Ali Günertem

ABD'deki ilk ve tek İngilizce yayım yapan Türk dergisi TurkofAmerica'nın Yayın Danışma Kurulu üyesi olan Ali Günertem, aynı zamanda Türk Amerikan Dernekleri Asemblesi Başkan danışmanı. İstanbul merkezli dış ilişkiler üzerine strateji ve araştırmalara yer veren Turkish Policy Quarterly yayınında editöryal danışman olarak görev yapan Günertem, aynı zamanda telekom sektörünün tanınmış firmalarından birinde üst düzey yönetici olarak görev yapıyor.

Twitter'da En Fazla Takipçiye Sahip Büyükelçi: Namık Tan

E-posta Yazdır
Sosyal medyanın Facebook ile birlikte dinamolarından biri olan Twitter dünya genelinde hızla yayılırken, sanattan spora, müzikten politikaya her alandaki insanlar tarafından aktif olarak kullanılıyor. Twitter'i aktif olarak kullanan isimlerden biri de Türkiye'nin Washington, DC Büyükelçisi olarak görev yapan Namık Tan. Toplam 15,475 takipçisi var. Gittiği toplantıları, buluştuğu heyetleri, resimleriyle Twitter hesabından kendisi paylaşıyor. Tan, Twitter hesabı ile bir takım ilklere de imza attı. Libya’da tutuklanan New York Times muhabirlerinin Türkiye’nin girişimleriyle serbest bırakıldığı ilk kez Twitter hesabından duyurdu. Büyükelçi Namık Tan, Turk Avenue yazarı Ali Günertem ile sosyal medya deneyimini paylaştı:

Twitter ve Sosyal Diplomasi

E-posta Yazdır
Turk Avenue Editörü Cemil Özyurt’un 24 Mayıs 2011 tarihinde attığı bir tweet dikkatimi çekti: “Twitter'in gücünün farkında olmayan ünlülerin, kendi yazmadıklari tweet'leri takip edecek kadar saf mı görünüyoruz?”

Bu tweet’ten anladığım kadarıyla bir çok ünlü insan, fikir sahipleri, siyasetçiler hesapları olduğu halde başkalarına tweet attırıyorlar, tweet atmıyorlar veya hiç bir şey paylaşmıyorlar. Öncelikle bu bir sorumluluk işi. Hesabınız varsa ve binlerce takipçi bekliyorsa onların beklentilerine cevap verilmeli. Böyle bir sorumluluk hissedilmiyorsa hesap kapatılmalı. Bu isimlere bir kaç örnek vermek gerekirse, gazeteci Fehmi Koru, sanatçı Sezen Aksu, futbolcu Emre Belezoğlu, başarılı oyuncu Tuba Büyüküstün ve Muhteşem Yüzyıl Dizisi'nde Pargalı İbrahim Paşa rolündeki Okan Yalabık.

Bu ünlüler, ‘’Biz sadece takip ediyoruz, başkalarından öğreniyoruz,’’  diyebilirler. Bu da anlaşılabilir bir gerekçe. Bu durumda başka bir isimle hesap açmak daha akla yatkın. Halka mal olmuş kişilikler binlerce insanı bekletmemeli. Bu konsere bilet alıp dinlemeye gittiğiniz bir sanatçının sahneye çıkmayıp sizi saatlerce bekletmesine benziyor.  Bir önceki tweet’leri Iyi kullananlar ve kullanıyormuş gibi yapanlar yazısından sonra pek çok farklı yorum aldım. Çoğu pozitif olan bu yorumların bazılarında Tweet’lerin Türkiye’de başka türlü kullanıldığı ve hala anlaşılamadığı yönündeydi.

Fatih Altaylı da bu konuda “Sosyal Patlama” adlı bir yazıyı kaleme aldı. Kendisinle Twitter’da çok yavan muhabbetler olduğu konusunda aynı fikirdeyim (özellikle Ahmet Hakan’a bayan takipçilerinin yazdıkları) ama aynı zamanda bu aracın istendiği gibi kullanılması taraftarıyım. Takip etmeme, karşı olsam da hesabı kilitleme, istenmeyeni bloklama gibi bir sürü seçenek var. 28 Mayıs’ta spor yazarı Bilgin Gökberk tweet’inde “Kimseyi bloklamiyorum.. Bazıları bloklanmaya bile değmez, bu bir... birinin düşüncesi, yazdığı yüzünden bloklanmasi ters geliyor bana, bu da iki” diye yazmıştı.  Ben de Gökberk gibi düşünüyorum. Kimsenin fikir ve düşüncesi, saygısızlık ve terbiyesizliğe dönüşmediği müddetçe kesinlikle blok edilmemeli.

