Perinçekin İmdadına Dink Kararı Yetişti

E-posta Yazdır

Halen Ergenekon Davası tutuklularından olan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 2005 yılında İsviçre‘nin Winterthur kentinde düzenlenen bir konferans sırasında, "Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır" dediği için, İsviçre mahkemelerince "ırkçı ayrımcılık" yaptığı gerekçesiyle tazminat ödemeye mahkum edilmişti. İsviçre mahkemelerinin gerekçeli kararında, "Ermeni soykırımı" iddiaları için "tarihi olgu" tanımı yapılmıştı. Lozan Mahkemesi Perinçek‘i 90 gün hapis cezası karşılığında, her günü 100 İsviçre Frangı olmak üzere 9 bin İsviçre Frangı para cezasına çarptırmış ve bu cezayı iki yıl tecil etmişti.

Mahkeme, ayrıca 3 bin frank para cezası verdiği Perinçek‘in, sembolik olarak bu ülkedeki Ermeni cemaatine 1000 frank, davayı açan Ermeni cemaati lideri Sarkis Şahinyan‘a da 10 bin frank ödemesini öngörmüştü. İsviçre Federal Mahkemesi‘nin de Lozan Mahkemesinin kararını onaylaması üzerine Perinçek davayı 2008 yılında AİHM‘e taşımıştı.

İçtihat oldu

Davayı esastan inceleyen AİHM karar aşamasına geldi. Dava sonucuyla ilgili hazırlanan dosyaya, daha önce AİHM‘de Türkiye‘ye karşı benzer bir davayı kazanan Hrant Dink‘le ilgili karar örnek olarak girdi. Böylelikle Perinçek‘in AİHM‘de imdadına, ölümünden önce büyük tepki gösterdiği Hrant Dink‘in, daha önce aynı kurumda açtığı dava yetişmiş oldu. Perinçek‘in karar dosyasına, Hrant Dink‘in karar dosyasında yer alan, tarihsel olaylar, demokratik toplumlarda özgürce tartışılmalıdır ifadesi yer aldı ve Dink davası içtihat olarak gösterildi.

Özgürce tartışılmalı

AİHM, 2007 yılında suikast sonucu hayatını kaybeden Hrant Dink davasında Türkiye‘yi mahkum etmiş ve Dink ailesine 133 bin Euro tazminat ödenmesine hükmetmişti. AİHM, Türkiye‘nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin yaşama hakkı, ifade özgürlüğü ve etkili başvuru hakkıyla ilgili maddelerini ihlal ettiğine karar vermişti. Kararda, Hrant Dink‘in "Türklüğe hakaret ettiği" gerekçesiyle yazdıklarından ötürü yargılanıp mahkum edilmesini ise demokratik bir toplumda gereksiz bir ceza olarak değerlendirmişti. "Soykırım" tartışmasına girmeyen ve 1915 olayları terimi kullanan AİHM, bununla birlikte, "demokratik bir toplumda tarihsel olaylar özgürce tartışılmalıdır" hükmünde bulunmuştu.

7 kişilik yargıç heyeti

Hrant Dink davası, Perinçek‘in İsviçre‘ye karşı açtığı davada ‘içtihat‘ oldu. Dava ile ilgili karar dosyası hazırlandı. Dava sonucunun, AİHM‘in ilgili dairesine sunulduğu ve 7 kişilik hakim heyetinin onayına sunulduğu bildirildi. Perinçek kararının birkaç ay içinde açıklanması bekleniyor. Kararın bu haliyle onaylanması, Fransa Senatosu‘ndaki kararın da Avrupa ülkelerinde uygulanamayacağı anlamına geliyor. (Zeynel Lüle / CNN TÜRK / Brüksel)








 

Fransa Soykırım Tasarısını Kabul Etti

E-posta Yazdır
Fransa‘da soykırım tasarısı kabul edildi. Fransa‘da kamuoyunda ‘soykırımı inkar yasası‘ olarak bilinen kanun tasarısını 127 oyla kubul edildi. Yasa, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy‘nin onayına sunulacak. Sarkozy‘nin yasayı 15 gün içinde onaylaması gerekiyor.
Fransa Senatosu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etti. 86‘ya karşı 127 oyla kabul edilen yasa teklifinde, “Kanunlar tarafından tanınan soykırımların inkarı yasaklanır” ifadesi yer alıyor. Fransa Parlamentosu, 2001 yılında, ‘Fransa, 1915‘deki Ermeni soykırımını tanır‘ ifadesi bulunan bir yasayı onaylamıştı. Yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy‘nin imzası ve resmi gazetede yayımlanması gereken yasa, iki maddeden oluşuyor. Yasanın ilk maddesinde, ‘soykırımı aşağılayarak ve küçük göstererek karşı çıkmanın‘ suç sayılacağı belirtiliyor. Yasa teklifine göre, suçlanan kişiler hakkında 1 yıl hapis cezası ve 45 bin avro para cezası istenebilecek. Meclis ve Senatoda 60 senatör ve milletvekilinin yasa teklifine itiraz edip, anayasa mahkemesine gitmesi halinde, yasa teklifinin Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi gündeme gelebilecek.

