ABD Hurda İhracatında, Türkiye En Büyük Alıcı

Çarşamba, 25 Kasım 2009 15:22 Facebook'ta Paylaş
ABD aralarında Türkiye’nin de bulunduğu dünyanın 27 değişik ülkesinden demir çelik ürünleri ithal ediyor. Türkiye’nin ABD’ye olan ihracatı  2008 yılının ilk 10 ayında 642.7 milyon dolara ulaşırken, Türkiye özellikle son dönemde gerileme olsa da inşaat demirinde (Bars-Reincorfing) ABD pazarında iddialı. 2006 sonunda 1,1 milyon ton inşaat demiri ile Türkiye ABD’nin en büyük tedarikçisi konumundaydı. Türkiye, ABD pazarındaki çubuk demirdeki gerilemeyi Arap Körfezi ülkelerine yönlendirerek aştı. Özellikle ABD'ye demir çelik sektöründe 2006 yılı sonunda 1 milyar dolar sınırına dayanan ihracat, 2007'de 300 milyon dolar seviyelerine, 2008 ilk dokuz aylık döneminde de 491 milyon dolar seviyesine inmiş durumda. Bu dönemde Türk demir çelik sektörü ihracat pazarında nasıl bir açılım yaptı?
İstanbul Demir Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Serdar Koçtürk, demir-çelik sektörünün kriz sürecindeki yapılanması ve ABD pazarı ile beklentilerini anlattı.Türkiye’nin  ABD’ye  demir çelik ihracatını değer bazında değerlendirmek  birim fiyatlardaki aşırı oynama nedeniyle sıhhatli olmaz. Miktar bazında değerlendirme  daha sıhhatli olur. Değer bazında bakıldığında Türkiye’nin ABD’ye olan  ihracatı  2008 yılının ilk 10 ayında 642.7 milyon dolar olmuştur. Geçen  yılın  ilk on ayında ise  264.4 milyon dolardı. Değer bazında bakıldığında %143 bir artış olduğu görülüyor oysa miktar bazında bu artış sadece %40  seviyelerinde.

Ürün bazı ihracatımız  irdelendiğinde  soruşturma başlatılan  çubuk demirde  geçen sene  359 bin ton  olan ihracat bu sene on ayda  224 bin tona geriledi. Oysa  diğer  kalemlerde artışlar oldu.  Türkiye çubuk demir dışında boru, sıcak sac ve filmaşin ihracatında ABD pazarına  ihracat yapıyor. Boru ihracatımız on ayda 116.4 bin ton,  filmaşin ihracatımız 111 bin ton ve  sıcak sac ihracatımız 116 bin ton oldu. Bu üç ürünün tamamında  ciddi artışlar yaşandı.

Türkiye çubuk demirde ABD pazarında yaşadığı sorunlar nedeniyle Arap körfezindeki  pazarlara ağırlık verdi ve petrol fiyatlarının da etkisi ile bu pazarda artan yatırımların tetiklediği talep sayesinde pazar payını arttırdı .

ABD'nin Türk demir çeliğini ithal etmeyerek aynı zamanda kendi sektörlerini de zarara uğratması söz konusu mu?
ABD hurda ihracatında Türkiye en büyük alıcı konumunda. Türkiye’nin yıllık  hurda ithalatı  2007 yılında 17.1 milyon tondu. Bunun  3.9 milyon tonu ABD pazarından yapıldı. 2008 yılında da ilk 6 ayda 2.3 milyon ton  hurda ithalatı  ABD pazarından yapıldı. Bunun parasal karşılığı altı ayda bir milyar doların üzerinde. Başka bir deyişle ABD pazarından hurda ithalat  hacmimiz değer bazında çelik ihracatımızdan çok daha fazladır.
 
Türkiye’deki demir çelik gibi sektöründeki firmaların kendini bölgede de ispat etmiş tecrübe, bilgi ve sermaye birikimine sahip olduğu bir gerçek. Sadece ihracat bazlı girişimlerin yani sıra "bizzat ABD'de yatırım yapılarak buradaki müşteriye daha yakın olma ve pazarda direkt üretici olarak yer alma" strateji olarak izlenebilir mi?

