Silicon Vadisi’nin Türkleri

Pazartesi, 30 Kasım 2009 21:55 Facebook'ta Paylaş
Oracle’da çalışan sekiz mühendis TurkAvenue San Fransisco temsilcisi Ayşe Önal Zamboğlu’nun çabalarıyla biraraya geldi. Deneyimlerini paylaştı. Oracle Silikon Vadisi’nin efsane firmalarından biri. Bundan 30 yıl önce kurulmuş olmasına karşın, kendisini sürekli yenileyerek en iyi firmalardan biri olmayı uzun seneler boyunca başarmış, oturmuş bir şirket kültürüne sahip, çalışanlarına önem veren, güzel kampüsü ile dikkat çeken, konusunda başarılı hemen her mühendisin çalışmak istediği bir şirket.

Silikon Vadisi’nin her gözde şirketinde olduğu gibi Oracle’ın genel merkezinin de çok sayıda Türk çalışanı var. Biz de güzel bir öğle vakti bize zamanını ayıran sekiz Türk arkadaşımızla biraraya geldik ve hep aklımızın bir köşesinde olan soruları birlikte cevaplamaya çalıştık.

Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz? Burada kalmak için ya da TR’ye dönmek için aklınıza gelen ilk nedenler neler?
Cihangir Aba: Bunu eşimle aramızda sürekli konuşuruz; eğer olursa ilk etapta Türkiye olmayabilir, belki bir Avrupa ülkesi olabilir. Temel neden anne-babalarımız.
Gürşat Olgun: Kısa vadede hayır, uzun vadede evet.
Zeynep Erengil Yürek:  Aklımın bir köşesinde sürekli bu soru var. Nasıl ve ne zaman döneceğimi bilmiyorum, sanırım cevabı şimdilik erteliyorum. Dönmeyi istememin en büyük sebebi aile ve arkadaşlarım.
Baki Yaşar:  Önümdeki 5 yıllık planımda Türkiye'ye dönmeyi düşünmüyorum.
Tuğrul Bingöl:  Türkiye'ye dönmeyi düşünüyoruz. Bunun en önemli sebebi Türkiye'de kalan ailelerimizle daha fazla zaman geçirmek isteyişimiz. Türkiye'yi sevmemiz ve çocuklarımızın (her ne kadar şu anda çocuğumuz olmasa da) Türkiye'de en azından belirli bir süre yaşamalarını istememiz de diğer etkenler.
Kaan Baloğlu:  Türkiye'nin sosyo-politik ve ekonomik risk profili olumlu yönde değişirse ve aldığım eğitim ve kazandığım profesyonel tecrübeyi değerlendirebileceğim bir pozisyon bulabilirsem Türkiye'ye dönebilirim.
Cihangir Aba
Herkesin aklının bir köşesinde Türkiye var anlaşılan, genelde tereddüt edilen nokta profesyonel anladığım kadarıyla. Soruyu daha açık sorarsak, Türkiye'de burada yaptığınız işi yapabilir miydiniz? Profesyonel anlamda tatmin olabilir miydiniz?
Tolga Yürek -
Burada yaptığım iş yazılım geliştirme. Dünyada en yaygın ve
en güçlü databaşe ürününün çlüster teknolojisini geliştiriyoruz. Bu gibi bir işi dünyada herhalde sadece Silikon Vadisi’nde yapabilirsiniz.

