FIRSATLAR & TRENDLER

Dr Öz İçin Toruna Özel Çikolata Sepeti

E-posta Yazdır

Aralık 2013 tarihinde New Jersey eyaletinin Cliffside Park şehrinde ilk mağazasını açan Türk çikolata markası Bind, Amerika geleneklerine göre pazara uygun ürünler geliştirmeye devam ediyor. Ünlü televizyon sunucusu ve kalp doktoru Dr Öz ve ailesinin yaşadığı semtte faaliyet gösteren Bind, geçtiğimiz aylarda ilk kez dede olan Dr Öz ve kızı Defne-yi torunu Philomena için hazırladığı özel çikolata sepeti ile kutladı. Defne Öz de Food TV kanalında The Chew isimli programın sunuculuğunu yapıyor.



Bind tarafından kişiye özel olarak hazırlanan çikolata paketinde anne Defne ve kızı Phiomena-nın resmi bulunuyor. Mağaza Müdürü Simge Duysak, Bind olarak Amerikalılar için büyük önem taşıyan Baby Shower, doğum sonrası hastane ziyareti ve Sweet 16 gibi partiler için özel aranjmanlar geliştirdiklerini söyledi.

43 yıldır çikolata sektöründe faaliyet gösteren Bind özel düğün, nişan gibi etkinliklerde kişiye özel çikolata aranjmanları da hazırlıyor. Türkiye’nin en çok tanınan lüks çikolata markalarından olan Bind, 1971’de 8 kardeşli Binay Ailesi tarafından kuruldu. Bind Haziran 2011 tarihinde Yasubuğa Ailesi tarafından satın alındı. Bind üretim fabrikası Tekirdağ, Çorlu ilçesinde bulunuyor.

Bind Chocalate
654 Anderson Ave
Cliffside Park, NJ 07010
Tel: (201) 840-4005
www.bindchocolateusa.com

İsmiyle Dalga Geçtikleri Ürünleri Şimdi Dünyada Milyonlar Kullanıyor

E-posta Yazdır

Bilgisayar teknolojisi ile yeni yeni tanışan Türkiye gibi bir ülkenin ilk antivirüs ve firewall programlarından birini yazdı. Geliştirdiği teknolojinin milli bir kimliği olsun diye düşündü ve antivirüse Savungan, firewalle Korugan adını verdi. Pazarda satmak için çabaladı. Şirket şirket dolaştı. Kimi isimleriyle dalga geçti ilgi göstermedi, kimi Amerikalısı varken niye bir Türk internet güvenlik programı alayım dedi. 2003 yılında yazdığı ve kendi web sitesi üzerinde satarak para kazanmaya çalıştığı anti-virüs ve firewall programlarını Internet üzerinden Amerikalı bir firma keşfetti. Bu alanda büyümek isteyen şirket, genç mühendise iş teklif etti. Ülkede zekası, kapasitesi, bilgisi olmasına rağmen aradığı imkanı bulamayan bir beyin daha Amerika kıtasına böylece göç etti.



Yukarda bir kaç cümle ile özetlenen hikaye binlerce mühendisin doğduğu topraklardan ayrılmasının kısa bir özeti. Egemen Taş, halen Amerika gibi internet güvenlik alanında hayli yol etmiş bir ülkenin en büyük internet güvenlik şirketlerinden birinin beş ayrı ülkesindeki 250 mühendisinden sorumlu Başkan Yardımcısı. Hindistan, Ukranya, Romanya, Çin ve son olarak da Türkiye ofisindeki mühendisler kendisine bağlı çalışıyor.
 
İlk olarak geliştirdiği ancak satmak için pazar ve imkan bulamadığı, isimleri ile dalga geçilen projeler Comodo şirketinde ürettiği Internet Güvenlik programı Comodo Internet Security programının atası oldu. Taş ekibi ile birlikte Comodo için geliştirdiği firewall ve antivirüs programları halen 55 milyondan fazla kişi tarafından kullanılıyor.
 
Eğer mesleğime Türkiye sınırlarında devam etseydim, büyük ihtimal bir bankanın bilgi işlem servisinde çalışıyor olurdum, diyor Taş. Beşiktaş Sakıp Sabancı Lisesini birincilikle bitiren Taş, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne de Türkiye derecesi ile girdi.
 
1996 yılında Çağlayan semtinde çalışmaya başladığı yazılım firmasında ülkenin belkide ilk ticari zaafiyet analizlerinden (penetrasyon testi) birisini yaptı. O donemde yaptığı araştırmaların sonucunda çıkardığı SQLExec adlı program, Amerikan programcılık kurslarından halen ders olarak okutuluyor. Taş, bu sebeple National Security Administration tarafından internet güvenliği alanında çalışan ve sistem açığını keşfeden profesyonel olarak listeye alındı.
 