Türk üreticilerin ABD’de yatırım yapması son derece  mantıklı bir stratejidir. ABD hurda arzı olarak dünyanın en büyük kaynaklarından biridir. Uzun mamul konusunda ise  ithalat yapmaktadır.  Bu boşluğun Türk yatırımcılar tarafından doldurulmaması durumunda başka yatırımcılar tarafından doldurulacağı öngörülebilir. Bu yönde bazı girişimlerin olduğunuda  görüyoruz.Kriz ortamı nedeniyle Türk yatırımcıların  bu aşamada bu tür  bir girişimde bulunması  mümkün gözükmüyor.
 
Sadece Ağustos 2008'de ABD'nin demir çelik ve ürünleri ithalatı 400 milyon doların üzerinde. Eylül 2008 sonu itibariyle demir çelik ithal etmek için yapılan izin başvurusu 2.684 milyon tona ulaşmış durumda. İhraç ürünleri arasında ABD'ye bizim en çok ihraç ettiğimiz ürünümüz olan demir çelik, ABD pazarının büyüklüğüyle kıyaslandığında toplam paydan çok büyük pay alıyor durumda değil mi? 

Bu tesbitiniz doğrudur.  ABD dünyanın en büyük net ithalatçı ülkesi konumundadır. Bizim payımız bu pazarda küçük olmakla birlikte  bu pazara satılan mal gruplarında bizim ihracatımız içinde ABD’nin  payı küçük değildir. Örneğin bu sene ilk on ay ihracatı bazında  sıcak saçta en büyük pazarımız ABD olmuştur.  Filmaşin ve boruda ise  3. büyük pazarımız konumundadır.
 
Özellikle ABD'de inşaat sektörünü de derinden etkileyen son kriz dalgasının, Türk ihracatçılarına etkisi ne ölçüde olacak?
Bu kriz dalgasının  ciddi etkileri olacak ve ihracatmızda gerileme yaşanacaktır. Ancak düşen petrol  fiyatları nedeniyle  navlunların gerilemesi  bu pazardaki rekabet gücümüzüde 
Arttırmıştır.
 
Son günlerde doların yeniden yükselişe geçmesi ihracatçıları sevindirdiği söyleniyor ancak hammaddesini dolarla sağlayan üreticiler için dezavantaj değil mi?
Dolar bazında  hammadde alıp dolar bazında satan üreticiler için bir  sorun  yoktur. Doların yükselişi  (yerel )  ytl bazlı hammadde  kullanan  ve emek yoğun sektörler için bir avantaj olmuştur. Bu sektörler  gıda,tekstil gibi sektörlerdir. Ancak  bir çok ülke için  devaluasyon olgusunun geçerli olması karşılaştırmalı rekabet yaratma bağlamında ciddi  avantaj sağlamamıştır.
 
ABD pazarının 2010 yılından itibaren eski canlılığına kavuşacağı tahmininden yola çıkarak, bu süreçte ABD için yeni bir strateji belirlenecek mi? Türkiye'nin toplam ihracatı içinde ABD'nin yeri küçük ama ABD'deki tüketimin kısıtlanması dolaylı yoldan Türkiye'deki üreticiyi de etkiliyor. Krizin Türkiye'deki yansımaları ve normale dönüş için öngördüğünüz bir tarih var mi?
ABD  pazarı Türkiye için önemlidir ve dış ticaret müsteşarlığımızda bu pazara önem vermekte ve  ihracatı arttırıcı stratejiler geliştirmektedir. ABD’nin dünyanın en büyük net çelik ithalatçısı olması nedeniyle Türk çelik üreticileri ve ithalatçıları için önemi büyüktür. Karşılıklı olan bu ticarette krizin aşılması sonrası ciddi işbirliği ve ticaret imkanları devam edecektir. Krizin etkilerinin 2009 yılının ikinci yarısından itibaren azlacağını ve  tekrar  büyüme trendinin başlayacağını öngörüyoruz.