Cihangir Aba - Benim isim doğrudan yazılım geliştirme değil, EMEA bölgesine yeni ürün sunma ve lokalizasyon ile ilgili. Ben Oracle Türkiye'yi 2003 başında bıraktım. O zamanlar İstanbul ofisinde bölgesel görev yapan kimse hemen hemen hiç yoktu. Şimdi durum çok değişik; çok sayıda insan bölgesel görev yapıyor; artık daha "fiyakalı" işler var yani.
Baki YasarBaki Yaşar -
Genelde Türkiye'deki tatilimi uzatabilmek için Oracle'in Ankara ofisinden yılda bir/iki hafta çalışıyorum. Oracle Türkiye'nin iş kültürü, ofisin atmosferi çok farklı ve daha insan ilişkileri daha yakın. Profesyonel anlamda tatmin olabileceğime inanıyorum, belki yenilikleri takip etmek Silikon Vadisi’nde daha kolay.
Gürşat Olgun - Şu anda yaptığım işin aynısını yapamazdım. Profesyonel olarak tatmin olabileceğimi tahmin etmiyorum.
Zeynep Erengil Yürek - Evet. Türkiye'de de burada yaptığım ise çok yakın ve beni tatmin edebilecek işler olduğuna inanıyorum. Silikon Vadisi'ndeki birçok pozisyon için bu geçerli olmayabilir ama ürün yöneticiliği nispeten esnek ve daha az teknik bir alan. O yüzden birebir aynı iş tanımı ya da aynı ürün yelpazesi olmasa da heyecan verici değişik ürünler ve şirketler olduğuna inanıyorum.
Kaan Baloğlu - Türkiye'de Oracle Database'i büyüklüğünde bir yazılım ürünü geliştirilmiyor. Türkiye'de çalışan arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla orada profesyonel açıdan tatmin olabileceğimi düşünmüyorum.
Tuğrul Bingöl - Şu anda Oracle veri tabanını geliştiren çekirdek bir gruptayım. Geliştirdiğimiz ürünün dünyada kullanım açısından 1 numara olduğunu, milyonlarca insan tarafından ve insanlığın yararına kullanıldığını bilmek oldukça tatmin edici. Ben Türkiye'de en son 1998 yılında Koçbank Bilgi İşlem Merkezi'nde çalışıyordum. O zaman Bilgisayar Mühendisleri için IT dışındaki işlerde çalışmak pek mümkün değildi. Yani araştırma ve geliştirme tarzı işler pek yoktu. Şu anda durum biraz değişti sanırım, o yüzden bu soruya cevap vermek zor.

Zeynep YurekSizce Türkiye'den Oracle benzeri dünya çapında bir teknoloji firmasının çıkma olasılığı nedir?
Zeynep Erengil Yürek - Bunu görmeye benim ömrüm yetmez herhalde.
Baki Yaşar - İşletme ve yönetim kapasitesin açısından mümkün olduğuna inanıyorum.
Fakat yazılım sektörünün altyapısı ve insan kaynakları yeteneği olarak Oracle gibi bir yazılım devi kurmak artık çok zor. Belki Hindistan'ın outsourcing modeliyle geliştirdiği yazılım ve destek servis modeli daha gerçekçi olabilir.
Cihangir Aba – Bence bu ihtimal sıfır. Tüm Avrupa'da bile bir tek SAP var Oracle'a yakın ölçekte; bu saatten sonra bu büyüklüğe ulaşabilecek firma çıkamaz. Oracle'in cirosu Koç Holding'den daha fazla. Ama sorun başarılı yazılım şirketi çıkması ise o daha farklı bir soru. Kronik problemler olan, sermaye azlığı ve yazılım pazarının kısıtlılığı nasıl aşılır bilemiyorum.
Gürşar Olgun – Ben inşallah çıkar diyorum.
Tolga Yürek - "Dünya çapında" olabilmek için bir sektörde çok uzun zaman
tecrübe ve genelde dünya pazarına ilk girenlerden olmak gerekiyor. Fakat birisi daha önce düşünülmemiş bir konuda yenilikçi bir buluşla çıkarsa, olabilir. Yalnız beyin rekabeti söz konusu. Silikon Vadisi bence sadece Amerika'yi temsil etmiyor. Dünyanın birçok ülkesinden gelen parlak mühendislerin yoğunlaştığı bir nokta. Bu yüzden Türkiye'deki bir girişimci şirketin üniversitelerimizden mezun olan en parlak gençlerimizi kaçırmaması lazım.
Kaan Baloğlu – Ben de beyin göçü sürdüğü müddetçe ve üniversitelerdeki eğitim
kalitesi Amerika standartlarına yaklaşmadığı sürece mümkün görmüyorum.
Tugrul BingolTuğrul Bingöl - Oracle benzeri şirketler çıkabilmesi için Türkiye'nın yeteri kadar iyi yetişmiş mezun vermesi, araştırma ve geliştirme konularına önem vermesi ve teknoloji konusunda yatırım yapabilecek yatırımcılara ihtiyaç var. Araştırma ve geliştirme konusunda yatırım yapmak bildiğiniz gibi çok risklidir. Yatırımınızın sonucunda bir şey kazanamayabilirsiniz. Türkiye'de birçok yatırımcı bu riski almak istemeyebiliyor. Bunun dışında okullarda öğrencilere biraz girişimcilik ruhunun aşılanması gerekiyor. Üniversiteden mezun olan bir mühendis, mühendislik bilgisinin yanında girişimcilik konusunda da eğitimli olmalı, dünyada neler olup bittiğini bilmeli. Bu şartların hepsinin şu anda Türkiye'de oluştuğunu sanmıyorum. Umuyorum yakın gelecekte bu şartlar oluşur ve Türkiye'den de dünya çapında teknoloji şirketleri çıkar.