Genç mühendisin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri de Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı için çalıştığı dönem oldu. Vakfın Başkanı Prof. Dr. Turan Yazgan vizyon sahibi bir kişilikti ve ona internet güvenliği ile ilgili yapılması gerekenleri anlattı. Türkiye siber güvenlik alanında pek çok eksiğe sahip. Hindistan, Çin yapıyor biz neden yapamıyoruz diye fikirlerini paylaştı. Hadi yapalım o zaman, diyen Yazgan genç beynin şirket kurmasını da teşvik etti. TÜBİTAK bünyesinde kurulan şirkete KOSGEB de destek oldu. Bugün bile pek çok ülkenin başaramadığını, tek başına Korugan ve Savungan (firewall ve antivirüs) programlarını yazarak yaptı.
 
Türkiye için üretilen belki ilk firewall ve antivirüsünü yaptık ama satamadık. Dolayısıyla geliştirmeye devam edemedik. Çünkü Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede bu yapıyı ayakta tutacak bir eko-sistemi yoktu. Şimdi o ekosistemi kurabilmek için 10 yıl sonra Comodo olarak tekrar doğduğum topraklara girme kararı aldık, diyor.
 
Comodo tarafından geçtiğimiz günlerde resmi açılışı yapılan ODTÜ Teknopark Siber Güvenlik Ar-Ge Merkezinde 70 kadar mühendis Egemen Taş yönetiminde proje geliştiriyor.
 
AMERİKA MACERASI NASIL OLDU?
Genç mühendisin internet üzerinden firewall satmaya çalıştığını online ortamda fark eden Comodo kurucusu Melih Abdulhayoğlu, SSL sertifika üretiminin yanı sıra firewall ve antivirüs alanına da girmek istiyordu. Taş projeler için biçilmiş kaftandı. Taş, İlk teklif şirketin CEOsu tarafından İngilizce olarak yazılmış bir emaille geldi.

Bir süre Türkiye Comodo elemanı olarak çalıştım sonra da 2006 yılında Amerika ofise transfer oldum. Dünya genelindeki güvenlik ile ilgili sorunlara eğilen bir vizyonun içinde kendimi buldum. Böyle bir ortamda verimli olmamak imkansız,
diyor.
 
Takım lideri olarak işe başlayan Taş, sırasıyla proje müdürü, direktör ve iki yıl önce de baskan yardımcısı görevlerini üstlendi.  Hergün dünyanın 5 ayrı ülkesinden bilgisayar mühendisleri ile çalışan Taş, farklı iş kültürlerinin inovasyona etkisinin büyük olduğunun altını çiziyor ve ekliyor “Bazı teknolojileri sadece Türkiye, sadece Rusya ya da sadece Amerika sınırları içinde geliştiremezsiniz. Mesela antivirus teknolojileri tek bir ülke kaynakları ile tam anlamıyla geliştirilemez. Yapılabilseydi bu Çin için yapılabilirdi ama yaplamadı.”
 
TÜRK GREEN CARDI VERMELİYİZ
Siber güvenlikte dünyanın iki farklı gruba ayrıldığına dikkat çeken Taş, bir konuya da çözüm olarak öneri getiriyor: Siber güvenlik alanında çok öne geçen ülkeler var. Bir de çok geride kalanlar var. Bu iki gurup arasında kanımca 20 yıllık bir fark var ve ara hızla açılıyor. Sanayi devreminin yaşandığı 19. yüzyıl başlarında 20 yıllık fark az olabilirdi ama 21. yüzyılda bu çok ciddi süre. Türkiye bugün doğru adımlar atıyor ancak arayı daha hızlı kapatmak için Rusya, Ukrayna, Romanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerden nitelikli uzmanların Türkiye için çalışmasına yön verecek bir Türk Green Card sistemine de ihtiyaç var. Bu hızlı teknoloji transferine, rekabetci bir iş pazarina ve teknoloji geliştirme masraflarının yüzde 50-80 oranında düşmesine imkan tanır.
 
2003 yılında yazdığı ama Türkiye için belki de lüks olarak görülen ve kimsenin yüzüne bakmadığı yazılımları simdi bir eko-sistem dahilinde yeniden Türk teknoloji dünyasına kazandırmak için çaba harcayan Taş ve Comodo ekibi bugün Türkiye’nin başlattigi siber guvenlik hamlesinin önemli aktorleri olarak öne çıkıyor.
 

Borsa İstanbul, Yatırımcılara Türkiye Pazarını Anlattı

E-posta Yazdır

Turk Avenue - Migros marketler zincirinin de hissedarlarından olan BC Partner ortaklarından Nikos Stathopoulos, yatırımcıların ülkelere değil şirketlere yatırım yaptığını hatırlatarak, sermayenin öncelikle şirket performanslarını dikkate aldığını ve Migros yatırımlarından çok memnun olduklarını söyledi. 



Borsa İstanbul, Amerikalı yatırımcılara Türkiye ile ilgili yatırım imkanlarını anlattı. İstanbul: Regional Hub, Global Actor Forum Agenda başlığı altında New York The Pierre Hotel konferans salonunda gerçekleştirilen konferansa Borsa İstanbul Başkanı Dr. İbrahim M. Turhan, NASDAQ OMX Group Başkan Yardımcısı Meyer Sandy Frucher, Citi Global Government Affairs direktörü Charles R. Johnston ve BC Partners ortaklarından Nikos Stathopoulos konuşmacı olarak katıldı. Konferansın moderatörlüğünü İstanbul Financial Center - Initiative Başkanı Artunç Kocabalkan yaptı. 