SUEUR‘DAN SENATODA TARİHİ KONUŞMA

Kanunlar komisyonu başkanı Jean Pierre Sueur, Senato genel kurulunda yaptığı konuşmada, ‘Bu yasa ne işe yarayacak, halkların dostluğuna mı yarayacak, diplomatik sorunların çözümüne mi yarayacak? Bu yasa sorunların çözümüne mi yarayacak? Bu yasayla bütün sorunlar çözülecek mi?” diyerek tepkisini dile getirdi. Senatoda kabul edilen yasa teklifine kanunlar komisyonu, ‘Fransız anayasasına, ifade ve araştırma özgürlüğüne aykırı‘ olduğu gerekçesiyle karşı çıkmıştı. Yasa teklifine karşı çıkan kanunlar komisyonu tarafından hazırlanan önerge ve yine yasa teklifi aleyhindeki iki ayrı önerge, genel kurulda bu akşam açık farkla reddedildi. Senato genel kurulu, daha sonra sunulan 5 değişiklik önergesini de reddetti. Meclis 22 Aralık‘ta, bugün Senatoda onaylanan söz konusu yasa teklifini kabul etmişti. Fransa‘da tarihçiler, anayasa uzmanları ve gerek sağ, gerek sol basının önemli bir kısmı, yasa teklifine karşı çıkan yorumlar yaptı. Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, geçen yıla kadar şiddetle karşı çıkmasına rağmen, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Ermeni diasporasının oylarını alabilmek için yasa teklifine yeşil ışık yakmıştı.

SARKOZY‘YE GİDECEK

UMP Marsilya Milletvekili Valerie Boyer tarafından hazırlanıp sunulduktan sonra Ulusal Meclis‘ten geçen yasa, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy‘nin onayına sunulacak. Sarkozy‘nin yasayı 15 gün içinde onaylaması gerekiyor. Sarkozy‘nin onay vermesi halinde, yasanın tüm detaylarıyla nasıl uygulanacağını belirleyen “uygulama genelgesi” ilgili bakanlık tarafından hazırlanacak ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Bu süre içinde 60 senatör ya da parlamenter, Senato ya da Parlamento başkanlarından biri, yasanın anayasaya aykırı olduğunu savunarak Anayasa Mahkemesi‘ne gidebilecek. Yasa uygulamaya geçse de, bu yasadan yargılanan şahıslar Anayasa’ya aykırılık iddiasında bulunabilecek.

GEÇERSE ANASAYA MAHKEMESİ‘NE GİDECEĞİZ

Cumhuriyetçi Birlik Grubu’ndan Nathalie Goulet, yasa teklifinin büyük bir ihtimalle kabul edileceğini, ancak kendisi gibi teklife karşı çıkan senatör ve milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi‘ne gideceklerini söyledi. Gerek Senato‘da, gerek Meclis‘te Fransız anayasasına aykırı olduğu gerekçesiyle çok sayıda milletvekili ve senatörün teklife sıcak bakmadığını belirten Goulet, ‘Biz tüzüğe göre en az 60 milletvekili ve senatörün imzasını toplayıp, daha sonra yasanın bozulması için Anayasa Mahkemesi‘ne gitmeye hazırlanıyoruz‘ dedi. Bu işi Türklerin ve Ermenilerin halletmesi gerektiğini ifade eden Fransız senatör, ‘60 cesur Fransız siyasetçiyi bulacağımıza inanıyorum‘ diye konuştu.

FRANSA‘DAN İTİDAL ÇAĞRISI

Fransa Senatosu‘nun ‘soykırımı inkâr tasarısını‘ ele almasına saatler kala Türkiye‘den gelen tepkilerin sertleşmesi üzerine, Fransa, Türkiye‘ye ‘itidal‘ çağrısında bulundu. Bugün, 1915 olaylarını inkar etmeyi yasaklayan yasayı Senato‘da oylayacak olan Fransa, Türkiye‘yi ‘sakin olmaya‘ davet etti. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bernard Valero tarafından yapılan açıklamada, Türkiye‘nin ‘çok önemli bir ortak ve müttefik‘ olduğu belirtildi.