Peki ya sizler kendi şirketinizi kurmayı düşünüyor musunuz? Türkiye'ye dönüp kendi şirketinizi başlatmayı düşünür musunuz?
Kaan BalogluKaan Baloğlu - Doğru fikri bulup doğru takımı kurabileceğime inanırsam, evet. Ama kendi şirketimi kurmadan önce kurumsal şirketlerde çalışıp tecrübe edinmenin önemli olduğuna inanıyorum. Türkiye'de şirket kurma konusuna gelince bunun için gerekli yasal ve mali altyapı Amerika'daki kadar gelişmiş değil. Amerika'daki gibi şirket kurmak isteyen girişimcilere risk sermayesi (venture capital) sağlayacak şirketler yok, ayrıca bürokratik zorluklar da çok fazla. Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde bu konularda iyileşme olursa düşünebilirim.
Cihangir Aba - Hayal olarak birgün evet; ama somut plan dersek pek birşey yok. Atlanması gereken asıl hendek insanın kendi işini kuracak cesareti bulması; Türkiye'de ya da ABD'de olması detay.
Baki Yaşar - Son 4 yılda, hey yıl Oracle Hindistan'da çalışanları ziyarete gidiyorum. Bu 4 yıl süre zarfında, Hindistan'da yazılım ve destek sektörünün inanılmaz bir sıçrama ve büyüme yaptığını gözlemledim. Buna benzer bir model izleyerek, belki ilerde bir “Outsourcing" şirketi kurmak fikri neden olmasın?” diyorum. Benim aklımdan geçen Hindistan şirket modelerini kullanıp, Avrupa'daki şirketleri Türkiye'den IT hizmetlerini "Outsourcing" olarak sunmak. En büyük engel Türkiye'deki bilişim sektörünün masrafları Hindistan'a nazaran çok yüksek.
Gürşat Olgun – Bence her mühendisin aklında olan bir şey bu ama zamanlama çok önemli. Ben Türkiye’de iş kurmayı çok isterim ama üstesinden gelinmesi gereken ayrıntı oldukça fazla.
Zeynep Erengil Yürek – Şu anda öyle bir planım yok.

Türkiye'deki teknoparklar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Çetin Özbütün - İlk düşünüldüğünde cazip olmasına karşın, Oracle gibi global teknoloji şirketlerinin bundan yararlanamamasının sebebi Türkiye'de yeterince bilgisayar mühendisi olmamasıdır. Türkiye'de her yıl mezun olan bilgisayar mühendisi sayısına bakıldığında, şu andaki gereksinimi çok zor karşılıyor. Ortada bir atıl kapasite olmadığı için de yabancı teknoloji şirketlerinin teknoparklara vergi avantajından dolayı akın etmesi beklenemez. Şu anda global teknoloji şirketleri Hindistan'a, Çin'e, hatta Romanya'ya, Bulgaristan'a gidiyor çünkü bu ülkelerdeki atıl kapasite daha fazla. Üniversitelerimizden mezun olan mühendis sayısını ve mezun kalitesini arttırırsak, hem global teknoloji şirketlerinin Türkiye'ye gelme sebepleri artacak, hem de, daha da önemlisi, Türkiye'den global teknoloji şirketleri çıkabilecektir.
Cihangir Aba - Uzaktan izleyebildiğim kadarı ile iyi girişimler var ama yine aynı şeyi söyleyeceğim; sermaye azlığı (risk sermayesi dahil) ve erişilebilir pazar sorunları çok büyük bence.
Tolga Yürek - Bir arkadaşım Türkiye'ye dönüp bir teknoloji şirketi kurdu. Sanırım şirketleri bir teknoparkta ve avantajlarından oldukça memnunlar.
Baki Yaşar - Türkiye'de ODTÜ'deki teknoparkı gördüm. Güzel kurulmuş fakat şu anda mevcut sayı çok az bence. Her Üniversitenin olduğu şehirde, üniversite kampüsünün yakınına kurulabilir.