Borsa İstanbul Başkanı Dr. İbrahim M. Turhan, 2002-2011 yılları arasından ülkede kişi başına düşen milli gelirin 3.5 kat arttığını, hızlı büyümenin aynı zamanda gelir dağılımına dağılımının da paralellik göstermesinin büyük önem taşıdığını söyledi. 2002 yılında ülkedeki günde 4.30 dolar kazanan yüzde 20\\\'lik kesimin bugün yüzde 3 altında olduğuna değinen Turhan, ülkedeki demoktratikleşme ilgili hareketlenmelerin her ülkenin bir şekilde yaşadığı bir deneyim olduğuna dikkat çekti.

Citi Grroup yöneticisi Charles R. Johnston da konuşmasında ülkede bir geçiş süreci yaşadığını, ülkedeki siyasi olayların dünyanın her yerinde görülebileceğine değindi. Yaklaşık 300 kişinin katıldığı konferansta, Amerikan finans çevrelerinden katılımın yüksek olduğu dikkat çekti. Kalabalık bir heyetle gelen Borsa İstanbul ekibi dün de Nasdaq borsası açılış ve kapanış gongunu çalmıştı. Etkinliğin ana sponsorları arasında ise Anadolu Ajansı ve Türk Hava Yolları yer aldı.   

NASDAQ - Borsa İstanbul New York Buluşması

E-posta Yazdır

Borsa İstanbul ile NASDAQ OMX\\\'in stratejik ortaklığı çercevesinde New York\\\'taki NASDAQ MarketSite\\\'de seans, Borsa İstanbul için çalan gong ile başladı. Borsa İstanbul ile NASDAQ OMX stratejik ortaklığı çerçevesinde dün Amerika Birleşik Devletleri\\\'nin New York kentindeki NASDAQ MarketSite\\\'de gong töreni düzenlendi. Gong töreni canlı olarak New York Times Square\\\'de de yayınlandı.


Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, gong töreninde yaptığı konuşmada, bu tarihi anı yaşamaktan çok memnun olduğunu belirterek, \\\'Bu adımın Türkiye, Avrasya bölgesi ve küresel borsa endüstrisi için temel taşlardan biri olacağına inanıyorum\\\' dedi. Turhan, NASDAQ OMX\\\'in teknolojik üstünlüğü ile Borsa İstanbul\\\'un dinamik imkanlarının birleşmesiyle her iki tarafın da yeni bir boyuta doğru ilerleyeceğine işaret ederek, \\\'Biz birlikte finansal piyasaların küresel standartlarını geliştirmek ve küresel finans piyasalarının yeniden şekillendirilmesinde daha fazla olanağa sahip olacağız\\\' değerlendirmesinde bulundu.

BORSA İSTANBUL GİBİSİ YOK
NASDAQ OMX Grup Başkan Yardımcısı Meyer Sandy Frucher da, Borsa İstanbul gibi sadece 1,5 yıl içinde hem yatay hem de dikey entegrasyonunu başarıyla gerçekleştirmiş başka bir borsa olmadığını vurguladı. Frucher, \\\'Üstelik sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, gelişmiş ülkelerde de bulunmamaktadır. Borsa İstanbul\\\'un bunu büyük bir başarıyla gerçekleştirdiğini gönülden söyleyebilirim\\\' diye konuştu. Frucher, Borsa İstanbul\\\'u bu başarılı ortaklıktan dolayı kutlayarak, Borsa İstanbul\\\'u desteklemekten büyük bir gurur duyduklarını ifade etti. AA

 

Türk İşadamı Derneği TACCI Yeni Başkanını Seçti

E-posta Yazdır

ABD’deki Türk işadamlarının kurduğu Türk Amerikan Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TACCI) başkanlığına Ermeni asıllı Türk vatandaşı Aret Taşçıyan (63) seçildi. Merkezi New York’ta bulunan ABD’deki Türk işadamlarını çatısı altında bulunduran TACCI’nin genel kurulu tarafından yeni seçilen yönetim kurulu 7’ye karşı 12 oy ile Taşçıyan’ı başkan yaptı.



Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteği ile 10 yıl önce New York’ta kurulan TACCI, Türk ve Amerikan işadamları arasında işbirliğini artırma, Türkiye’deki ekonomik fırsatların ABD’li yatırımcılara tanıtılması ve ABD’de yatırım yapmak isteyen Türk firmalarına yardımcı oluyor.

Deniz taşımacılığı ve tekne sigortası brokerlığı yapan Aret Taşçıyan, sektörün en önemli firmalarından OMNI Ltd’nin ABD temsilciliğini yapıyor.  (Razi CANİKLİGİL/NEW YORK)

Sayfa 1 / 18

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »