Yüzüklerin Efendisi: Benchmark

Salı, 22 Aralık 2009 16:00 Facebook'ta Paylaş

Tosyalı Ailesi birarada. Baba Hamit Tosyalı, oğulları Ali Can ve Berkhan ile.Cemil Özyurt - Yıl 1967. Yer Vietnam’da Saigon şehri. ABD-Vietnam Savaşı’nın 6. yılı dolmuş, cephede savaş tüm hızıyla devam ediyordu. Amerikan karargahında askerlerin ihtiyacını karşılamak üzere kurulan mağazada çalışacak bir yöneticiye ihtiyaç duyan şirket harıl harıl eleman arayışındaydı. Mağazanın işletmeciliğini yapan Caribe Diamond, Inc. firmasının patronu Steve Reinhold’un aklına şirketin Avrupa’daki mağazalarında satış eğitimi ve denetleme yapan tecrübeli bir yönetici geldi: Hamit Tosyalı.

Ancak sürekli gezici halde olan yöneticiye nasıl ulaşılacaktı? Ankara’da yaşayan ailesinin adresine acil bir telgraf çekildi. ‘Seni acilen Vietnam’a bekliyoruz.’ İzmir NATO Üssü’nde askerliğini yaparken tanıştığı genarelin referansı ile Post Exchange (PX) isimli mağazada kariyerine başlayan Tosyalı, kısa sürede şirkette kendini ispatlamıştı. Önce Ankara, sonra İzmir ve en sonunda da İstanbul mağazalarında çalışmıştı. Bir süre sonra da şirketten ayrılarak PX’e mal satan New York merkezli Caribe Diamond’ta işe başlamıştı.   

Önce telgrafın yanlış adrese gönderildiğini düşündü, üzerinde durmadı. Almanya’dan Yunanistan’a, Fransa’dan Belçika’ya ülke ülke gezerken Vietnam’da kendisini bekleyen de kimdi? Sonra adresin ve mesajın doğru olduğunu öğrendi. Kendisini Vietnam’da bekleyen de patronun kardeşiydi. Tüm ailesinin ve arkadaşlarının karşı çıkmasına rağmen. “Risk alınmadan başarılı olunmazdı.” Savaşın hararetli günlerinde mağazaya yönetici olarak görevli olarak gitti. Bir yıllığına gittiği Vietnam’da beş yıl kaldı. Siren seslerinde sığınaklara kaçtı, yüzlerce askerle ölümlerinden önce arkadaşlık yaptı. 82 çalışanı vardı ve kendisi gibi bir Türk’ün daha Vietnam’a gelmesine aracılık etti ancak arkadaşı şartlara bir yıl dayanabildi.
Vietnam’da savaş devam ededursun, Tosyalı yeni maceralara yelken açmak üzere aynı şirketin Porto Rico’daki alyans üreten fabrikasının başına getirildi. Teknik bir okula yazılıp işin teorik kısmını öğrendi, İspanyolcası’nı geliştirdi.

VİETNAM’DAN GELEN SELAM

1973 yılında 7 yıldır birlikte çalıştığı patronlarıyla yolları ayırma vakti geldiğine karar verdi. Kapatma kararı alınan alyans üretim fabrikasını devralarak kendi işini kurmak istediğini söyledi. Porto Rico’daki fabrikanın makineleri Tosyalı’ya satıldı ancak bir şartla: “Çalıştığı eski şirketin alyans ihtiyacını karşılamaya devam etmek.” Artık şehir şehir dolaşıp müdürlük yapma devri bitmişti. Kendi işinin patronuydu. Ancak hala bekardı. Uzaklarda kendi kültüründen birini bulma şansı olmadı. Aradığı kısmet ise bir tesadüf sonucu karşısına çıktı.
Ankara’da PX mağazasında çalışırken tanıştığı bir subayla Vietnam’da sivil kıyafetler içinde karşılaştı. Subay, ordudan emekli olmuş,  CIA için çalışmaya başlamıştı. Tosyalı’dan Ankara’da görevde olduğu sırada çok sevdiği komşularına selam götürmesini ve kendilerini ziyaret etmesini istedi. Vietnam’dan Ankara’ya subayın selamını getiren Hamit Tosyalı, evde şimdiki eşi Fial’le tanıştı. Arkadaşlık Porto Rico’ya döndükten sonra mektuplaşmayla devam etti. Evliliğini de işi yüzünden ayrılamadığı için 1973 yılında Porto Rico’da yaptı. Fial Hanım ailesinden alınan izinle Türkiye’den binlerce kilometre uzakta dünyaevine girdi.

