyor.

İSTANBUL'UN EN BÜYÜK MÜCEVHER MAĞAZASINI AÇACAK
EN büyük hedefinin İstanbul'a dev mücevher mağazası açmak olduğunu belirten Karun Kıraç, şu bilgileri veriyor: "Koca bir mağaza düşünüyorum. Mağazanın tam ortasında atölye olacak. Fanus içinde düşünüyorum. Bir tasarım bir de sunum masamız olacak. Burada ne istediğinizi anlatacaksınız eskiz çizilecek. Sonraki tüm aşamalar burada gerçekleşecek. En son da paket yapılacak."
(Sinan Ozedincik, Sabah)

Rahmi Koç, New York'ta Simit Zinciri Kuruyor

E-posta Yazdır

simitCemil Özyurt - Turk Avenue - Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç New York'ta simit zinciri kurmaya hazırlanıyor. Simit & Simit adıyla kurulacak mekanlar için araştırmalar devam ederken, Koç Miami Beach'te geçtiğimiz yıl aldığı evden sonra ABD'deki iş bağlantısını da simit zinciri ile güçlendiriyor. Mekan seçimi ve konsept ile ilgili çalışmaların devam ettiği öğrenilirken, Turk Avenue'ye konuşan kaynaklar projenin uzun süredir gündemde olduğunu, Koç'un tanıdığı bir ismin işin başında olacağını ifade ediyor.

Sayfa 4 / 9