Ali Günertem

ABD'deki ilk ve tek İngilizce yayım yapan Türk dergisi TurkofAmerica'nın Yayın Danışma Kurulu üyesi olan Ali Günertem, aynı zamanda Türk Amerikan Dernekleri Asemblesi Başkan danışmanı. İstanbul merkezli dış ilişkiler üzerine strateji ve araştırmalara yer veren Turkish Policy Quarterly yayınında editöryal danışman olarak görev yapan Günertem, aynı zamanda telekom sektörünün tanınmış firmalarından birinde üst düzey yönetici olarak görev yapıyor.

Sosyal Medya ve Eski Alışkanlıkların Yitirilmesi

E-posta Yazdır
Bugün sosyal medyanın günlük hayatımızdaki etkisini inkar etmek saflık olur. Herkes çok yoğun olan günün akışında bir şekilde vakit bulup cep telefonundan veya bilgisayarından kendi çevresine bilgi ulaştırıyor. Kimi gerekli kimi gereksiz bilgi akışı içinde işimize yarayanı okuyup öğrenmeye çalışıyoruz. Facebook ve Twitter haricinde daha başka medya siteleri de mevcut, nereye bakacağımı şaşırdım. Artık şifreleri unutmaya başladım.
Teknolojiyi takip etmek ve insanlığa verdiği artıları filtreleyip kendimize faydalı olanı bulmak çok önemli. Hele genç bir anne baba iseniz çocuğunuzun dünyaya hangi pencereden bakacağını kestirmek çok zor. O yüzden önümüzdeki 10-15 yıl çok önemli. Baskı gazetelerin azaldığı, kitapçıların kapandığı bir dönemdeyiz. Artık istediğiniz bir kitabı bilgisayara yükleyip oradan okunduğu veya İpad'lerde resim yaptığı  bu günde çocuklarımızın kitap okuma veya kağıda suluboya yapma alışkanlığına ne olacak?  Kültürümüzü korumaya zorlandığımız bugün eski alışkanlıklarımızı nasıl muhafaza edeceğiz? Cevabı çok zor.

Facebook ilk ortaya çıktığında ne yapmam gerektiğini bilemedim. Her yerden e-posta adresime bir sürü arkadaşlık teklifi gelmeye başladı. Hayatında beni bir kere bile aramamış olan ve benle aynı şehirde yaşayan bir tanıdığımdan bile davetiye aldım. Herkes ana okul arkadaşımı bile buluyorum heyecanı ile sanal trene atlayarak yatak odalarında çekilen resimlere kadar kendilerini teşhir etmeye başladı. Aslında Facebook insanlığa çok büyük bir katkıda bulunarak insan oğlunun içinde bulunan ve normal günlük hayatımızda yapamayacağımız  teşhircilik duygusunu sanal ortamda bastırdı.

Bir arkadaşımızın çocuğunun doğum günü partisinin resimlerini daha eve dönmeden sanal ortamda görmek benim için son damla oldu. Temkinli yaklaştığım Facebook benim için bitti. Gücüne bugün hala inandığım ama benim için kullanırlılığı olmayan sosyal portala başlamadan veda ettim. Kişisel olarak benim günlük yaşantimda yeri olmasa da, Facebook'un politik arenadaki gücü ve kitleler üzerindeki etkisi göz ardı edilemez boyutta ve buna da önümüzdeki sayı değineceğim.

Twitter ortaya çıkınca aynı düşünceler içinde beklemeye başladım. İlk günlerinde gereksiz bilgi akışı olarak gördüğüm bu medya aracına karşı düşüncem bir süre sonra değişti . Bunun değişmesinde en önemli rolü Türkiye Washington Büyükelçisi Namık Tan’ın Twitter sayfası oldu. İlk defa haberim olduğunda  22 kişinin takip ettiği sayfa ben Twitter hesabı açmaya karar verdiğimde 5 bin kişiyi geçmişti. Çok yararlı bilgilerin verildi sayfayı artık web ortamında takip edemeyip kendime de bir Twitter sayfası açtım. Artık sayfayı nasıl kullanacağım iyice  kafamda oluşmuştu. Sayfayı ilk açtığımda  arkadaşımı ve toplum liderleini takip etmeye başladım. Bilgi akışının çok hızlı geldiğini görünce bu takip ettiğim insan sayısını azalttım ve sadece kendi ilgi alanım ile ilgili olan insanlari ve az bir arkadaş grubunu takip etmeyi tercih etim. Bu şekilde istediğim bilgi ben aramadan önüme gelmeye başladı.

Bilgi akışının havada uçtuğu bu günlerde kullanıcılara ve meraklılara bir haberim var. 10 seneye kadar belki daha da önce bunların hepsinin yerine gelecek başka medya araçları şu anda deneme aşamasında ve çok yakında önümüze gelecekler. Ortam deşişmeden elimizdeki araçları şimdi doğru kullanalım.  Metehan Demir’in 14 Nisan 2011 Twitter'a yazdığı Twitt ile bitiriyorum.
metehan_demir Metehan Demir
Lutfen twit yazarken sigaranın dumanını bize üflemeyin:))...Twitter'i ve kullanıcılarını dumansız hava sahasına dahil edelim..

25 Yıl Aradan Sonra Washington, DC’den İstanbul’a Direkt Uçmanın Keyfi

E-posta Yazdır
Türk Hava Yolları,  ABD’ye Brüksel aktarmalı ilk uçuşunu Ağustos 1988’de New Jersey’nin Newark şehrindeki havalimanına başlattığı zaman New York ve New Jersey’de yaşayan Türklerin ne kadar şanslı olduğunu düşünmüştüm.

