Türk Mermer Şirketleri Dünyayı Kapladı

E-posta Yazdır

Dünyanın en büyük doğaltaş fuarı Marmomacc 2012’ye bu yıl, tasarımlarını ilginç şov ve gösterilerle bütünleştiren İtalyanlar ile çeşit sayısı 1000’e ulaşan Türk firmaları damga vurdu. Dünya mermer pazarına yön veren Türk mermercileri, doğal taş sektörünün kalbinin attığı Verona’da ki 47’nci Marmomacc Uluslararası Doğaltaş Dizaynı ve Teknoloji Fuarı’na 100 katılımcı firmayla damgasını vurdu.

Türk Su Ürünlerine ABD’de Büyük İlgi

E-posta Yazdır

Dünyanın en büyük gıda ithalatçısı ülkeleri arasında yer alan ABD'yi 'hedef pazar' olarak belirleyen Su Ürünleri Tanıtım Grubu'nun çalışmaları sonrası, bu ülkeye yapılan su ürünleri ihracatı gelirinde yüzde 88'lik artış yaşandığı bildirildi. Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, yaptığı yazılı açıklamada, Su Ürünleri Tanıtım Grubu'nun, Boston Su Ürünleri Fuarı'ndan sonra bu kez 24-25 Eylül tarihlerinde Miami'de düzenlenen 16. Amerika Gıda ve İçecek Fuarı'na katıldığını belirtti.

ABD Eximbank’ından Türkiye’ye 66 Milyon Dolar Kredi

E-posta Yazdır

Amerika Birleşik Devletleri İhracat İthalat Bankası (Eximbank), Amerikan'dan ithal edilecek enerji üretim ekipmanı için 66,3 milyon dolarlık kredi teminatını onayladı. UPS Capital Business Credit tarafından verilen kredi, Bis Enerji Elektrik Üretimtarafından kullanılacak.


 


Türkiye Halk Bankası, Bis Enerji'nin General Electric Packaged Power türbin ve jeneratörünün, Dresser-Rand buhar türbin jeneratörünün, World Control International ısı geri kazanımı buhar jeneratörünün, WahlcoMetroflex ayrıştırıcı damper ünitesinin ithalatı ve ilgili montajlarının finansmanını sağlayacak.

ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, yaptığı yazılı açıklamada konuyla ilgili şunları söyledi: "Haziran ayında yapılan Stratejik Ekonomik ve Ticari İşbirliği Çerçevesi bakanlar toplantısının başarısının ardından, enerji alanında, Türk-Amerikan ortaklığının somut sonuçlarını görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bu dinamik pazarda başka Türk-Amerikan ortaklıklarını görmek için sabırsızlanıyorum."

Bis Enerji, yeni donanımı Bursa'daki enerji santralinin kapasitesini 76 megawatta çıkartmak için kullanacak. Proje ile tek dönüşlü türbinler, buhar türbinli ısı geri kazanımlı buhar jeneratörü kullanarak kombine çevrim santraline çevrilecek. (USASABAH ve Ajanslar)

Zirvedeki Türk Müteahhit Sayısı Arttı

E-posta Yazdır

AA- Nata Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Tanık, Nata Holding'in “Dünyanın en büyük 225 inşaat firmaları kategorisi”nde 201'inci sırada yer aldığını belirterek, “Hedefimiz 2013'de ilk yüzde olmak” dedi. Namık Tanık yaptığı yazılı açıklamada, uluslararası inşaat sektörü dergisi “Engineering News Record” (ENR) tarafından her yıl gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye'nin, “Dünyanın En Büyük 225 Uluslararası Müteahhidi” listesinde ikinci sırada yer aldığını ifade etti. Firmaların, ülkeleri dışında gerçekleştirdikleri hacimlerini dikkate alarak hazırladıkları listede, geçen yıl Türkiye'den 31 firma bulunduğunu anımsatan Tanık, sıralamada Nata Holding'in yer aldığını kaydetti.


 


Zirvedeki Türk sayısı arttı

Tanık, Türkiye'nin geçen yıl elde ettiği ikincilik konumunu koruduğunu, listeye giren Türk müteahhit sayısının arttığını belirtti. Nata İnşaat'ın “En büyük yurt dışı müteahhitlik” kategorisinde 225 firma arasında 148'inci, “Dünyanın en büyük 225 inşaat firmaları kategorisi”nde ise 201'inci sırada yer aldığını vurgulayan Tanık, “Hedefimiz 2013'de ilk yüzde olmak. Türkmenistan'da ve Ankara'da başarılı projelere imza attık. Antares ve Nata Vega Alışveriş merkezleriyle yüz binlerce giriş sayılarına ulaştık. 151 metre yüksekliğiyle Başkentin en yüksek konut projesi Vega Park ile yine bir ilke imza attık. Dünyanın 4'üncü en uzun tünel akvaryumu Aqua Vega'yla inşaat ve işletme konularındaki başarımızı gözler önüne sermiş olduk” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl da Çin firmalarının arkasından dünyada ikinci olduk”

ENR tarafından her yıl yapılan araştırmada, “Bir önceki yılda yurt dışındaki işlerden elde edilen gelirler”in esas alındığını kaydeden Tanık, araştırmanın aynı zamanda sektöre ışık tuttuğunu ifade etti.