TÜRKİYE YAPTIRIMA GİTMİŞTİ

Yasanın Fransız Parlamentosu‘nun alt kanadı olan Ulusal Meclis‘te kabul edilmesinin ardından Türkiye, Fransa’yla askeri ve siyasi ilişkilerini askıya almış, sürecin Senato’da devam etmesi veya Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından onaylanması durumunda başka önlemler alınacağı da, yetkili Türk makamlarınca ifade edilmişti. Yasa teklifinin Meclis‘te kabulünün ardından istişareler için Ankara‘ya çağrılan Türkiye‘nin Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu ise geçtiğimiz haftalarda Fransa‘ya dönmüştü. Hürriyet Planet / A.A.

İngiliz Mahkemeden Asil Nadir İçin 230 milyon Dolarlıklık Yolsuzluk Suçlaması

E-posta Yazdır
İngiltere‘de yargılanmasına bugün başlanan işadamı Asil Nadir kurduğu şirketten milyonlarca doları kendisinin ve yakınlarının hesaplarına aktarmakla suçlandı. Kuzey Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, İngiltere‘de sahibi olduğu şirketi kendisi, yakınları ve dostları için yaklaşık 150 milyon sterlin (230 milyon dolar) hortumlamakla suçlandı.
Savcılık, paranın aralarında Nadir‘in Kuzey Kıbrıs‘ta sahibi olduğu bankanın da bulunduğu bazı karmaşık bazı yollarla transfer edildiğini öne sürüyor. Nadir, parayı 1987-1990 yılları arasında sahibi olduğu Polly Peck International (PPI) adlı şirketten çalmakla suçlanıyor. 70 yaşındaki Nadir, 13 emsal dosyada öne sürülen 34 milyon sterlin çaldığı iddialarını reddediyor. Savcı davanın açılışında iddianamesini jüriye sunarken, Nadir‘i şirkette üstlendiği yönetim kurulu başkanlığı ve icra direktörlüğü pozisyonları suistimal etmekle suçladı. Savcı Philip Shears, mahkemeye Nadir‘in şirketin ve özellikle Kuzey Kıbrıs‘taki iştiraklerinin işleyişi ve yönetiminde ciddi bir yetkiye sahip olduğunu aktarırken, ‘‘Bu yetkiyi suistimal ederken, PPI‘ın on milyonlarca sterlinini zimmetine geçirdi. PPI‘ın yöneticisi ve hesabın imza yetkilisi olarak şirketin mali personeline bu parayı havale etme talimatı verme yetkisi vardı‘‘ dedi. Savcı Shears, ‘‘Ama PPI‘ın fonlarının kendisinin ya da yakınları veya ortaklarına aktarılması konusunda bir yetkisi olamazdı‘‘ görüşünü dile getirdi. Savcı, 1993 yılında yargılanması gereken Nadir‘in aynı yılın mayıs ayında İngiltere‘den İngiliz yargısının yargılama yetkisi alanı dışında kalan Kuzey Kıbrıs‘a kaçtığını da hatırlattı. Yargılamanın en az dört ay sürmesi bekleniyor. 1980‘li yıllarda İngiltere‘nin en zengin işadamlarından biri ve Muhafazakar Parti‘nin önde gelen bağışçılarından olan Asil Nadir sıfırdan inşa ettiği Polly Peck grubunun başındaydı. Elektronikten gıda ürünlerine değin geniş bir yelpazede iş yapan ve hissedarlarına büyük kazanç getiren Polly Peck şirketi, 1990 yılında batmıştı. Asil Nadir, şirketten 34 milyon sterlini gizlice kendi hesabına aktararak Polly Peck‘in batışına sebep olmakla suçlanmış ve hakkında yolsuzluk davası açılmıştı. Mahkemesinin başlamasından hemen önce İngiltere‘yi terkeden Kıbrıs asıllı Asil Nadir, Kuzey Kıbrıs‘a yerleşmişti. Kıbrıs Türk yönetiminin İngiltere ile zanlıların iadesi konusunda bir anlaşması yok. Ağustos 2010‘da İngiltere‘ye dönen Asil Nadir kefaletle serbest bırakılmış, adli kontrol uygulamasına tabi tutulmasına hükmedilmişti. (Hürriyet)

İstanbul Doors, Londra’ya 10 Milyon Sterlin Yatırıyor

E-posta Yazdır
Vogue, Anjelique, Zuma, Kitchenette gibi markaları bünyesinde bulunduran İstanbul Doors, Tom Aikens Group’u alarak girdiği Londra’da iddialı plan yaptı. İstanbul Doors’un ortaklarından Levent Büyükuğur, “Şu anda Londra’da 3 olan restoran sayımızı yıl sonunda 7’ye çıkaracağız. Londra’da toplam 10 milyon sterlin yatırım yapmış olacağız” dedi.