Aramızda Türkiye'de çalışmış olanlara bir soru: ABD ve Türkiye'deki çalışma kültürü arasında olumlu veya olumsuz farklılıklar gözlemliyor musunuz?
Tuğrul Bingöl -
Burada çalışma ortamı genelde oldukça serbesttir. İşe giriş-çıkış saatlerinize pek bakılmaz, önemli olan ne ürettiğinizdir. Ayrıca özel hayata inanılmaz bir saygı vardır. Bunlar bana göre buranın avantajları. Öte yandan Türkiye'deki çalışma ortamım çok daha sıcaktı, adeta bir aile ortamında çalışıyordum. İş arkadaşlarım iş dışında da iyi arkadaşlarımdı, hatta hala birçoğuyla görüşürüm. Bunlar da sanırım bizim kültürümüzden kaynaklanan artılarımız.
Zeynep Erengil Yürek - Bunun çalıştığınız şirket ve bağlı olduğunuz yöneticiye göre değişebileceğini düşünüyorum. Gördüğüm farklılıkların başında Silikon Vadisi'ndeki çalışma saatleri ve yeri konusundaki esneklik geliyor. Burada toplantıları kaçırmadığınız, ulaşılabilir olduğunuz ve işinizi düzgün ve zamanında yaptığınız sürece nereden ve hangi saatler arasında çalıştığınızın çok büyük önemi yok. Aslında bu şekilde iş ve özel hayatınızın sınırları silikleşiyor ama doğru kullanılabildiği takdirde iyi bir seçenek. İkinci bir fark ise burada çalışanların daha fazla insiyatif alması, buna teşvik edilmeleri ve fikir ayrıcalıklarının rahatça tartışılması. Son olarak değinmek istediğim farklılık takım çalışmasının Türkiye'de daha başarılı olması. Kültürümüzden kaynaklanıyor, bu konuda motive olmamız daha kolay herhalde. Bireysel olarak ilerlerken ekibin hedefinden de sapmadan aynı noktaya doğru hareket etmeyi daha iyi başarıyoruz.
Cihangir Aba – Bence çalışma kültürü diye bir şeyi genellemek çok doğru değil, kaldı ki Türkiye'deki çalışma ortamları da çok zenginlik gösteriyor ve çalışma yasaları ve alışkanlıkları hızla değişiyor.
Tolga YurekTolga Yürek - Ben Türkiye'de bir bankanın bilgi işlemin merkezinde bir yıl kadar çalıştım. Tecrübe kazanmak için yeterli bir süre değildi. Benim izlenimim oradaki insanların mesai saatlerine çok bağımlı olmaları idi. Burada ise kaçta gelip kaçta gittiğinize kimse karışmıyor. Ama fazla mesai diye birşey de yok. Yazılım mühendisliği için bence buradaki kültür daha uygun ve tercih edilir. Diğer iş alanlarını bilemem.

ABD'deki Türkleri profesyonel anlamda bir araya getirmeye çalışan grupların önemine inanıyor musunuz? Olanları yeterli buluyor musunuz?
Cihangir Aba -
Önemine tabii ki inanıyorum, ama yeterince ilgilendin mi derseniz mahçup bir cevap vermek zorundayım.
Tuğrul Bingöl – Ben de bu grupların önemine inanıyorum. Olanlar yeterli değil ama bu durum bu grupları yönetmeye çalışan insanların suçu değil bana göre. Genelde bu tür gruplara katılım yüksek olmuyor. Bu söylediğim ABD'deki tüm Türk-Amerika oluşumları için geçerli esasında. Bir şekilde birçok Türk kendini bu oluşumların dışında tutmak istiyor.
Baki Yaşar – Bu tip grupların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Diğer milletlerin çok başarılı grupları var bu tip amaca hizmet eden, Hintlilerin mesela. Maalesef benim ABD'deki Türkleri biraraya getiren grupların faaliyetlerine katılma fırsatım olmadı.
Cetin OzbutunÇetin Özbütün – Elbette önemli bu tip oluşumlar, ancak bu grupların başarılı ve sürekli olması bölgedeki (bizim durumumuzda Türklerin) sayıyla doğrudan ilintili. Türkler de sayıca çoğaldığında bu grupların sayısında artış olacağına ve grupların sürekli olacaklarına inanıyorum.
Kaan Baloğlu - Bence bu gruplar, Silikon Vadisı'ndeki kariyer fırsatlarının çabuk bir şekilde duyrulması açısından önemli. Hergün yeni şirketlerin kurulduğu, mevcut şirketlerde yeni pozisyonların açıldığı bir ortamda bir insanın tek başına her şeyi takip etmesi çok zor. Böyle organizasyonlar iş arayan ya da iş değiştirmek isteyenlerin önlerindeki fırsatları görmesine yardımcı olabilir. Şu anda Amerika'da çalışmakta olup Türkiye'ye dönmek isteyenlerin Türkiye'deki şirketlerle temasa geçmeleri de sağlanabilir. Uzun yıllardır Amerika'da çalışmış olanlar tecrübelerini daha kariyerlerinin başındakilerle paylaşıp bir tür 'career coaching' hizmeti sunabilirler. Takip ettiğim kadarıyla bütün bunları sağlayan bir organizasyon yok.