Tanık ENR'nin hem geçen yıla hem de gelecek yıllara ilişkin veriler ortaya koyduğu belirten Tanık, şunları kaydetti:
“Bunlar arasında “Dünyanın En Büyük 225 Uluslararası Müteahhidi” listesinde yer alan firmalar grubunda holdingimizin yer alması çok gurur verici. Bu yıl da Çin firmalarının arkasından dünyada ikinci olduk. 'Yurtdışı Müteahhitlik' kategorisinde toplam 33 Türk firması yer alırken, dünyanın en büyük 225 inşaat firması kategorisinde 12 firma yer aldı. Bizde listede olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.”

Dünya Çelik Devleri İstanbul’da Buluştu

E-posta Yazdır

3 trilyon $'lık çelik pazarını yöneten devler İstanbul'da buluştu. Geçen hafta dünya basınını atlatıp, Çırağan Sarayı'nda buluşan devler arasında US Steel, POSCO, Nippon Steel gibi firmaların yanı sıra Lakshmi Mittal, Alexei Mordashov gibi milyarderler de yer aldı.


 

Siyasetten ekonomiye sanattan sağlığa hemen hemen her konuda dünya, geleceğine İstanbul'da karar vermeye başladı. Bölgenin finans merkezi olmasının yanı sıra uluslararası kuruluşların da gündemlerini belirlediği şehir durumuna gelen İstanbul'un son misafirleri ise 3 trilyon dolarlık çelik devleri oldu. Sessiz sedasız Boğaz'da toplanan 175 üyeli Dünya Çelik Birliği (WSA), hem yeni yol haritasını çizdi hem de sorunlarını paylaştı. Yeni yönetim kurulu üyelerini de İstanbul'da belirleyen Çeliğin Efendileri, basına kapalı yaptıkları iki günlük toplantıda krizi ve fırsatları masaya yatırdı. Çin, Rusya, Brezilya gibi ekonominin yeni yıldız ülkelerinde toplanan WSA'nın basına kapalı olarak gerçekleştirdiği toplantı temmuz ayının ikinci haftasında Çırağan Sarayı'nda gerçekleşti. Hızlı büyüme gösteren ülkelerde toplantıların, İstanbul'dan sonraki durakları ise Yeni Delhi ve Seul olacak.

MITTAL VE MORDASHOV DA GELDİ
Her biri milyarlarca dolar ciro yapan şirketlerin yer aldığı WSA'nın toplantısına katılanlar arasında 20.7 milyar dolarlık servetiyle İngiltere'nin en zengin işadamı Lakshmi Mittal, kasasında 10.4 milyar doları bulunan Rus oligark Alexei Mordashov gibi isimler de vardı. POSCO, US Steel, Nippon Steel gibi devlerin başkan ve CEO'larını da ağırlayan toplantıda Dünya Çelik Birliği'nin 15 kişilik yeni yönetimi de belirlendi.

ÇELİĞİN GELECEĞİ BOĞAZ'DA KONUŞULDU
Boğaz'da gerçekleşen Dünya Çelik Birliği'nin yeni yönetimine ArcelorMittal'in patronu Lakhsmi Mittal'de seçildi. 3 yıl boyunca birliği yönetecek patronlar arasında en dikkat çeken isimler ise şöyle: Koreli POSCO'nun CEO'su Chung Joonyang, Japon Nippon Steel'in Başkanı Shooji Muneoka, Çin'in en büyük ikinci çelik üreticisi olan Anshan'ın Başkanı Xiaogang Zhang, ABD'nin lideri US Steel'in Başkanı John Surma, daha önce Erdemir ihalesiyle de yakından ilgilenen Severstal'in sahibi Alexei Mordashov, Japon JFE Holdings'in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hajime Boda.

AB KRİZİ MASADA
Türkiye'de Kibar Holding ile çelik pazarına giren Koreli POSCO'nun CEO'su Joonyang İzmit'te devam eden yatırımı da ziyaret etti. Toplantılara katılan şirketlerin ana gündem maddesinde ise kriz ve sektörün geleceği vardı. Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar, "Avrupa'da yaşanan kriz görüşüldü. Ayrıca, bölgede yaşanan gelişmeler ve demir-çelik piyasasının yaşadığı sorunlar da masaya yatırıldı" dedi.