İstanbul Doors, 19 marka 37 mekan ve 100 milyon TL’yi aşkın cirosuyla restorancılık işinde yurtdışında da ilgi çekerken, yeme-içme ve eğlence sektörünün kalbi kabul edilen Londra’da iddialı büyüme planları yaptı. Tom Aikens, Tom’s Kitchen ve Tom’s Deli olmak üzere 3 restorana sahip Tom Aikens Group’u satın alarak girdiği Londra’da hem Tom Aikens Group’un markalarıyla, hem de dünyaya yaymayı planladığı Kitchenette ile büyüyecek. İngiltere pazarı için London Doors şirketini kurduklarını vurgulayan İstanbul Doors’un ortaklarından Levent Büyükuğur, “Zuma ortaklığımız nedeniyle Londra iyi bildiğimiz bir yer. Yeni markamız Carlotta’nın kurumsal imaj ve kimlik çalışmalarını yaptırdığımız İngiliz firma Tom Aikens’in arkadaşıydı. Onun önerisiyle buluştuk. London Doors’u kurduk ve Tom’u yüzde 20 hissedar tutarak grubunu satın aldık” dedi.

6 ay kapalı tuttu

2007’de dünyanın en iyi 7’nci restoranı seçilen Tom Aikens’ın yüzü daha fazla heyecan uyandırması için yenilendi. İçmimar Hakan Ezer’in tasarımını üstlendiği restoran yaklaşık 6 ay kapalı kaldı. Doors, yeni dekorasyona 850 bin sterlin harcarken, uzun süre kapalı kalan restoran ekstra 200 bin sterlin maliyet yarattı. Büyükuğur, Londra’da iddialarını göstermek için bütün bu maliyetleri göze alarak mekanın yüzünü yenilediklerini vurguladı.

6 milyon sterlin yatırım

Londra’da ekonomik krizin hissedilmeğine değinen Büyükuğur, iş hedeflerini şöyle anlattı: “İyi restoranlar büyümeye devam ediyor. Gözü kapalı ‘İngiltere’nin her şehrine gireriz’ demiyoruz. Önce Londra! Şu anda 3 restoranımız var. 2012’de bir tane Tom’s Kitchen, 2 tane Tom’s Deli ve bir tane de Kitchenette yani 4 yeni restoran açacağız. Böylece Londra’da 7 restoran sayısına ulaşacağız. 4 restoran için 5.7 milyon sterlin yatırım yapmış olacağız.”

Doors’a şapka çıkardı

Tom Aikens’ın, grubunu daha önce bir fona sattığını, daha sonra İstanbul Doors ile anlaşma yaparken tereddüt yaşadığını anlatan Büyükuğur, “Biz Oakley Capital’den aldık hisselerini. Restoranlarını bebeği gibi görüyor. Bir taraftan da büyütmek istiyor, değer katacak ortaklık istiyor. Bizi tanıyınca tereddüdü kalmadı” dedi. Tom Aikens ise “Bu genç ekibe kanım kaynadı. Restoranlarını görünce başarılarına şapka çıkardım” diye konuştu.

Moskova ve Bakü’de ikinci Kitchenette ve Vogue yolda

MOSKOVA’da franchise kanalıyla açılan Kitchenette’in iyi gittiğini ve ikincisinin açılmak üzere olduğunu anlatan Levent Büyükuğur, “Rusya heyecan verici ve zor bir pazar. Moskova’da ikinci restorandan sonra hedeflerinde St. Petersburg var” diyor. Bakü’deki Kitchenette’in beklenenden fazla ilgi gördüğünü belirten Büyükuğur, “Bakü’de ikinci Kitchenette’i bu yıl açacağız. Vogue için çok yoğun talep var. Onu da bu yıl içinde açmayı planlıyoruz” dedi.

Yemekleri ve aşkları çok konuşulan şef

ŞARAP tüccarı bir ailenin ferdi olarak 1970’te dünyaya gelen Tom Aikens, daha 16 yaşında büyük bir şef olacağının sinyallerini verir. 26 yaşında çalıştığı Pied e Tere’de şef olur ve mekana ikinci Michelin yıldızı kazandırır. Michelin yıldızlı en genç şef unvanını hâlâ koruyor. İngiltere’nin en şöhretli şeflerinden biri olan Tom Aikens 2003 yılında restoranını açar. Televizyonda yemek programları var. Üç kez evlenen ve ikinci eşi aktör Peter Sellers’ın kızı olan Tom Aikens, yemekleri kadar aşklarıyla da çok konuşulan bir şef.