Bu ilk uçuşlar Brüksel bağlantılı olsa da kendi ulusal hava yolumuzun yeni dünyaya Türkiye’nin kapasını açması büyük bir artı olmuştu. Bu seferler daha sonra New York JFK Hava Limanı’na geçince direkt seferlere başladı.

Bir kaç defa THY ile New York’tan seyahat etmeme ve çok memnun kalmama rağmen yıllarca Washington, DC üzerinden daha kolay olduğu icin Avrupa aktarmalı gidiş gelişimi sürdürdüm. THY yıllar sonra 7 Kasım 2010’da Washingon İstanbul seferlerine başladığında bende bu seferleri ne zaman kullanacağımı düşünmeye başladım.

Fazla uzun sürmedi ve ilk fırsatta Washington,DC-İstanbul hattından biletimi aldım. Kısa bir aile ziyareti yapacaktım ve Cuma akşamı yola çıkıp gelecek Cuma Washington, DC’ye dönmek üzere yerimi ayarladım. Gece 11.00’de olan uçuş saati bana bütün gün çalışıp hatta evde ailemle yemek yiyip yola çıkma imkanı sağladı.

Hava alanına gelip bilet işlerimi hallettikten sonra uçağın bulunduğu kapıya doğru yöneldim. Bu arada THY çalışanlarının bavul ağırlığı konusunda çok anlayışlı davrandıklarını söylemeden geçemiyeceğim.

Hava karanlık olduğundan ve dışarısı görünmediğinden kapıları geçerken sadece uçakların kanatlarına kadar olan kısmının görüldüğü bir ortamda günün yorgunluğunun da verdiği bir rehavetle yürürken Turkish logosunu görünce uçağa bineceğim kapıya geldiğimi farkettim.

Bu arada içimde inanılmaz bir kıpırdanma oldu. Ulusal hava yolumuzun uçağını görmem bir anda beni gururlandırdı. 26 sene sonra Washington, DC’de üzerinde Turkish Airlines yazılı uçağı görmek başka türlü bir duyguydu. Uçağa güler yüzlü uçuş görevlilerinin arasından binip yerimi aldım.

Dokuz saat kırkbeş dakika sürecinde verilen yemekler,  içecekler, rahatlama paketini ve sonsuz film imkanları ile yedi saat uyuyarak İstanbul’a indim. Hiç görmediyseniz uçağın ön tekerleklerinin arasında olan kamera İstanbul’a inişe ayrı bir zevk kattı. Yerel saatle 16:00’da iniş yaptık, yani Washington, DC saati ile sabah 9.00’da. Kendimi sanki bütün gece normal uyuyup yedi saat ileri gitmiş gibi hissettim.

Genelde Avrupa aktarmalı uçuşlar evin kapısından evin kapısına  22-23 saat sürerken bu uçuş sadece 14 saat sürdü, yani altı saate yakın kar etmiş oldum. İstanbul’da 5 gün geçirirken zaman farkından doğan rahatsızlık neredeyse hiç olmamış gibiydi. Tabiki yedi saat zaman farkını hiç geçmemiş gibi olmak imkansız ama geçen seyahatlere göre inanılmaz rahat oldu. Dönüşte de aynı şekilde başka bir güler yüzlü uçuş ekibi ile Washington, DC’ye döndüm. Bu kısa seyahat sonrasında da yıllardır buradan İstanbul’a gitmek için nasıl eziyet çektiğimizi farkettim. Ufak tefek ayarların her seferde yapıldığına emin olduğum bu hattın hergün daha da iyi olacağını tahmin ediyorum. Washington, DC ve çevresinde yaşayan Türk vatandaşlarının ne kadar şansı olduklarını bu seferi ilk defa kullandıklari gün anlayacaklarına  eminim.

6 Mart 2011 -
Ali Günertem - Washington, DC

Allen Iverson ve Türkiye Tanıtımına Katkıları

E-posta Yazdır
NBA eski sihirbaz lakaplı basketbolcusu Allen Iverson’un Beşiktaş Spor Klubü'ne transferini öğrendiğim zaman çok şaşırmıştım. Hatta inanamadim. Iverson ABD'de NBA takımlarında artık iş bulamayınca basketbol hayatını kapatır zannediyordum. Yanılmışım!

Amerikan Politik Arenasına Yeni Türk Adayların Yanı Sıra Yeni Yalçın Ayaşlılar da Çıkmalı

E-posta Yazdır

Ali Gunertem - Amerika'da son olarak gerçekleştirilen 4 Kasım seçimlerinin Türk Amerikan toplumu üzerinde yarattığı etkiyi incelemek için biraz zaman geçmesini bekledim. Bu süreçte toplumun reaksiyonu ve yarattığı heyecanı yakından inceleme imkanım oldu. Türk adaylar olduğu kadar seçmenler de artık seçimlerde oyunun kurallarına göre oynandığı takdirde kazanılabileceğini gördüler.

Diasporada 5 Türk Seçilmek İçin Desteklerinizi Bekliyor

E-posta Yazdır
Ali Günertem-Canlanan Turk Diasporasını şimdi büyük bir görev bekliyor. Rekor sayıda Türk Amerikalı vatandaşlar Amerikan siyasi sistemi içine girebilmek icin 2010 seçimlerinde adaylıklarını koydular. Bu rakam bizlere artık Türklerinde ABD toplumsal yaşamına adapte olduğunu gösteriyor. Gelecek seçimlerede daha fazla adayı görmeyi ümit ederken diasporaya da bu adaylara destek olması çağrısını yapıyorum.

Sayfa 3 / 5