DÜNYA ÇELİĞİ ONLARIN ELİNDE
ArcelorMittal: Kadrosunda 261 bin kişi var. 98.9 milyar dolar ciro yapan firma, dünya lideri.
Posco: 60.8 milyar dolarlık cirosu bulunuyor. Dünyanın 5'incı büyük çelik şirketi ve 29 bin kişiy çalışıyor.
Nippon Steel: Japon firma dünya liginde 6'ncı sırada. Cirosu 49.6 milyar dolar, istihdamı ise 59 bin 183 kişi.
JFE Holding: Japon şirketin 56 bin çalışanı bulunuyor. Geçen yılki cirosu 44.7 milyar dolar.
US Steel: 17.3 milyar dolarlık satışıyla 12'nci büyük olan firmanın istihdamı 42 bin kişi.
Severstal: Rus oligark Mordashov'un şirketi. 84 bin çalışanı ve 13.5 milyar dolar cirosu var.

Çinliler Güneşe Geldi

E-posta Yazdır

Güneş paneli üretiminde dünyada önemli paya sahip olan China Sunergy (CSUN), Türkiye'de 600 milyon dolar yatırımla Avrupa'nın en büyük güneş paneli fabrikasını kuracak. Fabrikanın 3 sene içerisinde 600 megavat kapasiteye ulaşması hedefleniyor.


 


Gelecek yıldan itibaren Türkiye'de güneşten elektrik üretimiyle ilgili yatırımların başlayacak olması yerli ve yabancı şirketlerin sektöre olan ilgisini her geçen gün artırıyor. Güneş paneli ve güneş pili üretiminde dünyada önemli bir paya sahip olan CSUN, Akfel Grup ve Seul Enerji ortaklığıyla Türkiye'de Avrupa'nın en büyük güneş paneli fabrikasını kurma kararı aldı.

Yatırım yer tespiti için Türkiye'ye gelen CSUN yöneticisi Tanyan Huang'ı kabul eden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, CSUN'un hücre verimliliği konusunda dünya rekorunun bulunduğunu ve dünyadaki en yüksek verimli hücreleri ürettiğini öğrendiklerini söyledi.

Lisansız üretimi hareketlendirecek

Bir süre önce gerçekleşen Çin ziyareti sırasında firmayla görüştüklerini belirten Köktaş, görüşmede hem fabrika açıp hem de lisanslı ve lisanssız üretim tesisleri kurmaları için Türkiye'nin fırsatlarını anlattıklarını dile getirdi.

Yabancı yatırımcıların yerli pazarda üretim yapmasının yüksek talep, ihracat ve fiyat avantajı sunduğunu vurgulayan Köktaş, güneşinin kalitesi, elektrik talebinin hızla artması ve Avrupa ile Orta Doğu pazarına yakınlığının Türkiye'yi yatırım için öne çıkardığını kaydetti.

Mevzuata göre güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir üretim tesislerinde yerli ekipman kullanılmasının alım garantisinde fiyatı artırdığını vurgulayan Köktaş, “Bunun yanında, 500 kilovata kadar lisanssız elektrik üretimine imkan verilmesi sayesinde arazilerde, çatılarda binlerce güneş paneli kurulacak olması da önemli. Tüm bunlar yabancı yatırımcıya cazip geliyor” diye konuştu.

Avrupa'ya Türkiye'den açılacaklar

CSUN yöneticisi Tanyan Huang da Türkiye'de yatırım yapmaya oldukça önem verdiklerini belirterek, yatırımla Türkiye pazarının yanında çevre ülkeler ve özellikle Avrupa pazarını hedeflediklerini söyledi.

Sektörün entegre üretici olarak maliyet avantajlarını kullanarak piyasa fiyatlarını sektörde beklenenden çok daha kısa sürede yakalayacaklarını ifade eden Huang, “Fabrikanın yeri konusunda karar aşamasına geldik. Belirleyeceğimiz bölgeye 600 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Hedefimiz 3 yıl içinde 600 megavat kapasiteye ulaşmak. Enerji ihtiyacının sürekli artış göstermesi yakın gelecekte Türkiye'nin güneş enerjisi konusunda önemli bir pazar haline geleceğini gösteriyor” dedi. AA
 

Damat Amerikalı Ortakla El Sıkıştı

E-posta Yazdır

Damat'a Amerikan talip geldi

Erkek giyim markaları Tween, Damat ve D'S Damat'ı bünyesinde bulunduran Orka Group, azınlık hisselerinin satışı için New York merkezli uluslararası yatırım şirketi Investcorp ile anlaştı. Erkek giyim markası Damat, Tween ve D'S Damat'ı bünyesinde bulunduran Orka Group, New York merkezli yatırım şirketi Investcorp ile yüzde 30 hisse satışı için anlaştı. Grup sözkonusu anlaşma ile markalarını uluslararası arenaya taşımak istiyor. Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, "Büyük yatırımcıların uzun süredir ilgisi vardı," dedi.