Sosyal medyanın sivil diploması aracı olarak kullanılması ise yeni yeni yaygınlaşan ve etkili olan bir seçenek. Buna bir kaç örnek vererek açmakta fayda var.
23 Mayıs’ta Washington Post Gazetesi'nin yemek eleştirmeni Tom Sietsema tweet’ten İstanbul’a gideceğini söyledi ve restoran tavsiyeleri istedi. Ben de dahil olmak üzere bir çok takipçi İstanbul'daki güzel restoranları listeleyen cevaplar yazdı. Twitter’da gezinen bu yazışmalar Türkiye Washington, DC Büyükelçisi Namik Tan’ın kulağına gitti ve Büyükelçi Tan, Tom Sietsema daha İstanbul için uçağa bile adımını atmadan kendisini evine davet etti. Türk Büyükelçisinin evinde yediği yemekle Türkiye ile tanışmış oldu. Etkili değil mi?

Acaba Amerikan dışişleri sosyal medyayı nasıl kullanıyor? Merak ettim. Amerikan Dışişleri Bakanlığı tweet’lerini bir süre takip ettim. Diplomatik mesajlar atıyorlar, ilgilenenlere çok faydalı.  Bu arada bir şey dikkatimi çekti. Başka ülkeler de bulunan ABD Büyükelçilerinin tweet’lerini RT ediyorlar, yani verilen mesaji binlerce kişiye ulaştırıyorlar. Bizim Dışişleri de yapabilir, hatta Orta Doğu’da büyük bir rol oynanmak icin soyunulduysa Arapça tweet bile atılabilir. Önemli olan büyük kitleye gereken mesajin bir tıkla verilebilmesi. Ne dersiniz etkili olur mu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçim mitingleri sırasında Facebook’u eleştirse de, seçim öncesi dönemde Twitter’ı hızlı ve iyi kullandı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in takipçi sayısı 100 bini aşmış durumda ve Gökçek her gece geç saatlere kadar Ankaralı hemşehrileri ile şehrin problemlerini tartışma imkanı buluyor.  Batman Valisi Ahmet Turhan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de etkisiyle olsa gerek, Twitter'a merhaba diyenlerden oldu. Fenerbahçeli futbolcu Gökhan Gönül, kendisi ile ilgili soruya doğru cevap veren takipçilerine forma hediye ediyor. Mehmet Ali Birand ameliyat olacağı için takipçilerinden dua etmelerini istiyor. 

Sosyal medyanın siyaset, spor, medya ve diplomasi dünyasına yansılamaları kullanıcı sayılarının artışına paralel artmaya devam edecek. Önemli olan sosyal medya aracını kim, ne şekilde kullanacak ve mesajını en iyi şekilde takipçilerine ulaştıracak.

22 Haziran 2011 -
Ali Günertem'i Twitter'dan takip etmek için

Twitter’ı İyi Kullananlar, Kullanıyormuş Gibi Yapanlar

E-posta Yazdır
İnternet kullanımının hızla artmasından en çok etkilenen sektörün medya olduğu ortada. Artık Bin Ladin’in öldürülmesini insanlar CNN’den değil Twitter’dan öğreniyor. Günlük haberlerini Facebook’tan takip ediyor. Ürün kampanyalarına Twitter ve Facebook hesaplarından ulaşıyorlar. Londra Belediye Başkanı Boris Johnson, 150 binden fazla takipçisinin sorunlarını direkt Twitter hesabından takip ediyor. New York Belediye Başkanı Bloomberg, New Yorklulara daha yakın olmak için Twitter hesabını güncel tutmaya önem veriyor.

Sosyal Medya sayfaları (Facebook, Twitter, MySpace) ile arama motorları (Google, Yahoo, Bing) gibi büyük sayıda takipçileri olan sitelerin reklam piyasasını baskıdan online dünyaya hızla dönüştürdüğünü görüyoruz. Amerikada basılan gazete ve dergiler hızla dijital dünyaya yönelirken, ellerinde olan reklam imkanlarını Internet şirketlerine kaptırmamak için büyük çaba harcadıklarına tanık oluyoruz.

Bunun için gazeteler rekabetin her gün daha da hızlandığı bu ortamda web sitelerini daha çekici hale getirmeye başladılar. Ben hala her sabah baskı gazetemi evimde kahvemi içerken okumayı tercih ediyorum. Bunun keyfini daha şimdiye kadar hiç bir internet sitesinden almadım. Bu yüzden eski kültürden elimizde kalanları çocuklarımıza verebilmek için büyük bir mücadele veriyoruz.

