Başbakan Erdoğan: ''İsrail Bölge İçin Bir Tehdit''

Çarşamba, 05 Ekim 2011 04:25 Facebook'ta Paylaş
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye lideri Esad'a bir mesaj da Güney Afrika Cumhuriyeti'nden gönderdi. "Biz şu anda bir yaptırım paketini ister istemez devreye sokacağız" diyen Erdoğan İsrail için ise ''Ben şu anda İsrail'i de bölgesi, çevresi için bir tehdit olarak görüyorum. Çünkü atom bombası var'' dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan, BM'de Suriye'deki rejime karşı çeşitli tedbirler getirilmesini öneren karar tasarısının kabul edilmemesine yönelik kararla ilgili, ''İşte dün BM Güvenlik Konseyi'nde bir oylama yapıldı. Bu oylama neticesinde, daimi üyelerin 2'sinin veto etmesi neticesinde, uyarı niteliğindeki hazırlanan tasarı, ne yazık ki veto edildi. Tabii bunun veto edilmesi özellikle Türkiye gibi veyahut da AB ülkelerinin bir kısmı gibi veya tamamı gibi, bilemem kimler bu konuda adımlar atacaktır, yaptırımlarımızı engellemez. Biz şu anda bir yaptırım paketini ister istemez devreye sokacağız'' dedi.

İsrail için ise Başbakan Erdoğan, ''Ben şu anda İsrail'i de bölgesi, çevresi için bir tehdit olarak görüyorum. Çünkü atom bombası var'' dedi. Erdoğan, İsrail'in bölgede devlet terörü uyguladığını da söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BM'de Suriye'deki rejime karşı çeşitli tedbirler getirilmesini öneren karar tasarısının kabul edilmemesine ilişkin, ''İşte dün BM Güvenlik Konseyi'nde bir oylama yapıldı. Bu oylama neticesinde, daimi üyelerin ikisinin veto etmesi neticesinde, uyarı niteliğindeki hazırlanan tasarı, ne yazık ki veto edildi. Tabii bunun veto edilmesi özellikle Türkiye gibi veyahut da AB ülkelerinin bir kısmı gibi veya tamamı gibi, bilemem kimler bu konuda adımlar atacaktır, yaptırımlarımızı engellemez. Biz şu anda bir yaptırım paketini ister istemez devreye sokacağız'' dedi.

Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığında Türk Dış Politikası konulu bir konferans verdi. Türkiye'nin duruşu ve siyasetinin, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki gelişmeler için büyük önem kazandığının ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Ortak bir tarih ve kültürü paylaştığımız bu bölgelerdeki gelişmeleri biz de tüm dünya ile birlikte yakından takip ediyoruz. Nitekim gelişmeleri yerinde görmek için iki hafta önce bizzat Mısır, Tunus ve Libya'ya ziyaretler gerçekleştirdim'' dedi.

Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bizzat gördüm ki, bölgede gerçekleşen bu halk hareketleri sadece rejimleri değiştirmiyor. Ortadoğu'ya uzun yıllardır hakim olan baskıcı zihniyeti de sona erdiriyor. Gerçekten de yeni bir Ortadoğu'nun doğuşuna şahit oluyoruz. Bu dost ve kardeş ülkeler kendi geleceklerine hiç şüphesiz kendileri karar vereceklerdir. Bölgede halkın demokratik ve onurlu bir hayat özleminin önünde hiçbir güç duramayacaktır.

Bu bağlamda, komşumuz Suriye'deki gelişmeleri de özellikle yakından takip ediyoruz. Suriye liderliğinin tüm reform vaatlerine rağmen gereken adımları atmadığını ve halkın sesini halen baskı ve şiddetle susturmaya çalıştığını görüyoruz. Yönetimin halkın gözündeki meşruiyetini ve güvenini kaybetmekte olduğu bir aşamadayız.

Sayın Beşşar Esad'a bu hususları bizzat açıkça ifade ettim, birkaç kez ifade ettim. Keza, Tunus'tan Libya;ya, Mısır'dan Suriye'ye halkların meşru talep ve beklentilerinin en kuvvetli destekçisi olmaya devam edecek, rejimleri gerekli reformları bir an evvel gerçekleştirmeleri yönünde teşvik edeceğiz.

Sevgili dostlar soruyorum. İnsanların acımasızca öldürüldüğü bir ülke özgür bir ülke, olabilir mi? O ülkede, demokrasiden bahsedilebilir mi? Bu denli otoriter, bu denli acımasız bir sistemin egemen olduğu bir ülke savunulabilir mi? Benim Sayın Beşşar Esad ile çok ciddi dostluklarım vardır. Ama bizim dostluklarımız işte dış siyasette ilkeler çerçevesindedir. Eğer bu ilkeler dışlanırsa, bu ilkeler yok farz edilirse, o zaman dostluğu biz kenara koyarız. Çünkü insanlar fanidir, ama ilkeler bakidir. Buradan hareket etmek durumundayız.

İşte dün BM'de Güvenlik Konseyi'nde bir oylama yapıldı. Bu oylama neticesinde, daimi üyelerin ikisinin veto etmesi neticesinde, uyarı niteliğindeki hazırlanan tasarı, ne yazık ki veto edildi. Tabii bunun veto edilmesi özellikle Türkiye gibi veyahut da AB ülkelerinin bir kısmı gibi veya tamamı gibi, bilemem kimler bu konuda adımlar atacaktır, yaptırımlarımızı engellemez. Biz şu anda bir yaptırım paketinin ister istemez devreye sokacağız. Çünkü biz ne Avrupa ülkelerinden bazılarıyız ne şu anda Amerika'nın ne Çin'in ne Hindistan'ın durumundayız. Bizim aramızda 910 kilometre sınır var. Bu sınırdan öte akrabalık bağlarımız var. Bu akrabalık bağlarının bize yüklediği sorumluluk var. Bu noktada sessiz kalmamız mümkün değil. Ya burada hak ve özgürlükler noktasında egemen bir hayat olacak, demokrasi, halkın sesi, halkın iradesi hakim olacak ve yahut da burada yönetim halkın iradesi istikametinde gerçekleşecektir.

Bize göre her ülke kendi öz dinamikleriyle, demokrasi ve hukuk devleti yolunda mesafe almalıdır. Bu anlamda bize düşen, kendi tecrübemizi, imkan ve kaynaklarımız ölçüsünde dost ve kardeşlerimize anlatmaktır. Bu istikamette bize elini uzatan herkesin elini tutmaya, yardım isteyene, yardım etmeye özenle devam edeceğiz. Bize göre her ülke mutlaka kendi öz dinamikleriyle demokrasi ve hukuk devleti olma yolunda mesafe almalıdır.''