 


Erkek giyim markaları Tween, Damat ve D'S Damat'ı bünyesinde bulunduran Orka Group, azınlık hisselerinin satışı için New York merkezli uluslararası yatırım şirketi Investcorp ile anlaştı. Orka Group'tan yapılan açıklamaya göre, Investcorp, Orka Group'un hissedarları ile azınlık hisselerini satın almak üzere kesin anlaşma imzaladı. İşlemin kapanışı, Rekabet Kurumu'nun onayıyla gerçekleşecek. Orka Group'tan alınan hisse oranının yüzde 30 olduğu ifade edildi. Bu finansal ve stratejik katkılar Orka Group'un erkek modasındaki güçlü markalarını, üstün tasarım ve ürün kalitesini destekleyerek başarılı büyümesini hızlandıracak.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, "Uluslararası yatırımcıların uzun zamandır grubumuza yönelik ilgisi devam ediyordu. En doğru seçimi yaptığımıza inanıyorum." dedi. Orakçıoğlu, bu işlemin, dünya tarafından bilinen markaların potansiyelinin uluslararası pazarlarda artmasına, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda da daha hızlı büyümesine imkân sağlayacağını söyledi. Investcorp Yönetici Direktörü, Tristan de Boysson "Investcorp Orka Group'a yapacağı yatırımdan dolayı heyecan duymaktadır. Türkiye moda perakende pazarı, özellikle erkek modası pazarı, önemli büyüme potansiyeline sahiptir ve Orka Group erkek moda perakendesi pazarında fırsatları değerlendirebilmek adına en iyi şekilde konumlanmıştır. Orka Group bütün doğru marka ve tasarım elementlerini bünyesinde barındırmaktadır ve biz bu uluslararası başarı hikâyesinin bir parçası olmak için sabırsızlanıyoruz.'' değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada yer alan bilgiye göre, yurtiçi ve yurtdışında hızlı büyüme stratejisi bulunan Orka Group'un ürünleri, kendi işlettiği ve franchise mağazalar da dâhil olmak üzere 250'nin üzerinde mağazada ve 40 ayrı ülkede satılıyor. Alternatif finansal yatırım ürünlerinin kullanımı ve yönetimi alanında faaliyet gösteren New York merkezli Investcorp'un 17 şirkette ortaklığı bulunuyor. Investcorp'un yönetimi altındaki varlıklarının toplam değeri yaklaşık 12 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Investcorp, daha önce aralarında Gucci, Tiffany & Co., Saks Fifth Avenue, Chaument, Breguet, Ebel ve Carter's gibi marka ve şirketlerin de bulunduğu moda ve lüks ürün perakendesine de yatırım yapmıştı.

Zaman

Amerikalı Kozmetikçi 150 Milyon Dolar Yatıracak, 1500 Kişiye İş Verecek

E-posta Yazdır

 

ABD merkezli kozmetik devi Farouk Shami Group Türkiye’de kozmetik ürünleri yatırımı yapmaya hazırlanıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile geçen hafta İstanbul’da görüşerek destek sözü alan Farouk Shami Group Başkanı Farouk Shami, ilk etapta 150 milyon dolarlık yatırımla 1000-1500 kişiyi istihdam etmek istediklerini söyledi.

 
FİLİSTİN kökenli 47 yıldır Amerika’da yaşayan kozmetik devi Farouk Shami Group Yönetim Kurulu Başkanı Farouk Shami, kozmetik ürünleri üretmek için İstanbul’da yer arıyor. Houston’daki fabrikalarında ‘kozmetik, saç bakım, elektrikli bakım aletleri, spa ürünleri’ üretip, dünyaya satan Shami, Türkiye’de yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere geçen hafta Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın davetlisi olarak İstanbul’daydı. Bakan Yazıcı’nın yanı sıra Yatırım Destek Ajansı Başkanı İlker Aycı ile de biraraya gelen Farouk Shami ile temasları sonrası sohbet ettik.  
 
Örnek ülke
 
ABD’de bir ara siyasete soyunan ve en son Teksas Valiliği yarışını kıl payı kaybedince politikadan soğuyan Farouk Shami, Türkiye ve Başbakan Tayyip Erdoğan hayranı. Türkiye için, “Benim ikinci vatanım sayılır” diyor. Türkiye’yi, ‘demokrasi, ekonomik güç ve modernlik’ açısından, örnek bir Müslüman ülke olarak görüyor. Dünyanın her köşesi ile yapan Shami’nin hayali, Türkiye’ye yatırım yapmak. Türkiye üzerinden, Rusya’ya ve Ortadoğu’ya açılmak istiyor. Geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın daveti üzerine İstanbul’a gelen Shami, Bakan Yazıcı ve Yatırım Destek Ajansı Başkanı İlker Aycı ile Dolmabahçe’de Başbakanlık ofisinde biraraya gelerek Türkiye projelerini aktardı.  
 
