Erdoğan’dan ABD’ye: ‘Kime Yutturuyorsunuz?’

Salı, 24 Ekim 2017 09:24 Facebook'ta Paylaş

ErdoganAMERİKA'NIN SESİ-ANKARA — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Washington’un ABD konsolosluk personeli Metin Topuz’a ait cep telefonunu talep etmesine tepki göstererek, “Diplomatik dokunulmazlığı var diye ABD, o telefona sahip çıkıyor. Böyle bir şey yok, kime neyi yutturuyorsunuz?” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün AKP Genel Başkanı olarak parti grubundaki konuşmasında uluslararası gelişmelere de değindi. Erdoğan, hem Suriye’deki gelişmeler hem de Fethullah Gülen’in lideri olduğu Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) iddiasıyla yürütülen soruşturmalarda ABD görevlileri hakkındaki yargı süreçleri üzerinden ABD’ye yönelik sert sözler sarf etti.

Erdoğan gibi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de parti grup konuşmasında ABD’yi hedef aldı. Erdoğan ve Bahçeli, 10 Ekim’de ABD’nin yazılı notayla Türk Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Topuz’un cep telefonunu talep etmesini sert sözlerle eleştirdi.

Türk Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türk Adalet Bakanlığı’na iletilen yazıda, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin bakanlığa verdiği yazılı nota ile Topuz’un cep telefonu ve SIM kartı talep edilmişti. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın yazısına göre; ABD’nin, Topuz’un cep telefonunu ve SIM kartını diplomatik ilişkileri belirleyen Viyana Sözleşmesi uyarınca konsolosluk arşiv ve belgelerinin diplomatik dokunulmazlık kapsamında olduğunu hatırlattığı ortaya çıkmıştı.

Erdoğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki FETÖ soruşturması dosyasına ulaşmasıyla gündeme yansıyan ABD’nin cep telefonunu talep edişini değerlendirdi. Erdoğan’ın, sivil toplum faaliyetleriyle tanınmış iş adamı Osman Kavala’nın tutuklanmasını ABD personeli Topuz ile ilişkilendirmesi de dikkat çekti. Erdoğan, “FETÖ ile irtibatı ya da iltisakı sebebiyle bir kişiyi gözaltına alıyorsunuz, kendisini istemeye yüzleri tutmadığı için olsa gerek 'diplomatik dokunulmazlığı var' diye telefonuna sahip çıkıyorlar. Böyle bir şey de yok. Belki yutarlar diye buradan giriyorlar. Kime, neyi yutturuyorsun? Ajanlık faaliyeti sebebiyle yakayı ele vermiş isimler konusunda 'sivil toplum kuruluşu temsilcisiydi', 'medyamensubuydu', 'iyi insandı', 'güzel vatandaştı' gibi güzellemelerle hedefsaptırılmaya çalışılıyor. Başkonsoloslukta çıkanlar o 'STK mensubuydu' dedikleri, o Türkiye’nin Soros’u durumunda olan kişinin havası çıktı meydana. Bağlantılar çıkıyor meydana. Ya siz kime, neyi yutturuyorsunuz? Taksim olaylarının arkasına bakıyorsunuz aynı kişi var, belli yerlere ciddi manada kaynak aktarımının arkasında bunları görüyorsunuz. Bu milleti içeriden vurmaya gayret edenlere karşı milletçe dik duracağız, kararlı duracağız ve gereken hesabı da soracağız. Burada özellikle yargı makamlarının hukuk çerçevesi içerisindeki hassasiyeti en büyük güvencemizdir ve bu işin de hep takipçisi olacağız” dedi.

Bahçeli: “ABD kafa mı bulmuştur?”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, ABD’nin Türk Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Topuz’un telefonunu talep etmiş olmasına tepkiliydi. Bahçeli, “ABD gözaltına alınan bir çalışanının telefonunu nota eşliğinde Türkiye’den istemiştir. Pennsylvania’daki hoca görünümlü terörist-başını iadeye yanaşmayan ABD telefon isteyerek şaka mı yapmış, yoksa kafa mı bulmuştur? Darbecileri Türkiye’yi vermeyen ABD’nin gözü telefonda mı kalmıştır? O zaman verin hain Gülen’i alın telefonunuzu. Üstelik tepe tepe kullanın sabahlara kadar IŞİD’den FETÖ’ye PKK’dan PYD’ye kadar konuşun. Kontörünüz biterse yüksünmeden milletvekili maaşımdan fedakarlık yaparak söz veriyorum en kısa sürede size göndereceğim. Yok, telefonu alamazsanız, hükümet buna aldırış etmezse hemen yaka silkmeyin sözüm söz olsun yeni bir telefon alıp kargoya vereceğim ve Rakka’ya göndereceğim” dedi.

Rakka’daki Öcalan posterinden dolayı da tepki
Erdoğan, ABD’nin desteğiyle Rakka Operasyonu’nu düzenleyen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyelerince Rakka’nın ele geçirilmesi sonrasında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın posteri açılmasını da eleştirdi.

