Türk Tiyatrosunun New York’taki ‘’Desen’’i

Perşembe, 31 Mayıs 2018 13:35 Facebook'ta Paylaş

Desen_UygurTurk Avenue Özel - Çocukluğu Türkiye’nin efsane tiyatrocularından Nejat Uygur’un kulislerinde geçti. Amcaları tiyatrocu Sühely & Behzat Uygur’la sahne tozunu yuttu. Müjdat Gezen Tiyatrosu, Hadi Çaman Tiyatrosu ve çeşitli çocuk tiyatrolarında görev aldı. Bir gün annesiyle sohbet ederken herşeyi geride bırakım Amerika’ya İngilizce öğrenmeye gelme kararı verdi. Altı aylığına geldiği New York’a aşık oldu. 5 yıldan fazladır da New York’ta yaşıyor. Tiyatro eğitimine devam ediyor. Bir sanat okulu açma hayali kuruyor. Aslen heykeltraş eğitimi alan Dedesi Nejat Uygur’un ‘Desen’ adını verdiği torunu ile New York’ta kariyerini, gelecekten beklentilerini, hayallerini konuştuk.


Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
1984 yılında İstanbulda dünyaya gelmişim. İlk ve ortaokul yıllarım bale yapmakla geçti daha sonra konservatuara geçiş döneminde baleyi bırakmaya karar verdim ve tiyatro bölümü okumaya karar verdim. Müjdat Gezen Konservatuarı’nda 4 yıl eğitimimi tamamladıktan sonra iki yıl Şahika Tekand Stüdyo oyuncularında farklı methodlarla çalışmak için eğitimime orda da devam ettim. New York’ta da halen Aleksey Burago ile devam ettirdiğim Stanislavsky tekniklerini orda da bitirdim. Birçok değerli sanatçıyla çalıştım; Süheyl & Behzat Uygur Tiyatrosu; Müjdat Gezen Tiyatrosu, Hadi Çaman Tiyatrosu ve çeşitli çocuk tiyatroları. Daha sonrasında özel okullarda ve devlet okullarında çocuklara drama ve tiyatro eğitmenliği yaptım. Çeşitli kanallarla tv projelerim oldu. Çok güzel ve değerli sanatçılarla keyifle çalıştım.

Sanatçı bir aileden geliyorsunuz. Aile bireyleri de Türkiye’de bir ekolü temsil ediyor. Tiyatro dışında başka bir kariyer hayalin oldu mu hiç?
Evet ailem sanatçı olduğu için küçük yaşta kulislerde oynardık. Amcalarım Süheyl ve Behzat dışında Süha ve Ahmet Amcam da sanatın içindeydiler. En büyük amcam senfoni orkestrasındaydı. Süha Amcam da çocuk tiyatrosu ve organizasyon işleri yapıyodu. Babam Kemal Uygur ise müziysendi. Piano çalar aynı zamanda yağlı boya yapardı. Harika tabloları vardır. Aslında Dedem Nejat Uygur heykeltraş mezunudur bu yüzden de adımı canım bi tanecik dedem Desen koydu. Çocukluğum dedemin Kocamustafapaşa’daki tiyatrosunun kulisinde geçti. Dedemin ve amcamların oyununa gider provalarını izlerdim. Kuliste babanemin makyaj yapmasını ve dedemin kostümlerini hayranlıkla izlerken büyülenirdim o atmosferin bi kokusu vardır hala burnumda.. Nedir derseniz. Yağmur ve çiçek karımışı derim. Dedem o zamanlar ekürisi Bahri Beyat ile oynardı oyunlarını. Ve her oyunun finalinde beni ve tüm torunlarını sahneye selama çıkarırdı. Sanırım daha o yaşlarda yuttum o tozu ve sanata devam ettim.

Amerika’ya gelmeye nasıl karar verdin?
Amerika’ya gelmeyi tamamen İngilizce öğrenmek ve altı ay kalmak amaçlı istedim. Burda kuzenlerim, teyzemler vardı ama hem Türkiye’de uzun yıllar kalıyorlardı hem de New York’ta. Bi gün adada ananemle otururken New York hakkında laflıyoduk ve onunda beni gaza getirmesiyle bi günde karar verdim. Herşeyi toplayıp geldim dediğim gibi altı ay diye geldim 5 yılı geçti. New York’a aşığım.