Kapılar Ortadoğu Güney Afrika ve Asya’ya açılacak

AVRUPA’da ekonomik kriz nedeniyle durumun parlak olmadığını belirten Levent Büyükuğur, iş planlarını şöyle aktardı: “Dünyada büyümek için yaptığımız iş planını mümkün olduğunca hayata geçireceğiz. Çok tehlike gördüğümüz şehirlerle ilgili planları erteleyebiliriz. Ortadoğu’da çok fırsat ve talep var ama orada tek başına olmaktansa bir ortakla yer almayı tercih ederiz. Ortadoğu’da Kitchenette’e ilgi çok. Eli kulağında. Orada önemli projeler başlamak üzere. Anjelique için Dubai, Abu Dabi ve İngiltere’den talep var. Değerlendiriyoruz. Güney Afrika’da çok tecrübeli bir grup İstanbul’da Kitchenette’e bayılmış. Ortak olalım 40 tane birden açalım diyor. Singapur’dan bir grup Asya’da önemli her şehre bir tane Tom’s Kitchen açmak için teklif getirdi. Bunun gerçekleşmesi 2013’ü bulur. Almanya, Romanya ve Amerika Miami’den de markalarımıza ilgi var.”

Dünyaya Türk restoranı ile damga vurma planı

İSTANBUL Doors’un kendini Türkiye’de kanıtladığını, hedefinin dünyada kanıtlamak olduğunu vurgulayan Levent Büyükuğur, grubun en büyük hayalini şöyle açıkladı: “The Marmara Oteli’nin en üst katında 15 Nisan’da bir Türk restoranı açıyoruz. Nasıl Nobu, Zuma dünyanın önemli şehirlerinde birer şubeye sahipse biz de bu Türk restoranını bir imza gibi dünyanın önemli şehirlerine açmak istiyoruz. Bu restoran rüştünü ispat ederse dünyaya taşıyacağız.”

(Demet Cengiz Bilgin, Hürriyet)

35 Bin Türk İnkâr Tasarısını Protesto Etti

E-posta Yazdır
Fransa Senatosu, Meclis‘te kabul edilen ve Ermeni iddialarının inkârını suç sayan tasarıyı yarın görüşecek. Kritik toplantı öncesi Paris‘te bir araya gelen 35 bin Türk, tasarıyı protesto edip senatörlere sağduyu çağrısı yaptı. Denfert Rochereau Meydanı‘nda toplanan Türkler, Senato binasına kadar yürüdü. Sağanak yağmur ve soğuk havaya rağmen katılım tahminlerin ötesine geçti. Diğer Avrupa ülkelerinden de çok sayıda insan Paris‘e akın etti. Türk, Cezayir, Azerbaycan ve Fransız bayraklarıyla yürüyen kalabalık, ‘Tarih, siyasetin çıkarı olmamalı‘, ‘Fransa‘yı özgürlükleri ile seviyorum‘, ‘Fransa‘daki bütün Türkler cezaevine mi girecek?‘ yazılı pankartlar taşıdı.


Fransa Türk Dernekleri Koordinasyon Komitesi tarafından düzenlenen ‘Büyük Yürüyüş‘ bugüne kadar Türkler tarafından yapılan en geniş katılımlı yürüyüş oldu. Gösteride 5 bin polis görev alırken, hiçbir arbede yaşanmadı. Ayrıca organizasyon komitesinden 600 kişi de provokasyon girişimlerini engellemek amacıyla görev aldı.

Denfert-Rochereau Meydanı‘nda başlayan 3 saatlik yürüyüş, yasa teklifinin oylanacağı Senato binası önünde yapılan konuşmalarla son buldu. Senato önünde konuşan dernek temsilcileri, yasa teklifinin Fransa‘da yaşayan Türkleri hedef haline getireceğine işaret etti. Konuşmaların ardından, farklı siyasi görüşleri temsil eden derneklerden oluşan 4 kişilik bir heyet, yasa teklifine karşı çıkan Türklerin tepkilerini dile getiren mektupları Senato‘dan bir heyete teslim etti. Öte yandan, Fransız Türk Dernekleri Koordinasyon Komitesi, birçok gazetenin arka sayfasında tam sayfa ilan verdi. İlanda, yasa teklifinin toplumlar arasında nefreti körükleyeceği belirtilerek, senatörlere tasarıya ret oyu vermeleri yönünde çağrıda bulunuldu.

Emre Demir, Paris (Zaman)

Sayfa 4 / 28