Sosyal Medyanın Politikadaki Gücü

Çarşamba, 04 Mayıs 2011 14:00 Facebook'ta Paylaş
Facebook ve Twitter'in dünya genelinde kullanımı arttıkça, kitleler üzerindeki etkisi de yadsınamaz ölçüde büyümeye devam ediyor. Dünya genelinde 500 milyondan fazla Facebook kullanıcısı bulunuyor. Kullanıcıların yüzde 50'si her gün Facebook'a giriyor ve ortalama her kullanıcının 130 arkadaşı bulunuyor. Her ay Facebook kullanıcıları sitede 700 milyar dakika harcıyor. Her kullanıcı ortalama 80 adet toplumla ilgili sayfa, grup veya etkinlikle kontak kuruyor.

Facebook istatistiklerini tutan Social Bakers sitesine göre Türkiye'deki Facebook kullanıcı sayısını 28.9 milyon. Dünyada Facebook'un en fazla kullanıldığı dördüncü ülke durumunda. İstanbul, 9.6 milyon kullanıcı ile Jakarta'dan sonra Facebook'un en fazla kullanıldığı ikinci şehir. Mexico City 9.3 milyon kullanıcı ile İstanbul’u takip ediyor. Listenin 7. sırasında ise 6.5 milyon kullanıcı ile Ankara var. İlk 10′da ABD’den bir şehir bulunmaması ise ilgi çekici.

Twitter ise dünya genelinde 200 milyondan fazla kullanıcıya sahip. Tarihe ''Twitter İsyanları'' olarak geçen Mısır ve Tunus'taki ayaklanmalar, Twitter olmasaydı nasıl bir seyir izlerdi merak ediyorum doğrusu. Son olarak Pakistan’da öldürülen Bin Ladin operasyonunu dünyaya ilk duyuran yine bir Twitter kullanıcısı oldu. Hatta bölgede yaşayan bir Pakistanlı farkında olmadan operasyonu canlı olarak duyurdu. Ne CNN, ne Fox bu konuda Twitter’a yetişemedi.

Sosyal medyanın özellikle siyasi kampanyalardaki etkili gücünü ilk gözler önüne seren lider, 2008 seçimlerinde Amerikan başkanlık koltuğuna oturan Barack Obama oldu. Obama, internet kampanyalarıyla Amerikan tarihinin en fazla bağış toplayan başkan adayı olurken, aynı stratejiyi 2012 seçimlerinde de uygulamaya devam ediyor. Seçim çalışmalarına geçtiğimiz günlerde Facebook merkezinde şirketin CEO'su ile yaptığı canlı toplantı ile başladı. Facebook üzerinde Obama'nın 19.7 milyon, Twitter'da 7.6 milyon takipçisi bulunuyor. Dünya genelinde Obama kadar takipçisi olan başka bir lider bulunmuyor. Başkanlıkta adı adaylık için geçen Donald Trump'un Facebook'un 260 bin takipçisi bulunuyor. Eski Arkansas Valisi Cumhuriyetçi Parti adaylarından biri olan Mike Huckabee Twitter’da 150 bin kişi tarafından takip ediliyor. Yine eski bir vali olan ve Cumhuriyetçi partinin en önemli isimlerinden biri olan Mitt Romney’in hali çok fena. Twitter’da 39 bin takipçisi var.

Obama'nın anında mesajlarını okuyan toplam 27.3 milyon insan bulunuyor. Bunun yarattığı etkiyi ve gücü hiçbir medya kuruluşu, gazete, televizyon sağlama imkanına sahip değil.

Burdan yola çıkarak sosyal medyanın Türkiye'de yaklaşan genel seçimler öncesi kullanımını ve kitleler üzerindeki etkisine de bakmaya çalıştım. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 742 bin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise 1.1 milyon takipçiye sahip. 30 milyona yakın Facebook kullanıcısının olduğu bir ülkede bu rakamların çok az olması dikkatimi çekti. Özellikle seçimlerde genç nüfusu etkilemek isteyen politikacılar için Facebook ve Twitter inanılmaz bir fırsat sunmakta. Ancak sosyal medyanın politik arenadaki gücü henüz net olarak kavranamabilmiş değil.

