Bırakın Hüseyin'le Ara, Ali'yle Harut Bu İşi Arasında Çözsün

Pazar, 26 Nisan 2015 22:45 Facebook'ta Paylaş

Peace Times SquareCemil Özyurt - @cemilozyurt - 'Ermeni Soykırımı' diye bir iddia ile 26 yaşında ABD'de tanıştım. Master yaptığım yılları da sayarsak 17 yıllık eğitim hayatımda en sevdiğim ders tarihti. Ancak 17 yıl sonunda Ermeni Soykırım iddiaları ile nerdeyse hiçbir şey öğretilmeden okullardan mezun olduk.

Yolu Amerika'ya düşen her Türk gibi, Ermeni Soykırım iddiaları ile karşılaştığımda da ''Biz yapmadık'' demekten başka söyleyecek bir şeyimiz olmadığını fark ettim. Justin McCurdy, Bernard Lewis, Guenter U. Lewy, gibi tarihçilerin yazdıklarını okudum. Belgeseller seyrettim. Karşı taraf ne diyor, ona baktım. Kendimi bu konuda tam olmasa da eğitebildim. Peki benim gibi bu şansı yakalamayan milyonlarca Türk vatandaşı ne yapmalı? ''Biz yapmadık'' demekten başka?

 

Osmanlı kayıtlarına göre tehcire tabii tutulan Ermeni sayısı 438 bin 758. Yolculuk sırasında ölen Ermeni sayısı 40 bin civarında. Nitekim 11 Aralık 1918'de Fransa Dışişleri Bakanı M.Cout'a, Ermeni Ulusal Hareketi Lideri Boghos Nubar Paşa gönderdiği raporda Kafkasya ve İran dahil sürülen Ermeni sayısının 600 ile 700 bin olduğunu söylüyor. Bunların içinden kendi isteği ile göç eden 290 bin Kafkas ve İran göçmenini çıkarıldığında tehcire tabii tutulan Ermeni sayısı Osmanlı kayıtlarını tutuyor. (1)

New York Times'ın o yıllardaki haberlerinde zorunlu göçe tabii tutulan Ermeni nüfusu 800 bin olarak geçiyor. Sonra bu rakam 1 milyona çıktı, günümüzde ise 1.5 milyon. Eğer propaganda bu şiddetle devam ederse çocuklarımız büyük ihtimal 2.5 milyon Ermeni'nin katledildiğini okuyacak.


Tabii bu rakamları verirken, rakamlar üzerinden can pazarlığı yapmak, 1915 yılında yaşanan tirajediyi görmemezlikten gelmek hiçbir vicdana sığmaz. Sivas'tan, Erzurum'dan, Malatya'dan yollara düşürülüp Suriye'ye sürülen binlerce insanın acısını paylaşmamak mümkün değil. Keşke yaşanmasaydı. Keşke insanlar doğdukları topraklarda kardeşce ölebilseydi.


Bunu söylerken 1894-1909 arasında, büyük bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da; yirmi altısı 1895 yılında olmak üzere, 32 isyan ve olay çıkaran Ermeniler için ve saldırıp öldürdükleri, yaktıkları, diri diri gömdükleri insanlar için bir iki çift laf etmeyelim mi?


1895'te Ermeni Devrimci Federasyonu'nun Van'da düzenlediği ayaklanmada öldürülen masumları;


26 Ağustos 1896 yılı Çarşamba günü, Papken Siyuni önderliğinde İstanbul Galata'daki Osmanlı Bankası'nı basan 26 Ermeni Taşnak Terör Örgütü üyesinin öldürdüğü 2 banka çalışanı ve ayaklanmada ölen 400 sivil vatandaşı;


1901-1904 yılları arasında Ermeni General Andranik ve gerilla liderlerinin öldürdüğü binlerce köylü müslümanı,


II. Abdülhami
t'e 21 Temmuz 1905'te yapılan Yıldız suikast teşebbüsünü;


17-30 Ağustos 1914 tarihleri arasında Zeytun Ermenileri tarafından Zeytun Fedai Alayı kurularak çıkarılan isyanda öldürülen 100 kişiyi;


15 Mart 1915'te Van Mahmudiye kaymakamının İstanbul hükümetine telgrafla bildirdiği üzere, 'toplu olarak katledilen Mahmudiyeli Müslümanları';


19 Nisan-6 Mayıs 1915 tarihleri arasında Ermeniler tarafından çıkarılan Van İsyanı'nda öldürülen ildeki müslümanların % 62’sini;


Yozgat
’ın Kumkuyu köyünde saklanmış üç yüz kadar silahlı Ermeni çetesi, 2 Eylül 1915 günü ateşe verdikleri Türk köylerindeki masumları;


New York Times
'ın 14 Kasım 1922 tarihli nüshasında yer alan habere göre, 1. Dünya Savaşı'nda 200.000 Ermeni'nin İtilaf Devletleri ordularında veya İtilaf Devletleri tarafında savaşan bağımsız birliklerde savaştığını gerçeğini göz ardı mı edelim?