Sosyal medyanın büyük çapta etkilediği ve kullanıldığı en önemli medya alanları televizyon haber büroları, danışmanlar, fikir üretenler ve gazete köşe yazarları oldu. Çünkü bu kişilikler ve haber ofisleri Facebook ve Twitter hesaplarından milyonlarca takipçiyi yönlendirmeye başladılar. CNN Bireysel Haberci (İ Reporter) insiyatifi ile muhabir gönderemediği yerlerden internet üzerinden gönderilen video haberlerle bir anda binlerce haber kaynağına sahip oldu. Bunun en güzel örneğini Japonya da olan doğal afet tsunami sırasında önümüze gelen amatör haberciler tarafından çekilmiş resim ve videolarda gördük. 

Ben Facebook ile hiç haşır-neşir olmadığımdan dolayı Twitter’in medyayı nasıl etkiliediğini inceledim ve hala şaşkınlıkla her gün değişen dinamiği takip ediyorum. Twitter, kullanıcıya bir anda hangi yolu denersenin deneyin hayat boyu karşılaşamıyacağınız veya konuşamıyacağınız bir insanla sanal ortamda haberleşebilmek olanağını veriyor, tabiki takip eden okunur bir mesaj gönderip takip edilende cevap yazarsa! ABD medyasında emekli olan TV program sunucusu Larry King, CNN haber sunucusu Anderson Cooper, ünlü komedyen Bill Maher, Pulitzer Ödüllü New York Times köşe yazarı Nick Kristof’u ve politika danışmanı ve CNN politika analisti David Gergen’i çok yakından takip ediyorum. Başka takip ettiğim medya kişilikleride var ama onlar bu isimler kadar etkili değil. Nedeni basit, bu insanlar kendileri yazıyorlar ve program veya basın bülteni gibi duyurular yapmıyorlar. Arada sırada yazı linki veriyorlar ama çoğu Tweet'lerinde düşüncelerini, tecrübelerini ve hissettiklerini paylaşıyorlar.

Türk Medyasında da Twitter bazı kişilikler tarafından çok etkili kullanılıyor. Bence Twitter şu anda en etkili olarak Nazlı Ilıcak, Elif Şafak (eşim takip ediyor), Cüneyt Özdemir, Metehan Demir, Mehmet Ali Birand, Bilgin Gökberk, Fuat Kozluklu, Fenerbahçe kaptanı Alex, (soyunma odasından bile twit atıyor), Fenerbahçe’deki Brezilyalı futbolcuların tercümanı Samet Güzel, arada sırada yazsa da Bekir Coşkun ve tiyatro oyuncusu Alper Kul tarafından kullanılıyor. Tweet'ler bazen aynı fikirde olmasam da bilgilendirici ve eğlendirici. Cengiz Çandar bu işe daha ısınamadı, ısınsa bilgi ve tecrübe alanı çok geniş. Fehmi Koru da orda, niye tweet atmıyor acaba! Belki de beğenmedi bu işi. Fatih Altaylı’nın da çok takip edeni var ama Tweet'ler sayfasındakiler gazetede yazdıklarının aynısı. Yazılarının dışında aktüel konularda da kendi düşüncelerini paylaşsa benim açımdan daha iyi olacak, hasta bir Galatasaraylı olarak onun tweet'lerinden Galatasaray’da de neler oluyor öğrenebilirim! Spor klüpleri de tweet'te çok aktif ama bayıltıyorlar, hele Galatasaray! Listeden çıkartım, başka tweet'leri takip edemez oldum. Haber kanalları ile olan sorun ABD de aynı, takip edilemiyor. 20 saniyede bir tweet. Tweet hızından başım dönüyor. Hepsi liste dışı. Birde satır aralarından mesaj verilmese! Direkt söyleyin, anlayabiliriz!

Son sözümde tweet hesabını kitleyen arkadaşlara ve medya kişiliklerine: Sosyal Medya paylaşma ortamı olduğuna göre bildiklerinizi düşüncelerinizi bizlerle paylaşınız, insanlar sizlerden yeni birşeyler öğrenebilir. Verecek birşeyiniz yoksa o da ayrı bir konu! Ya da düşünceierinizi 140 kelime ile sınırlama yeteneğiniz veya vaktiniz yoksa Twitter’da size hayat yok zaten. Ne de olsa bu da sonunda bir seçim: Demokraside seçenek olduğuna göre saklanmak hakkınız var. 

Ali Günertem’i Twitter’dan takip etmek için www.twitter.com/aligunertem adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sosyal Medyanın Politikadaki Gücü

E-posta Yazdır
Facebook ve Twitter'in dünya genelinde kullanımı arttıkça, kitleler üzerindeki etkisi de yadsınamaz ölçüde büyümeye devam ediyor. Dünya genelinde 500 milyondan fazla Facebook kullanıcısı bulunuyor. Kullanıcıların yüzde 50'si her gün Facebook'a giriyor ve ortalama her kullanıcının 130 arkadaşı bulunuyor. Her ay Facebook kullanıcıları sitede 700 milyar dakika harcıyor. Her kullanıcı ortalama 80 adet toplumla ilgili sayfa, grup veya etkinlikle kontak kuruyor.

