Gül, İngiliz Parlamenterlere Seslendi

Çarşamba, 23 Kasım 2011 15:19 Facebook'ta Paylaş
Gül, "Kıbrıs'taki yarım devletin AB Dönem Başkanlığı yapacak olması AB tarafının zayıflığını gösteriyor" dedi.Cumhurbaşkanı Gül, İngiltere'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında İngiltere Parlamentosunun bir grup milletvekiline hitap etti. Konuşmasını İngilizce olarak yapan Gül, Kıbrıs meselesiyle ilgili AB'ye mesajlar verdi.

 

Ada'da çözüme ulaşılmasını Rum tarafının engellediğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, AB ülkelerinin, Kıbrıs'ın tamamını temsil etmeyen Rum kesimini üyeliğe kabul ederek ilkeleriyle çeliştiğini söyledi. Gül, şöyle konuştu:

 

''Kıbrıs'taki yarım devletin 2012'nin ilk yarısında AB Dönem Başkanlığı yapacak olması, AB tarafının zayıflığını gösteriyor. AB'nin bu durumu normal görmesi, Rum tarafını çözüm konusunda isteksizleştirdi. Bu şartlar altında AB'nin Kıbrıs'ın bütünlüğünü tamamen imkansız hale getirecek sürecin başlamasına sebep olacağından endişeliyim. Böyle bir sürecin sonuçlarına er ya da geç herkes katlanmak zorunda kalacaktır. AB, ortaya çıkabilecek böyle bir durumu ancak siyasi irade göstererek önleyebilir. İngiliz dostlarımız AB tarafında bu niyetin sergilenmesi için kritik rol oynayabilir.''

 

Cumhurbaşkanı Gül, dünyanın tarihi bir değişimden geçtiğine dikkati çekerek, ''Yaşanan gelişmelerle başa çıkmak için seçilecek yol gelecek nesillerin yaşamını da etkileyecek'' dedi.

 

Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Ortadoğu'ya eski düzenlerin değişmek üzere olduğunun altını çizen Gül, şöyle devam etti:

 

''Gerçekten keşfedilmemiş denizlere doğru yol alıyoruz. Türkiye ve İngiltere hepimizin içinde bulunduğu geminin doğru yolda ilerlemesi için dümenin kontrol edilmesine yardımcı olabilir. Türkiye ve İngiltere G-20 bünyesinde dünya ekonomisini istikrara kavuşturmak için ortak çaba içinde, Avrupa'nın bütünüyle daha özgür ve barış içinde olması için uğraşıyor, Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarının dönüşüm ve demokrasi mücadelesine katkı veriyor.

 

Arap Baharı sürecinde hangi ülkede neler olacağına dair sağlıklı öngörüde bulunmak için erken, ancak açık olan şey bölgede kaçınılmaz ve geri dönüşü olmayan demokrasi sürecinin başladığıdır. Umarız, bölge halklarının saygın bir hayat sürme hayalleri gerçekleşir.''