Yatırıma destek sözü aldı
 
Türkiye sevdalısı Shami, “Türkiye’de yatırım yapmak istiyoruz. Teknolojiyi, markaları, spa ürünlerini, elektrikli bakım aletlerini, üretmek istiyoruz. İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin her köşesi olabilir. Bunun için biran önce arazi tahsis edilip yatırıma başlamayı amaçlıyoruz. Yatırım için Türk ortaklara da açığız. Bu isteğimizi Bakan Yazıcı’ya aktardım. Çok sıcak baktılar. Yatırım Destek Ajansı Başkanı İlker Aycı ile de görüşüp destek sözü aldık.”
 
Neye mal olursa olsun
 
Dünyanın her köşesi ile yapan, ürünlerini 110 ülkeye satan Shami, Türkiye yatırım planları ile ilgili şunları söyledi: “Ben buraya yatırımdan öte hizmet vermek için gelmek istiyorum. Benim rüyam Filistin’e yardım etmekti, orada fabrika açmaktı. Oranın koşulları buna el vermediği için yeni evim Türkiye olsun istiyorum. Umarım ben de bir gün Türk vatandaşlığına geçerim. Türkiye üzerinden çevre ülkelere açılmak istiyoruz. Avrupa, Kafkaslar’a ve Ortadoğu’nun merkezini İstanbul yapmak istiyorum. Buraya yatırım yapacağım, neye mal olursa olsun.”
 
Hedef 1 milyar dolarlık şirket
 
Markası olan CHI’nin ürünlerini Türkiye’de üretmek istediklerini belirten Shami, şöyle devam etti: “CHI’nin anlamı enerji demek. İlk etapta Türkiye’ye 150 milyon dolar yatırabiliriz. Şirketin büyümesine bağlı olarak yatırım miktarı da artacak. Türkiye’de 10 yıl içerisinde 1 milyar dolarlık şirket haline gelmek istiyoruz. 1000’den fazla farklı ürün yapıyoruz. Ciromuz geçen yıl 1 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Eğitimi, güvenliği, NASA teknolojiyle üretilen kurutma makinelerini yeni felsefeyle getirmek istiyoruz. ABD’de 4 bin çalışanımız var. Türiyede 1000-1500 çalışan düşünüyoruz.”
 
Alerjisi sayesinde amonyaksız  saç boyası üretti
 
FAROUK Shami, “ailem benim profesör olmamı istiyordu. Onlara profesör olacağıma söz verdim, önce kuaför olmak istiyordum ama ailem bunu kabul etmedi” dedi. Shami, “Ben her zaman hobim olmasını istedim. Saç konusunda dünyanın en iyisi olacağıma inanıyordum. 1983’te Amerika’da kuaförlük yarışmasında birinci oldum. Benim uzmanlığım saç boyası üzerine. Ancak saç boyalarına karşı fiziksel alerjim oldu. Bu alerjim yüzünden doktor kuaförlüğe izin vermedi. Hem astım hem de alerjim oldu. En çok amonyaklara karşı alerjim çıktı. Araştırmaya başladım, keza amonyak solunum sistemini inciten bir kimyasal.
 
Dünyanın ilk amonyaksız boyasını yaptım. Alerjisi olanlar bu nedenden işi bırakmak zorunda kalıyordu. Sözcüğümde hiçbir zaman imkansız diye bir şey yok. Kuaförlerden teklif almaya başladım. Distribütörler benim ürünlerimi istemeye başladı, sonra üretime başladım. 1000 dolarla başladım, 2000 dolara satmaya başladım sonra rakam katlanarak büyüdü. 3 yıl önce milyar dolar yapmaya başladım. Ondan sonra incinen kuaförler olduğunu gördüm. Diğer kuaförlerin kullandığı kimyasallar çok zararlı. Çevre, eğitim ve etik ilkeler çerçevesinde kuaförlere güvenli, sağlıklı ürünler yapabilmek için çevreye uyumlu ürünler üretmeye başladım.”
 
Beyaz Saray’da da CHI kullanılıyor
 
ABD’de kadınların yüzde 97’sinin tercih ettiği CHI kozmetik ürünlerini üretmekte kararlı olduklarını belirten Farouk Shami, “Son teknolojiyi kullanıyoruz. iPhone’dan teknoloji aldık. Fonu dokunmatik ekranlı yaptık” dedi. Shami şunları söyledi: “Amerika’da kadınların yüzde 97’si CHI’yi kullanıyor. Örnek verecek olursak güzellik sektörünün apple’ıyız. Beyaz Saray’ın 22 yıldır kuaförü kardeşim Nuri Yurt, ilk defa First Lady Bush’a amonyaksız boya ile hizmet verdi. Hâlâ Beyaz Saray’da CHI kullanılıyor. Saç açma makinesinin patenti de bize ait. Siyah saçlı biri saçlarını kızıl yapacaksa 2-3 saat sürüyor.”
 
Miss Universe’i getirecek, güzellere Türk lokumu yedirecek
 
FAROUK Shami Group Yönetim Kurulu Başkanı Farouk Shami, Türkiye’ye dünyada daha çok ilgi çeken 183 ülkede yayınlanan kainat güzellik (Miss Universe) yarışmasını getirmek istediğini söyledi. Shami, “Dünyaya modern İslam’ı göstermek istiyorum. Amerika Müslümanlara farklı baktığı için bu imajı değiştirmeyi amaçlıyorum. Türkiye çok güzel. Bunu ekonomisiyle de kanıtlamaya başladı. Ben bir misyon için buradayım. Benim amacım tanıtımı gerçekleştirmek” diye konuştu.
 
Maliyeti 40 milyon dolar
 
Shami, sözlerini şöyle sürdürdü: “12 yıldır bu yarışmanın sponsoruyum. Miss Universe’i düzenlemenin maliyeti yaklaşık 40 milyon dolar. En son Brezilya’da düzenledim. O yüzden burada yapabileceğimi söylüyorum. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, görüşmemizde, konuya sıcak baktığını ülke tanıtımı açısından çok önemli bir etkinlik olduğunu belirtti. Büyükelçi Namık Tan da memnuniyetle karşıladı. “
 
İlk defa Müslüman ülkede
 
Shami, “İlk defa Müslüman ülkede olacak dünya güzellik yarışması. Güvenlik sorunları yüzünden Mısır’da yapamadık. Katar Abu Dabi’de düzenlenmesini istiyordu. Benim gönlüm burada (Türkiye) olmasından yana. Benim rüyam Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın o kırmızı kurdeleyi kesmesi. Havaalanına indiğimde evimdeymiş gibi hissettim. Ben bir sanatçı olarak kalbimi izledim” diye konuştu. Shami, Şekerleme Tanıtım Grubu Başkanı Zekeriya Mete'nin de olduğu toplantıda “Türk lokumu o kadar güzel ki Dünya güzellerine bu lokumu yedireceğiz. Onlar bundan vazgeçemeyecek” dedi.
 
1952’den beri düzenleniyor
 
MISS Universe (Kainat Güzeli) Organizasyonu, yarışmanın ilk düzenleyicisi Charlie See’dir. 1950’lerin başında yarışmayı Batı ve Körfez endüstrilerine devretti. Amerikalı Emlak Geliştirme Uzmanı olan Donald J. Trump 1996 yılında Miss Universe, Miss USA, Miss Teen USA’den oluşan üç yarışma organizasyonunu satın aldı ve NBC ile ortak olarak yürütmektedir. 1952 yılından beri Kainat güzellik yarışması yapılıyor. Güzellik yarışmalarının ürettiği ekonomi ve güzellik yarışmalarına bağlı pek çok sektörün oluşması bu yarışmalara olan ilgiyi ve talebi arttırıyor. Ayrıca güzellik yarışmaları diğer spor dalları gibi ülkelerin ve insanların en çok rağbet ettikleri müsabakalar arasında yeralıyor ve ülke tanıtımlarında etkili oluyor. (Hayri Çetinkaya, Hürriyet)

Amerikan Baxter, 180 Milyon Dolar Yatırım Yapacak

E-posta Yazdır

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 2012 Uluslararası Biyoteknoloji Konferansına (BIO International Convention) katılmak üzere ABD'nin Boston kentine geldi. Ergün, Boston'da BIO üyesi firmalar ile ilaç sektörünün önde gelen bazı firmalarının Üst Yöneticileri (CEO) ile görüştü.


 

Ergün burada yaptığı açıklamada, Türkiye'yi ilaç sektöründe bir üretim ve Ar-Ge merkezi olarak düşünen firmaların olduğunu belirterek, Eczacıbaşı'nın da ortağı Baxter'ın Türkiye'ye yönelik ciddi ilave yatırım ve yeni tür ilaçların Türkiye'de üretmesiyle ilgili çalışma içerisinde olduğunu, Türkiye'ye yönelik ilt etapta 170-180 milyon dolarlık yatırım kararları bulunduğunu bildirdi.
 
Ergün, görüşmeye ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulunarak, ilaç sektörünün CEO'larına Türkiye'deki Ar-Ge ve üretim teşviklerini anlattıklarını ve Türkiye'deki potansiyeli paylaştıklarını kaydetti.
 
İlaç sektörünün CEO'larının da özellikle son zamanlarda ilaç tüketiminin de Türkiye'de arttığı için, Sağlık Bakanlığı'nın da ilaç fiyatları noktasında çok sıkı bir pazarlığa geldiğini, Sağlık Bakanlığı'nın fiyat politikası nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını bir kez daha kendisine aktardığını dile getiren Ergün, 10 yıl önce kendilerinin tabloya baktıkları zaman, kullanılan ilaçların çok yüksek fiyatlarla alındığını tespit ettiklerini, ondan sonra fiyat politikası üzerinde çalışma yaptıklarını ve ilaç fiyatları üzerinde çok ciddi indirimlerin olduğunu söyledi.
 
Bakan Ergün, Sağlık Bakanlığı'nın da pazarlık gücünü daha da artırdığını dile getirerek, fiyat politikaları üzerinden işlerin sürdürüldüğünü belirtti.
 
10 yıl öncesine göre bir kişinin doktora başvurma oranının 4 kat arttığına işaret eden Ergün, şunları söyledi:
 
''İnsanlar bir kere hastalanırken, dört kere hastalanmaya başlamadılar. Bunun nedeni bu değil. Doktora erişim daha kolay oldu. Daha çok kanal açıldı ve erişim kolaylaştı. Sağlık bilinci çoğaldı, doktora gitme artı. Bu da ilaç kullanımını etkiledi. Kısıtlamalar azaldı ilaç kullanımında. Fiyat politikaları ile bir noktaya geldik. Ama bundan sonraki yaklaşımımız fiyat politikaları yaklaşımı olmayacak. 10 milyar dolarlık devletin satın alma gücü var. Bu satın alma gücünü şimdiye kadar fiyatları aşağıya çekmek için kullanmış olabiliriz. Ama bundan sonra fiyatları aşağı çekmekten ziyade, bu işin Ar-Ge'sini ve üretimini yapanlar lehine satın alma gücünü kullanma niyetindeyiz.
 
Sağlık Bakanlığı ofset uygulamalara yönelik anlaşma yapma imkanına sahip oldu. Bu ilacı alırız şu kadar süre kullanımını satın alınmasını garanti ederiz, bunun Ar-Ge ve üretimini kim yaparsa o ön plana geçer. Bunu savunma sanayinde yaşadık. Savunma sanayinde ofset uygulamalarla savunma ihtiyaçlarının Türkiye'de karşılanma oranı yüzde 55'e ulaştı. Bugün belli parçalar da olsa havacılıkta üretim yapılıyor, 1 milyar dolarlık parça üretiyoruz mesela Boeing'e. İlaç ve bazı sektörlerde ofset anlaşmaları, yatırım ve Ar-Ge gibi konuları ön plana çıkarıyoruz. Bundan sonraki en azından 10 yıllık süreçte Ar-Ge ve üretim odaklı değerlendirme gündeme gelecek, fiyat politikasından ziyade.''
 
''Baxter'dan Türkiye'ye yatırım''
 
Genel olarak Türkiye'yi ilaç sektöründe bir üretim ve Ar-Ge merkezi olarak düşünen firmaların olduğuna işaret eden Ergün, Eczacıbaşı Baxter'ın Türkiye'ye yönelik ciddi ilave yatırım ve yeni tür ilaçların Türkiye'de üretmesiyle ilgili çalışma içerisinde olduğunu, Türkiye'ye yönelik ilk etapta 170-180 milyon dolarlık yatırım kararları bulunduğunu bildirdi.
 
Ergün, Türkiye İlaç ve Biyoteknoloji Sanayi Stratejisi ve Eylem Planı çalışmaları olduğunu anımsatarak, strateji belgesi ve eylem planı ile sektörlerin kendilerini sahiplenilmiş hissettiğini ve plan ile sektöre bir yol haritasının sunulacağını dile getirdi.
 
Bu strateji belgesi ve eylem planı çalışmalarına mart ayında başlanıldığını ifade eden Ergün, hazırlıkların tamamlanmasından sonra konunun Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda ele alınıp, Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararına dönüştürülüp, uygulamaya konulacağını, yıl sonuna kadar belgenin çıkmasının amaçlandığını anlattı.
 
Bio Marine CEO'su ile görüşmesine ilişkin de bilgiler aktaran Ergün, Bio Marine'in Türkiye'de henüz bir oluşum safhasında olduğunu, fakat çok özellikli çalışmaları bulunduğunu belirtti.
 
Ergün, Bio Marine'in, kimsenin yapmadığı işleri yaptığını, çok az rastlanan hastalıkların tedavisi için yöntemler geliştirdiklerini dile getirerek, Türkiye'de hangi hastalıklar var, neler geliştirilebilir, fikir alışverişi yaptıklarını söyledi.
 