ÇOCUKLAR İÇİN TUSCALOOSA

Porto Rico’da alyans üreten Tosyalı, sık sık ABD’ye gelip gitme imkanı buldu. Dönemin Georgia Eyalet Valisi Jimmy Carter’ın sağladığı vergi avantajları ilgisini çekti. Şirketi ABD’ye taşımak için Atlanta’da kiralık yer bakarken fiyatları pahalı buldu. Biraz daha güneye inince benzer avantajları, güleryüzlü insanlarla birlikte buldu. Alabama’nın Tuscaloosa şehrine yerleşme kararı aldı. Çocuklarını kötü alışkanlıklarından korumak da bu küçük şehri seçmesinde etken oldu. 1974 yılında Porto Rico’dan Alabama’ya göç ettiler. Bir masa, bir sandalye ile genç çift işe koyuldu. Tosyalı teknik okula kayıt yaptırdı.
Alyans dışında başka bir işe ilgi göstermedi. Az miktarda karı olsun ama sürekli olsun felsefesi ile hareket etti. “İlk geldiğim yıllarda ‘senden neden mal alayım’ diye soruyorlardı. Zamanla servis ve kaliteme inandılar. Kalite ve servise özen gösterdim. Kaliteye güvenim tamdı” diyor.

YILDA 400 BİN ALYANS
Kullandıkları teknoloji konusunda ise Hamit Tosyalı oldukça iddialı. ‘Bu teknolojiye sahip dünyada fazla şirket yok’ diyor. Benchmark’ı alyans üretiminde Goldman firması ile birlikte ABD’nin en iyi firması olarak tanımlıyor.
1937 doğumlu olan Hamit Tosyalı, şimdilerde emekliliğin tadını çıkarıyor, bol bol golf oynuyor. Baba Tosyalı Benchmark’ın CEO’su ancak şirket yönetimi ikinci nesil Tosyalılar’da. Büyük oğlu Alican Yönetim Kurulu Başkanı, Berkhan ise Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Şirketin on iki yıldır başında bulunan Alican Tosyalı, “Aile ortamında çalıştığınız zaman birbirine güven ortamında çalışmanın avantajı büyük. Aile şirketi olmamıza rağmen her şey çok profesyonel ve yapısal. Önce kafadan bir şey atıp sonra peşinden koşmuyoruz. Herşey plan dahilinde devam ediyor” diyor.

TEKNOLOJİ KÜÇÜK KARDEŞE EMANET
Endüstri mühendisliği okuyan küçük kardeş Berkhan Tosyalı, Benchmark’ın bilgisayar teknolojisiyle üretiminde büyük rol oynuyor. Alican, ‘Kardeşim yazdığı teknoloji olmasaydı bulunduğumuz noktaya gelemezdik’ diyor.
“Adım adım ilerleyerek bugünlere geldik. Üretimin hepsi makinelerle yapılıyor. El işçiliği ile yapılan üretimde çok daha fazla sorun yaşanıyor.”
Benchmark’la ortaklık yapmak ya da satın almak için zaman zaman iş teklifleri de geliyor. Genç patron, Türkiye’ye sık sık gelip gitse de baba toprağı Kilis’i görmemiş henüz. Çok takip etme şansı olmasa da Galatasaray’ı tutuyor. Yemeklerden ise mantıya bayılıyor.
Benchmark'ın kurucusu Tosyalı Ailesi'nin diğer resimleri için tıklayın.