New York’ta ne işle meşgulsün şu an?
Şu an Aleksey Burago ile Russian Art THEATHER Lab'de egitimime devam etmekteyim. Başka tiyatrolarla da projelerimiz devam ediyor. Diğer yandan da çocuklarla drama ve tiyatro projelerim var Türkiye’de de tiyatro deneyimin var. İki ülkeyi kıyaslayabilir misin, tiyatro açısından.Temelleri Türkiye’de attım fakat amacım başka ülkelerde değişik kültürde insanlarla eğitime devam etmek. Aynı ya da farklı tekniklerin sınıflarını alıp değişik insanlarla enerjilerle çalışmak insana gerçekten pekçok şey katıyor. Hiç bir zaman ‘ben bu işi öğrendim,’ demek olmaz. Yaşam sona erene kadar hep eğitim devam edicek. Bazen en ufacık çocuktan bile çok şey öğrenebiliyosunuz ve aradığınız cevap onlar da olabiliyor. Çok güzel enerjileri var. Hem gerçekleri hem de hayal dünyasını görebiliyolar. Bu yüzden çocuklarla çalışmayı çok seviyorum. Amacım farklı ruhları yakalayıp herbirinden her geçen gün yeni bişey öğrenmek bu beni çok heyecanlandırıyor.

Önümüzdeki 5 yıla ilişkin kariyer planlarında ne var?
New York’ta ilerdeki hedefim bi sanat okulu açmak çocuklara yönelik. Çok fazla sanatçı arkadaşım var. Sanatın her dalından her biri çocuklara çok güzel şeyler öğretebilir. Diğer bi yandan mücevher geçmişim de var. Türkiye’den hem de burada ufak bir eğitim aldım. Mücevher tasarım uzmanlığımla farklı tasarımlarla bu işi de devam ettirmek isterim

New York’taki Türkler için özel bir yeri olan Dr Zeki Uygur’un da yeğeni oluyorsunuz. Kendisi yardımseverliği ile tanınan biriydi. Onla ilgili bizimle paylaşabileceğin bir anın var mı?
Zeki Uygur. Melek. Kendisi Türkiye’ye uzun yıllar gelmediği için hep onu annemden, babamdan, amcalarımdan, babanemden, dedemden ve burdaki Türkler’den dinledim. O kadar güzel ve bir o kadar komik anılar varki. Kitap yazılır. Çok sevilen bir doktordu kendisi. Burda sağlık sistemi çok pahalı olduğu için öğrencilere yardım edermiş. Hatta ve hatta ceplerine para koyup dahi yollarmış. Kaç kişi yapar bunu? Sevdiğim yönetmen arkadaşlarım Nilüfer ve Doğan Özmekik çok güzel bi belgeselini yapmışlar geçen ay gittim harika bi atmosferdi. Gerçekten düşünmüşler unutmamışlar hala her ay onu anmak için bi grupları var hepsiyle tanıştım o kadar cici insanlar ki.

Ahh. Meleklerle uyusun. Çok komik anıları da var bi gün bi hastası Zeki Amcama gitmiş sadece sağlıklı olduğunu göstermek için ‘bakın ben çok sağlıklıyım her gün bu egzersiz yapıyorum,’’ derken (o arada aşağıya eğilip kalkar egzersizleri gösterir) adam küt diye tutulup kalıyor. Saatlerce güldüm buna. Tabi kendisi o kadar güzel anlatıyordu ki. Serpico filmini bilirsiniz Al Pacino İtalyan bi polisi canlandırır filmde. Filmin konusu gerçektir ve orda polis Serpico’nun hayatını kurtaran Büyükbabam Zeki Uygur’dur. Bi gün Al Pacino ile tanışma fırsatı buldum ve kendisine bu hikayeyi anlattığımda çok şaşırdı.

Türkiye’de en çok neyi özlüyorsun?

En çok ananem ve büyükannemin Heybeli Ada’daki harika manzaralı evin küçük balkonunda Türk kahvesi içip, onlarla harika bir sohbeti özledim.

Eklemek istediğin bir şey var mı?

Gençlere tavsiyem hayal kurmaktan asla vazgecmeyin asla. Bi bakarsınız hoop gerçek oluvermiş.