Fuarda Türk Pavyonunun açılışı yapılacak
 
Bakan Ergün, biyoteknoloji alanının Ar-Ge için en kapsamlı alanlardan bir tanesi olduğuna işaret ederek, biyoteknoloji konusunun çok geniş olduğunu, sadece sağlık konusu değil, çevre, tarım, gıda, genetik gibi alanları da kapsadığını anlattı.
 
Dünyada her ülkenin bu alanı kendi geleceği için önemli bir alan olarak gördüğüne işaret eden Ergün, bu yıl düzenlenen BIO Uluslararası Kongre ve Fuar organizasyonuna bu yıl 15 bin kişinin katıldığını, Türkiye'nin bu organizasyona katılmamasının eksiklik olacağını kaydetti.
 
Nihat Ergün, Türkiye'nin bu tür organizasyonlarda daha güvenilir olması gerektiğini vurgulayarak, bugün fuarda Türk pavyonunun açılışını yapacaklarını belirtti.
 
''Biraz kenardan girmiş olacağız oyuna'' diyen Ergün, bu tür alanlarda iletişimi kuvvetlendirmenin, varlık göstermenin önemli olduğuna dikkati çekti.
 
''İlaç firmaları için Türkiye'de özel bir endüstri bölgesi...'
 
Ergün, bu tür organizasyonlarla Türkiye'nin dünya çapında birtakım firmaların radarına girdiğine işaret ederek, CEO'lardan birinin kendisine ''keşke bu görüşmeyi daha önce yapsaydık, bu arada İrlanda'da bir tesis aldık ve üretim ve Ar-Ge birimi kurduk. Bu konuşmayı daha önce yapsaydık, kesinlikle farklı olurdu'' dediğini aktardı.
 
Massachusetts Valisi Deval Patrik ile de görüşeceğini belirten Ergün, ''Valiye ABD'li firmalar için Türkiye'deki fırsatları anlatacağız. 'Ne yapabiliriz'e yönelik bazı somut projeler çıkacak. Belki ilaç firmaları için Türkiye'de özel bir endüstri bölgesi oluşturma gündeme gelecek. Üretim ve Ar-Ge'nin birlikte yapılabildiği, önemli teşviklerin uygulandığı bir alan bu. Bu eyaletteki ilaç ve biyoteknoloji firmalarının yer almalarını sağlayabilirsek, eyaletinden firmaları dünyaya daha fazla açmak açısından önemli bir etkinlik alanı ortaya çıkar. Bu alanda mesela sadece biyoteknoloji firmaları olabilir'' diye konuştu.

TABA-TADF Şimdi İş Zamanı

E-posta Yazdır

 

İstanbul merkezli Türkiye'nin en büyük Türk Amerikan  derneği Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA), Amerika'nın en eski çatı örgütü Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu'nu ziyaret ettiTürkiye’de  Fortune 500 firmaları’da içine alan ve  1000’den fazla üyesi olan TABA resmi heyeti, TADF ile ortak çalışmak için prensipte anlaştı.
 

 
TADF Başkanı Ali Çınar’da TABA Heyetini ofislerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, TADF’nin yaptığı çalışmalar hakkında bir sunum yaptı. Başkan Çınar, yurt dışında yapılan en büyük Türk etkinliğinin TADF tarafından  yapıldığını  vurgulayarak, TABA üyelerinin Federasyonun yaptığı önemli etkinliklere  destek olmalarını arzuladıklarını belirtti.
 
Başkan Çınar, bazı ticaret odalarının milli konularda duyarsız kalmasından dolayı üzüntü duyduklarını belirterek, yapılan çalışmaların her anlamda ticaret sektörünüde içine alan bir mekanizma ile çalıştığını dile getirdi.

 

Görüşmede Türkiye ile ABD arasında heyet trafiğinin memnuniyet verici olduğu ancak bunun ete-kemiğe bürünmesi için odaklı girişimcilerin arttırılmasının önemli olduğu vurgulandı

 

TABA Genel Sekreteri Erdal Çakıcı da, TADF ile yakın ilişki kurmak istediklerini belirterek, bundan sonra daha fazla üretecek yapıları harekete geçirmek için uğraşacaklarını söyledi. Çakıcı, yapılan çalışmalardan dolayı TADF Ekibi kutlayarak Ali Çınar'a bir plaket takdim etti.
 
TABA Heyeti ile beraber gelen Muğla Valisi Fatih Şahin'de Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu ile Muğla ilinin tanıtımı konusunda bazı ortak çalışmalar yapmak istediğini vurguladı.
 
Daha sonra, TADF,  TABA Heyetine, BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yardımcısı Hüseyin Müftüoğlu, NY Başkonsolos Yardımcısı Ayten Eler, Ticaret ve Emniyet Ataşelerinin de  bulunduğu  bir öğle yemeği verdi.

Sayfa 5 / 29