Dünyanın En Uzun Şiş Kebabına Muhtar Kent Desteği

Çarşamba, 06 Ekim 2010 10:18 Facebook'ta Paylaş

Murat AksuBurcu Baykurt - Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız - Geçtiğimiz hafta Washington DC’de gerçekleşen Türk Festivali bir rekora sahne oldu. İş adamı Murat Aksu’nun dünyanın en uzun şiş kebabını yapma girişimi başarıyla sonuçlandı. 5.68 metre uzunluğundaki şiş kebapla Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanan Murat Aksu ile rekor denemesini ve hazırlık sürecini konuştuk. 

 

 

Murat Bey, kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Istanbul doğumlu Amerikalı Türk’üm. 1987 yılından beri burada yaşıyorum. Üniversiteyi burada okudum ve devamında bilgisayar üzerine yüksek lisans yaptım. Şu anda Washington DC bölgesinde eşim ve iki çocuğumla birlikte yaşıyorum. Capgemini adlı, Fransız orijinli uluslararası danışmanlık şirketinde üst düzey yönetici olarak çalışıyorum. 

 

Bu rekor denemesine nasıl karar verdiniz?

Her şey oğlum Selim’e aldığım Guinness Rekorlar kitabıyla başladı. Oğlum kitapta Türklerin kırdığı rekorlara bakarken hep en uzun bıyık, en uzun insan, en kısa zamanda en çok kiremit kırma gibi alanlara rastladık. Kahve, döner, yoğurt, şiş kebap gibi Türk mutfağını tanıtacak hiçbir şey bulamadık. Acaba kitapta mı bir eksiklik var diye düşünerek web sitesine e-mail attık. Altı hafta sonra bize geri dönüp bu rekorun Guinness’in bilgisi dahilinde kırılmadığını söylediler. Beni bu girişimde heyecanlandıran iki şey oldu. Birincisi oğlumu da işin içine katarak ona güzel bir tecrübe yaşatmak istedim. İkincisi de hepimizde olan milliyetçi gurur ve rekabet hissiydi. 

 

Nasıl hazırlandınız bu rekor denemesine?

Hazırlık süreci yaklaşık 6-8 ay sürdü. Önce Guinness’in sıkı kriterlerine göre nasıl pişireceğimiz üzerine çalıştık. Bu arada bir sponsor bulmamız gerekiyordu. Coca-Cola, Western Union gibi bünyesinde üst düzey Türklerin çalıştığı şirketlerle bağlantıya geçtim. Muhtar Kent bize olumlu cevap verdi ve sponsor oldu. Yine de masrafların %80’ini ben kendim karşılamak durumunda kaldım. ATA-DC ve Türk Festivali komitesinden Bora Erdemli ve Demet Cabbar’ın çaba ve yardımlarını göz ardı edemem. Türkiye’de yaşayan annem ve ağabeyimden destek gördüm. Eşim Hülya Aksu, dergisi I AM Modern ile medya sponsorum oldu. Kayınpederim Hasan Tahsin Vonal şişleri özel olarak İzmit’te yaptırdı. Kayınvalidem, kayınbiraderlerim, baldızım ve onların eşleri, çocukları canla başla çalışıp bu işi başarmamda yardımcı oldular. Anlayacağınız tüm aile bu işin içindeydik. 

 

Bundan sonra yeni bir rekor denemesi düşünüyor musunuz?

Benim işim yemek üzerine değil ve bu işe başlarken gerçekleştirmek istediklerime ulaştığım için başka bir deneme düşünmüyorum. Oğlum çok sevinçli. Festivale gelen Türklerden çok olumlu tepkiler aldım. Umarım benim bu girişimim Amerika’nın diğer yerlerindeki Türk festivallerine bir örnek olur ve yeni rekorlar kırılır. Times Square’de dünyanın en büyük yoğurdu çalınabilir, Las Vegas’ta dünyanın en büyük döneri yapılabilir. Atlanta’da dünyanın en büyük Türk kahvesi pişirilebilir. Amerikalı Türkler ve Türk firmaları birlikte bu girişimleri desteklemeli ve Türk kültürünün tanıtılmasına devam edilmeli diye düşünüyorum.