Sosyal Medya ve Eski Alışkanlıkların Yitirilmesi

E-posta Yazdır
Bugün sosyal medyanın günlük hayatımızdaki etkisini inkar etmek saflık olur. Herkes çok yoğun olan günün akışında bir şekilde vakit bulup cep telefonundan veya bilgisayarından kendi çevresine bilgi ulaştırıyor. Kimi gerekli kimi gereksiz bilgi akışı içinde işimize yarayanı okuyup öğrenmeye çalışıyoruz. Facebook ve Twitter haricinde daha başka medya siteleri de mevcut, nereye bakacağımı şaşırdım. Artık şifreleri unutmaya başladım.
Teknolojiyi takip etmek ve insanlığa verdiği artıları filtreleyip kendimize faydalı olanı bulmak çok önemli. Hele genç bir anne baba iseniz çocuğunuzun dünyaya hangi pencereden bakacağını kestirmek çok zor. O yüzden önümüzdeki 10-15 yıl çok önemli. Baskı gazetelerin azaldığı, kitapçıların kapandığı bir dönemdeyiz. Artık istediğiniz bir kitabı bilgisayara yükleyip oradan okunduğu veya İpad'lerde resim yaptığı  bu günde çocuklarımızın kitap okuma veya kağıda suluboya yapma alışkanlığına ne olacak?  Kültürümüzü korumaya zorlandığımız bugün eski alışkanlıklarımızı nasıl muhafaza edeceğiz? Cevabı çok zor.

Facebook ilk ortaya çıktığında ne yapmam gerektiğini bilemedim. Her yerden e-posta adresime bir sürü arkadaşlık teklifi gelmeye başladı. Hayatında beni bir kere bile aramamış olan ve benle aynı şehirde yaşayan bir tanıdığımdan bile davetiye aldım. Herkes ana okul arkadaşımı bile buluyorum heyecanı ile sanal trene atlayarak yatak odalarında çekilen resimlere kadar kendilerini teşhir etmeye başladı. Aslında Facebook insanlığa çok büyük bir katkıda bulunarak insan oğlunun içinde bulunan ve normal günlük hayatımızda yapamayacağımız  teşhircilik duygusunu sanal ortamda bastırdı.

Bir arkadaşımızın çocuğunun doğum günü partisinin resimlerini daha eve dönmeden sanal ortamda görmek benim için son damla oldu. Temkinli yaklaştığım Facebook benim için bitti. Gücüne bugün hala inandığım ama benim için kullanırlılığı olmayan sosyal portala başlamadan veda ettim. Kişisel olarak benim günlük yaşantimda yeri olmasa da, Facebook'un politik arenadaki gücü ve kitleler üzerindeki etkisi göz ardı edilemez boyutta ve buna da önümüzdeki sayı değineceğim.

Twitter ortaya çıkınca aynı düşünceler içinde beklemeye başladım. İlk günlerinde gereksiz bilgi akışı olarak gördüğüm bu medya aracına karşı düşüncem bir süre sonra değişti . Bunun değişmesinde en önemli rolü Türkiye Washington Büyükelçisi Namık Tan’ın Twitter sayfası oldu. İlk defa haberim olduğunda  22 kişinin takip ettiği sayfa ben Twitter hesabı açmaya karar verdiğimde 5 bin kişiyi geçmişti. Çok yararlı bilgilerin verildi sayfayı artık web ortamında takip edemeyip kendime de bir Twitter sayfası açtım. Artık sayfayı nasıl kullanacağım iyice  kafamda oluşmuştu. Sayfayı ilk açtığımda  arkadaşımı ve toplum liderleini takip etmeye başladım. Bilgi akışının çok hızlı geldiğini görünce bu takip ettiğim insan sayısını azalttım ve sadece kendi ilgi alanım ile ilgili olan insanlari ve az bir arkadaş grubunu takip etmeyi tercih etim. Bu şekilde istediğim bilgi ben aramadan önüme gelmeye başladı.

Bilgi akışının havada uçtuğu bu günlerde kullanıcılara ve meraklılara bir haberim var. 10 seneye kadar belki daha da önce bunların hepsinin yerine gelecek başka medya araçları şu anda deneme aşamasında ve çok yakında önümüze gelecekler. Ortam deşişmeden elimizdeki araçları şimdi doğru kullanalım.  Metehan Demir’in 14 Nisan 2011 Twitter'a yazdığı Twitt ile bitiriyorum.
metehan_demir Metehan Demir
Lutfen twit yazarken sigaranın dumanını bize üflemeyin:))...Twitter'i ve kullanıcılarını dumansız hava sahasına dahil edelim..

Sayfa 2 / 5