Ana muhalefet partisi CHP'nin resmi facebook sayfasını 50 bin takipçiye sahipken, iktidar partisi AKP'nin resmi Facebook sayfasına ulaşmaya imkan yok. Sadece AK Parti'yi sevenlerin kurduğu bir hayran sayfası 158 bin üyeye sahip. Ancak o da partinin resmi sitesi olmaması dikkat çekici. 

Muhalefetin önde gelen milletvekillerinden Muharrem İnce 123 bin takipçiye sahipken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin sadece 15 bin, Prof. Süheyl Batum 41 bin, HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş 22 bin takipçiye sahip. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de Twitter'da 275 bin takipçisi bulunuyor.

İktidar partisi AKP'de Facebook ve Twitter'i iyi kullanan isimlerin başında Devlet Bakanı Egemen Bağış geliyor. Bağış’ın, kendi mesajlarını bizzat kendisinin yazdığı belli, bence çok etkili. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş’ın Twitler’i de çok bilgilendirici ama kendisi bu işe fazla zaman harcamıyor. Genç bir siyasetçi (gerçi attığı bir twit ile şimdilik siyasetle ilgilenmediğini söylemiş) olarak bu araçlardan faydalanması lazım. Bu arada genç siyasetçilerden bahsederken Mehmet Ali Bayar nerde diye meraklandım ama kendisini Internet ortamında bulamadım. Her halde o da yakında bir yerden ortaya çıkacak. Fikirlerini paylaşsa faydalı olur. Gençlerin değişik fikirleri duymaya ihtiyaci var.
 
Sosyal medyada, takipçiler için önemli olan kişinin bizzat kendisinin yazdığı mesajlardir. Kalıplaşmış cümleleri basın sözcülerine veya danışmanlara yazdırmak Facebook ve Twitter'da ilgiyi azaltan nedenlerin başında. Bir de kendilerine övgü için yazılmış ama bir anlamı olmayan mesajlari tekrar göndermeseler çok daha iyi olacak. Bu gereksiz mesajlar, etkili mesajların günlük yoğunluk içinde kaybolmasına neden oluyor.

Sosyal medya deyince politikacılar açısından sadece bir fan sayfası açmak ve danışmana bir iki kelime yazdırmak olarak algılanmamalı. Seçmene ulaşmak için sabahtan akşama kadar mahalle mahalle dolaşsanız ulaşacağınız kişi sayısı bellidir, oysa sosyal medya ile her daim iletişim halinde bulunacağınız bir kitleye sahip olabilirsiniz.

Twitter’da 50 bin takipçisi olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçenlerde verdiği bir röportajda Twitter ile ilgili düşüncelerini şöyle açıklamış: “Gençlerde bir hareketlenme var. Kendi aralarında sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütlenmişler. Sabaha kadar siyasetçilerden daha çok siyaset yapıyorlar. Bambaşka bir nesil geliyor. Bu neslin bilgisini, birikimini, internet kullanım kabiliyetini iyi şekillendirirseniz Türkiye’nin 5 sene sonrasını kimse tahmin edemez. Ben de ona uydum, twitter hesabı açtım, gecenin bir yarısı girsem bile hazır bekliyorlar, anında cevap veriyorlar. Bedelli askerlikle ilgili bizi çok sıkıştırıyorlar”.


Değişen dünyada politikacılar da kendilerini yenilemek ve çağa ayak uydurmak zorunda. Türkiye de 30 milyon Facebook, 4 milyona yakın Twitter kullanıcısı bulunurken, ülkede iktidar ve muhalefet liderlerinin toplam 2 milyona yakın insan tarafından takip ediliyor olması, bu alanda bir boşluk olduğunu gösteriyor. Bu alana yeterince önem verilmemesi de düşündürücü.

Ali Günertem, Washington, DC - 4 Mayıs 2011
Ali Günertem'i Twitter'da takip etmek için burayı tıklayabilirsiniz.