Türkiye’nin terör örgütleriyle mücadelesi dolayısıyla ABD ve Avrupa ülkelerinden tepki gösterildiğini savunan Erdoğan, “Vize hadisesinden, köpekle aramaya bu tavır doğru yolda olduğumuzun ispatıdır. Stratejik ortağımız ABD, defalarca görüşmemize rağmen Suriye'de, dikkat edin, terör örgütü PKK'nın düşük çocuğu olan PYD ve YPG ile birlikte Rakka Operasyonu’nu yapıyor. 'PKK değil' diyorlar. Peki Rakka’ da bölücü terör örgütünün dev posterlerinin asılmasını ey Amerika neyle izah edeceksin?Biz söyledik, inanmadın, artık televizyon ekranlarında, kamera çekimlerinde... Bütün gerçekler ortada, neyle izah edeceksin? Biz gerçeklerle konuşuyoruz. 3 bin 500’ü aşkın TIR bölgeye silah taşıyor. Bu silahlar Rakka’da mı kullanıldı, DEAŞ’a karşı mıkullanıldı? Bunların nerede nasıl stoklandığı, bunları da biliyoruz ha, bunu da iyi bilin” diye konuştu.

Rakka’da Öcalan posteri asılmasına ilişkin ABD’nin Ankara Büyükelçiliği de bir açıklama yapmış ve PKK’nın ABD’nin terör örgütleri listesinde yer aldığını vurgulamıştı. Büyükelçilik açıklamasında, Öcalan’ın terör örgütü lideri olarak saygıdeğer bir kişi olarak görülemeyeceğini de ifade edilmişti.

Erdoğan ise Cumhurbaşkanlığı Korumu Ekibi’nin Washington’da sivillerle kavga etmesi sonrasında yargı süreci başlatılmasını anımsatarak, tepki gösterdi. Erdoğan, “Her terörist için 1 TIR silah gönderdikleri yalanına bizi inandırmaya çalışacak kadar da pişkince tavır içindeler. Terörist başı saygıdeğer bir kişi değilmiş. Lafa bak. Hani siz demokrasinin beşiğiydiniz ya? Sizin gücünüz Tayyip Erdoğan'ın 13 koruması için gözaltı kararı çıkarmaya yeter” ifadelerini kullandı. Erdoğan, ayrıca Almanya ve Fransa’nın terör örgütü PKK’nın her türlü eylemlerine göz yumduğunu da söyleyerek eleştirdi.

MHP Lideri Bahçeli de, Rakka’daki Öcalan posteri konusunda, “Türkiye’nin Rakka Operasyonu’na katılmaması için bin dereden su getirilmişti. Çünkü ABD bu görevi yeni stratejik ortağı PYD, YPG’ye verdi. Bebek katilinin posterleri meydanlara asıldı. ABD nerede durduğunu tartışmasız şekilde göstermiştir. Bunun yapılması eşkıyalığın övülmesidir. Rakka bir terör örgütünden diğerine teslim edilmiştir. Bu kepazeliktir. Yazıklar olsun geçti Bor’un pazarı sürün eşeğinizi Kandil’e. ABD başkanı Trump’un IQ testine girmeyi teklif etiği dışişleri bakanı ise YPG’yi tebrik etmiştir” diye konuştu.

Erdoğan Afrin’i askeri hedef gösterdi
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Fırat Kalkanı Operasyonu’nun ardından son olarak başlattığı İdlib Operasyonu’nun başarıyla sonuçlandığını anımsatan Erdoğan, “Şu anda Afrin konumuz var önümüzde. Bunların hepsi bizim için birer tehdittir ve biz ülkemiz için tehdit oluşturacak her alanda kararlıyız. Bunu herkesin bilmesini istiyoruz. Buralardan taviz veremeyiz. Bir gece ansızın gelebiliriz, bir gece ansızın vurabiliriz. Eğer bütün bunlar olurken böyle bir ortamda sırtımız sıvazlansaydı, bizi yere göğe koyamaz hale gelseydiler asıl o zaman şapkayı önümüze koyup 'neyapıyoruz biz' diye düşünmemiz lazımdı. Demek ki isabetli bir güzergahta yürüyoruz.” dedi.

Suriye’deki gelişmelere Türkiye’nin müdahil olacağı mesajını veren Erdoğan, “Biz birbirimizle uğraştıkça ağıtlar hep Türkçe, Arapça, Kürtçe olacaktır. Suriye'nin yüzde 25’i PYD/YPG terör örgütünün kontrolünde. Böyle bir Suriye kimin işine yarar. Suriye halkına olmadığı kesin. Biz de karşımızdaki manzaradan memnun değiliz. Şu anda Deyrizor’da petrol kuyularını bölücü terör örgütü işgal etmiş durumda. Kim sayesinde? Biz bu manzarayı değiştirmek için gayret ediyoruz” açıklaması yaptı.