Bu liste daha da uzayıp gidiyor. Bahsi geçen yıllarda sürülen, ölen, evsiz, barksız kalan müslüman sayısı 5.2 milyon. Bu rakamı veren Amerikalı tarihçi Justin McCarthy, Osmanlı İmparatorlu'ğunun 1877-78 Rus Harbi'nden sonra nüfusunun yüzde 7'sini ülkeye zorla göç ettirilen göçmenlerden oluştuğunu söylüyor. 21. yüzyılda dahi Suriye'den kaçan milyonlarca sığınmacından ancak 140 binini ülkelerine kabul eden 28 Avrupa Birliği ülkesinin bugünkü çırpınışlarına bakarsak, savaşlar, açlık, kıtlık içinde boğuşan Osmanlı'nın nüfusunun yüzde 7'sini göçmenlerin oluşturması çok büyük bir oran.


Evinden barkından sürülen milyonlar müslüman veya Türk olduğu için ne tarihçilerin, ne de güçlü devletlerin umurunda. Kırım Türkleri, Ahıskalılar, Doğu Türkistanlılar, Çerkezler, Abhazyalılar, Karaçaylar, Özbekler, Romanya'dan, Sırbistan'dan, Bulgaristan'dan göç ettirilenler vs. Bunları anmaya ne gerek var? Büyük ihtimal ölümü ve sürgünü hak etmiş barbar müslümanlardır! Sadece 1912 Balkan Savaşı'nda Avrupa'daki müslüman nüfusun yüzde 27'si öldürüldü. Bir o kadarı yaşadıkları yerlerden sürüldü.


1912'de Anadolu'da yaşayan müslüman nüfus sayısı 13.7 milyon iken, bu rakam 1922'de 11.2 milyona düştü. 10 yılda 2.5 milyon insana ne oldu dersiniz? Yine aynı dönemde müslüman olmayan nüfus da 2.8 milyondan 300 bine geriledi. Yani 10 yılda coğrafyanın kimyası bozuldu. Savaşlarda her beş müslümandan biri öldü.


Amerika
'daki bir numaralı Ermeni Soykırım savunucusu Prof. Taner Akçam, isyanların hepsinin fabrikasyon olduğunu iddia ediyor. Yanlış anlaşılmasın Amerikalı Türkler, sadece Ermeni diasporası ile değil, kendi içlerine sızmış bu isimlerle de mücadele halinde. Akçam da, Clark Üniversitesi'nde Strassler Family Center for Holocaust and Genocide Studies bölümünde görevli. Uzun süre ziyaretçi öğretim görevlisi olarak çalışan Akçam'ın maaşı da Zoryan Enstitüsü ve Kafesciyan Ailesi tarafından ödeniyordu.


Bugün Ermeni Soykırım iddiaları Amerika'da bir endüstri konumunda. Ermeni diasporasının birbirine daha çok kenetlenmesine vesile olan bir unsur. Türkler'e duyulan kin ve nefretle ayakta duran bir kesim var. 100 yıl önce karşılıklı yaşanan ve her iki tarafından büyük bedeller ödediği bu olayları, günümüzde nasıl düzlüğe çıkaracağız?


Washington, DC
'de 24 Nisan günü yapılan gösteride Türkiye Büyükelçiliği'nin karşı iki kaldırımında dizilen Türkler'e ve Ermeniler'e baktım. Ellerinde bayrakları olmasa hangisinin Türk, hangisinin Ermeni olduğunu zor söylersiniz. Gelin, 1945-1963 yılları arasında 1.5 milyon Cezayirliyi öldüren Fransızlar'ı, 1492'de nüfusları 1.8-12 million arasında olan Amerikan yerlilerini 237 bine indiren kadar öldüren Amerikalılar'ı, sadece Stalin'in hüküm sürdüğü 30 yılda 20 milyonun ölümüne sebep olan Ruslar'ı, 1096-1291 yılları arasında milyonlarca insanı 7 Haçlı seferi düzenletip ölüm kusturan Vatikan ve Papa'yı, 5-6 milyona yakın Yahudi'yi öldüren, fırınlarda yakan Almanlar'ı bir kenara bırakalım. Bu sorunu kendi aramızda konuşup çözelim. Yani Hüseyin Ara'yla, Ali Harut'la, Mehmet Zenop'la çözsün… İşin içine Manuel, Obama, Putin, Francis, Merkel girmeden. Aynı topraklarda doğmuş, aynı coğrafyada büyümüş, aynı yemeği yemiş, aynı müzikle eğlenmiş insanlar aramızda halledelim. Siz soykırım lekesini alnımıza vurmadan, biz acılarınızı yok saymadan…

(1) Tarih.gen.tr