TurkAvenue – Hepinize Turk of America adına vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikte Silikon Vadisi’nin Türkleri yazılarımızın ikincisini gerçekleştirmiş olduk, daha bir çok güzel haberi paylaşmak dileğiyle diyoruz, tekrar teşekkürler.

KİM KİMDİR?
Çetin Özbütün - Hacettepe Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nden mezun olduktan sonra Brown Üniversitesi'den aynı alanda master derecesini aldı. 18 yıldır Oracle'da çalışıyor. 6 yıl Oracle'in ana ürünü olan database'de yazılım mühendisliği yaptı, son 12 yıldır da aynı ürünün AR-GE bölümünde yöneticilik ( VP, Database Data Warehousing Technologies) görevini yürütüyor.

Tuğrul Bingöl – 1995’te Hacettepe Üniversitesi, Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Sonrasında üç yıl Koçbank bilgi işlem merkezinde çalıştı. 1998 yılında ABD'ye Rensselaer Polytechnic Institute'e bilgisayar bilimleri dalında yüksek lisans yapmak üzere geldi. 2000 yılında mezun olup Silicon Graphics şirketinde iki yıl çalıştı. 2002 yılından beri Oracle'da çalışıyor.

Cihangir Aba - Boğaziçi Endüstri Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra, sırasıyla Arçelik, Coretech ve Oracle Türkiye’de çalıştı. 2003 yılında ABD’ye geldi. Burada Oracle'in E-Business Suite adındaki ürün ailesinin EMEA pazarına sunumu, yaygınlaştırılması ve lokalizasyonu ile ilgili çalışmakta.

Gürşat Olgun - Bilkent Üniversite’sinde lisans, Stanford Üniversite’sinde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Asıl branşı elektrik mühendisliği, ancak şu anda bilgisayar mühendisliği yapmakta. 12 yıldır Oracle’da çalışıyor.

Zeynep Erengil Yürek - Kadıköy Anadolu Lisesi, Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği ve Boğaziçi MBA mezunu. Yapı ve Kredi Bankası'nda beş sene yazılım geliştirme konusunda çalıştı. Son sekiz senedir Oracle'da Product Management yapmakta.

Tolga Yürek - Boğaziçi Ünivesitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra UC Santa Barbara’da, aynı alanda yüksek lisansını tamamladı. 12 yıldır Oracle'da Server Technologies bölümünde (database), ve RAC grubunda yazılım mühendisi/software developer olarak çalışıyor.

Baki Yaşar - Anadolu Üniversitesi Elektrik/Elektronik Mühendisliği mezunu. 1994'te ABD'ye gelerek University Of Texas at Arlington'da Information Systems konusunda yüksek lisansını tamamladı. 11 yıl önce Oracle'da IT Analyst olarak işe başladı, şu anda IT grubunda direktör olarak çalışmakta.

Kaan Baloğlu - Boğaziçi Üniversitesi bilgisayar mühendisliği mezunu. Stanford Üniversitesi'nden aynı alanda yüksek lisans derecesini aldıktan sonra Oracle’a katılmış. Dört yıldır Oracle Database'inin veri saklama motoru (Data Storage Engine) üzerinde çalışıyor.

Haber ve Foto: Ayşe Önal Zamboğlu- San Fransisco